Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller
1. (Değişik: 10/6/1994-4001/3 md.) 1. Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık yada sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir.
2. Birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir.
Madde gerekçesi
Kanunun kabulü (6/1/1982)
Tasarıdaki karşılığı: 4'üncü madde.
Tasarının ilgili maddesi aynen benimsenmiştir.
Millî Güvenlik Konseyi S. Sayısı 312 (1/254) · tarama
4001 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (10/6/1994)
Birden fazla işleme karşı tek dilekçeyle ve birden fazla kişinin müşterek dilekçeyle dava açabilmesi hâlleri yeniden düzenlenmiştir.
Tasarının 2 nci, kanunlaşan metnin 3 üncü maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“Birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile, birden fazla şahsın da müşterek dilekçesi ile dava açabilmesi hallerinde açıklık getirilmekte ve uygulamadaki duraksamalara son verilmek istenmektedir.”
TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 19, Cilt 62, 115 inci Birleşim, 10 Haziran 1994 (S. Sayısı 409 ve 409'a 1 inci Ek tutanağa eklidir) · tarama · Hükümet tasarısı 1/637, kanun teklifi 2/908; Adalet Komisyonu raporu 22/12/1993, ek raporu 24/2/1994. Kanun 10/6/1994 tarihinde kabul edilmiştir.
Madde şerhi
Bu madde için şerh henüz yazılmadı.
Kararlar
5/1 Aynı dilekçeye konulamayacak istemler#
Farklı yargı kollarına giren işlemler tek dilekçeye konulamaz
Genelge maddelerinin iptali Danıştayın görevinde olsa da, “iptal istemine konu uygulama işlemleri adli yargı yerlerinin görevinde olduğundan” istemler aynı dilekçede birleştirilemez.
Muğlak ve tarihi belirsiz istemler tek dilekçede toplanamaz
Dilekçede bir rehberin ve ona dayanan bütün işlemlerin iptali gibi "muğlak, tarih ve sayısı belli olmayan istemlere yer verildiği" görülmüş; yenilenen dilekçede aynı yanlışlık sürdüğü için dava reddedilmiştir.
Bağ kurulsa bile kanun yolu farklıysa tek dilekçe olmaz
Kamu görevinden çıkarma temyize, gemi adamlığı belgesinin iptali istinafa tâbiydi. Daire, “Her iki işlem arasında, 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinde aranan biçimde bağlılık ya da ilişki bulunduğu kabul edilse bile” kanun yolları farklı olduğundan tek dilekçeyle dava açılamayacağını belirtmiştir.
Farklı yargılama usulüne tâbi istemler aynı dilekçeye sığmaz
İhale işlemleri ivedi yargılama usulüne, dayanak yönetmelik maddesi genel usule tâbiydi. Daire, açılacak davaların “ilk inceleme usulleri, dava açma süreleri ve kanun yollarının da farklı olduğu”nu belirterek “farklı yargılama usullerine tâbi istemler hakkında ayrı ayrı dava açılması gerektiği hâlde aynı dilekçe ile dava açılmasının 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre mümkün olmadığı” sonucuna varmıştır.
Dilekçede işlemin tarihi ve sayısı tereddüde yer bırakmayacak şekilde yazılır
Daire, “dava dilekçelerinde, davanın konusunun açık, belirli, somut ve kesin olarak belirtilmesi, iptali istenen işlem veya işlemlerin tarihi, sayısı ile varsa yazılı bildirim veya öğrenme tarihinin gösterilerek tereddüde yer vermeyecek şekilde yazılması” gerektiğini belirtmiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Yönetmeliğin hangi kısmının iptalinin istendiği ayrı ayrı gösterilmelidir
Daire, iptali istenen kısımların “açık, net ve tereddüte mahal vermeyecek bir şekilde belirtilmesi” gerektiğini, mülga düzenlemelere yönelik isteme yer verilemeyeceğini belirtmiştir.
Adli yargıdaki takip ile yönetmelik istemi birlikte dava edilemez
İcra takiplerinin iptali adli yargıda, Güvence Hesabı Yönetmeliğinin iptali Danıştayda görüleceğinden istemler ayrılmıştır.
Ayrı başvurular üzerine verilen kararlar tek dilekçeyle dava edilemez
Ortak muris yönünden ayrı ayrı yapılan başvurular üzerine verilen kararlar, tek dilekçeyle dava edilemez.
Ayrı yargı yerlerinin işi tek dilekçeye sığmaz
Daire, “ayrı yargı yerlerince değerlendirilerek sonuçlandırılması gereken söz konusu işlemlere karşı aynı dilekçeyle dava açılmasına olanak bulunmamaktadır” demiştir.
Planın geneline ve kendi taşınmazına itiraz ayrı ayrı incelenir
İtirazların her davacı yönünden ayrı incelenmesi gerektiğinden dilekçe, ayrı ayrı dava açılmak üzere reddedilmiştir.
Düzenleyici işlem Danıştayda, uygulama işlemi mahkemede görülüyorsa dilekçe ayrılır
Danıştay Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca ilk derecede Danıştayda görülecek düzenleyici işlem ile mahkemenin görevindeki uygulama işlemi aynı dilekçede birleştirilemez.
Talep açık, belirli ve somut olmalıdır
"Mahkemeler tarafından, iptali istenen idarî işlemle sınırlı inceleme yapılacağı açık olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerekmektedir." Adlî yargıya ait istemler de aynı dilekçeye konulamaz.
Bir maddesi vergi dairesinin görevindeyse dilekçe bölünür
Ek ödeme yönetmeliğinin bir maddesindeki ibare Danıştay'ın vergi dava dairelerinin görev alanına giriyordu. Kurul, “bu husus gözetilmeden düzenlenen dava dilekçesinde 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygunluk bulunmadığı” gerekçesiyle yürütmenin durdurulması itirazlarını kabul etmişti; Daire bu çerçevede karar vermiştir.
Farklı yargı yollarına ait istemler tek dilekçede birleştirilemez
Uyuşmazlığın bir kısmı iş mahkemesinin görevine girdiğinden, dilekçenin 5. maddeye uygun düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.
5/1 Düzenleyici işlem ile uygulama işleminin birlikte dava edilmesi#
İhtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk, dayanağı düzenlemeyle birlikte dava edilebilir
"Düzenleyici işlemin iptali ile ihtirazi kayıtla verilen muhtasar beyannameye istinaden tahakkuk eden verginin bir kısmının kaldırılması isteminin birlikte ve aynı dava dilekçesinde dava konusu edilmesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine aykırılık teşkil etmeyeceğine oyçokluğuyla karar verilmiştir."
Düzenleyici işlem ile uygulama işlemi aynı dilekçede dava edilebilir
"Uygulama işlemi ile düzenleyici işlemin iptali isteminin birlikte ve aynı dava dilekçesinde dava konusu edilmesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine aykırılık teşkil etmeyeceğine oyçokluğuyla karar verilmiştir." Dayanak, 7. maddenin dördüncü fıkrasındaki seçim hakkıdır.
Benzer yöndeki kararlar
Kuruldaki en yeni halka
Aynı gerekçeyle, ikisinin aynı dilekçede dava edilmesi 5. maddeye "aykırılık teşkil etmeyeceğine" karar verilmiştir.
Hat 2025'te de sürüyor
Düzenleyici işlem ile uygulama işleminin birlikte dava edilmesi 5. maddeye "aykırılık teşkil etmeyeceğine" oyçokluğuyla karar verilmiştir.
Süreaşımı itirazı da 7. maddenin dördüncü fıkrasıyla birlikte değerlendirilir
Kurul, uygulama işlemi üzerine açılan davada süreaşımı bulunmadığını belirtmiş, düzenleyici işlemle birlikte dava edilmesini 5. maddeye “aykırılık teşkil etmeyeceğine” bağlamıştır.
Düzenleyici işlem ile uygulama işlemi birlikte dava edilebilir
Kurul, ikisinin aynı dilekçede dava konusu edilmesinin 5. maddeye "aykırılık teşkil etmeyeceğine" oyçokluğuyla karar vermiştir.
Gelir vergisi tevkifatında düzenleme ile uygulama birlikte dava edilebilir
Kurul aynı hattı sürdürmüş, tek dilekçede dava edilmesini 5. maddeye "aykırılık teşkil etmeyeceğine" bağlamıştır.
Emlak vergisinde kısıtlılık: düzenleme ile uygulama birlikte dava edilebilir
Aynı yönde; ikisinin tek dilekçede dava edilmesi 5. maddeye "aykırılık teşkil etmeyeceğine" oyçokluğuyla karar verilmiştir.
Hattın 2019'daki hâli: bireysel işlem ile düzenleyici işlem
Kurul, bireysel işlem ile düzenleyici işlemin birlikte dava edilmesinin 5. maddeye "aykırılık teşkil etmeyeceğine" karar vermiştir.
Yapılandırma düzenlemesi ile uygulaması birlikte dava edilebilir
Aynı yönde; bireysel işlem ile düzenleyici işlemin tek dilekçede dava edilmesi 5. maddeye "aykırılık teşkil etmeyeceğine" bağlanmıştır.
Hattın 2025 sonundaki halkası
Tebliğ ile uygulama işleminin birlikte dava edilmesi 5. maddeye “aykırılık teşkil etmeyeceğine” karar verilmiştir.
Bireysel işlem düzenleyici işleme dayanmıyorsa bağ kurulamaz
Uluslararası koruma başvurusunun reddi işlemi ile iptali istenen düzenleyici işlemler arasında maddenin aradığı bağ görülmemiştir.
Sirküler ile uygulaması birlikte dava edilebilir
Aynı gerekçeyle, tek dilekçede dava edilmesi 5. maddeye “aykırılık teşkil etmeyeceğine” karar verilmiştir.
Dairedeki en yeni halka
Aynı gerekçeyle, ikisinin birlikte dava edilmesi 5. maddeye "aykırılık teşkil etmeyeceğine" karar verilmiştir.
Ek vergi tebliği ile ihtirazi kayıtlı tahakkuk birlikte dava edilebilir
Daire, tek dilekçede dava edilmesini 5. maddeye "aykırılık teşkil etmeyeceğine" bağlayarak işin esasını incelemiştir.
İndirimli kurumlar vergisinde düzenleme ile tahakkuk birlikte dava edilebilir
Aynı yönde; ikisinin tek dilekçede dava edilmesi 5. maddeye “aykırılık teşkil etmeyeceğine” bağlanmıştır.
Cezalı tarhiyat ile dayanağı tebliğ birlikte dava edilebilir
Daire, davanın 5. maddeye “aykırılık teşkil etmeyeceğine” oyçokluğuyla karar vermiştir.
İki bakanlığın düzenlemesi ile uygulaması birlikte dava edilebilir
Daire hattı sürdürmüş, birlikte dava edilmesinin 5. maddeye “aykırılık teşkil etmeyeceğine” hükmetmiştir.
Sermaye avansı tebliği uygulamasıyla birlikte dava edilebilir
Dava dilekçesinin 5. maddeye “aykırılık teşkil etmeyeceğine” oyçokluğuyla karar verilmiştir.
Kurulun onadığı daire kararı
Ar-Ge istisnasına ilişkin düzenleme ile tahakkuk birlikte incelenmiş; dilekçenin 5. maddeye “aykırılık teşkil etmeyeceğine” karar verilmiştir.
Bu karar, Vergi Dava Daireleri Kurulunun E.2022/1582 sayılı kararıyla onanmıştır.
Halka arz indirimi tebliği ile tahakkuk birlikte dava edilebilir
Daire, ikisinin aynı dilekçede dava konusu edilmesini 5. maddeye “aykırılık teşkil etmeyeceğine” bağlamıştır.
Vergi indirimi şartına ilişkin düzenleme ile tahakkuk birlikte dava edilebilir
Dava dilekçesinin 5. maddeye “aykırılık teşkil etmeyeceğine” karar verilmiştir.
Finansman gider kısıtlaması tebliği uygulamasıyla dava edilebilir
Uygulama işlemi ile düzenleyici işlemin birlikte dava edilmesi 5. maddeye "aykırılık teşkil etmeyeceğine" oyçokluğuyla karar verilmiştir.
Uzlaşma düzenlemesi ile cezaya ilişkin işlem birlikte dava edilebilir
Dilekçenin 5. maddeye “aykırılık teşkil etmeyeceğine” karar verilerek esas incelenmiştir.
Tebliğ ile ona dayanan tahakkuk birlikte dava edilebilir
Daire, ikisinin aynı dilekçede dava edilmesini 5. maddeye “aykırılık teşkil etmeyeceğine” bağlayarak esası incelemiştir.
Vergi ziyaı cezası ile dayanağı tebliğ birlikte dava edilebilir
Daire, düzenleme ile uygulama işleminin birlikte dava edilmesini 5. maddeye “aykırılık teşkil etmeyeceğine” bağlamıştır.
Tebliğ ile uygulama işlemi arasındaki bağlantı dilekçede gösterilmelidir
Daire, iptali istenen madde ve bentlerin belirtilmesini, işlemlerin tarih ve sayılarının yazılmasını, ayrıca “tebliğ ile uygulama işlemleri arasındaki bağlantı ortaya konulmak” suretiyle dilekçenin yenilenmesini istemiştir.
Cumhurbaşkanı kararı ile tebliğ hükmü tek dilekçede dava edilebilir
Daire, ikisinin aynı dilekçede dava konusu edilmesini 5. maddeye "aykırılık teşkil etmeyeceğine" bağlamıştır.
Dördüncü Daire de aynı sonuca oyçokluğuyla varıyor
Davanın 5. maddeye “aykırılık teşkil etmeyeceğine” oyçokluğuyla karar verilmiştir; karşı oy, 7. maddenin dördüncü fıkrasının aynı dilekçe hakkı vermediği görüşünde.
Genelge ile onun uygulanması olan ret işlemi birlikte dava edilebilir
Kamu görevine son verilen davacının başvurusunun reddi ile dayanağı genelge hükmü, 7. maddenin dördüncü fıkrasındaki seçim hakkı uyarınca aynı dilekçede dava edilmiştir.
Hattın dairedeki erken halkası
Uygulama işlemi ile düzenleyici işlemin birlikte dava edilmesi 5. maddeye "aykırılık teşkil etmeyeceğine" karar verilmiştir.
Genel tebliğ ile vergilendirme işlemi birlikte dava edilebilir
Daire, davanın 5. maddeye “aykırılık teşkil etmeyeceğine” karar vererek tebliğ ile uygulamasını birlikte incelemiştir.
5/1 Maddi veya hukuki bağlılık ile sebep-sonuç ilişkisi#
Tek dilekçe, asıl kuralın istisnasıdır
Kurul, hükmü "İdari işlemlere karşı ayrı ayrı dava açılması gerektiğine ilişkin asıl kurala istisna olarak getirilmiş olan" bir kural sayar. İşlemlerin "her birinin ayrı ayrı incelenmesi zorunluluğu bulunduğundan" dilekçenin reddi gerekirken işin esasına girilmesini bozma sebebi yapmıştır.
Ölçüt: işlemlerin sebep unsuru ve denetiminin ayrı olup olmadığı
Daire, “her bir davacı yönünden tesis edildiği ileri sürülen işlemlerin sebep unsurunun farklı olduğu ve yargısal denetiminin ayrı ayrı yapılacağı” gerekçesiyle müşterek dilekçeyi kabul etmemiştir.
Bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi tek başına yetmez
Daire, tek dilekçeyle dava açılabilmesi için bağlılık ve sebep-sonuç ölçütlerinin yanında "koşullarının yanında İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun öngördüğü diğer koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir" demiştir.
Bağ yoksa her davalı idareye ayrı dava açılır
Daire, “davacının aralarında maddî veya hukukî bağlılık bulunmayan istemlerinin aynı dava dilekçesi ile dava konusu edilmesi olanağı bulunmamaktadır” demiş, dilekçeyi her bir davalı idareye karşı ayrı ayrı dava açılmak üzere reddetmiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Dilekçe kendi içinde tutarlı olmalıdır
Yönetmeliğin tamamının iptali isteniyorsa aykırılık sebeplerinin tamamı yönünden gösterilmesi gerekir; aksi hâlde “dava dilekçesinin kendi içerisinde tutarlılık göstermediği” sonucuna varılır.
Beşinci maddenin imkânı yalnız davacılara tanınmıştır
Dilekçede davacının yanında bir meslek odası fer'i müdahil olarak yer almıştı. Daire, 5. maddedeki imkânın “dava konusu işlemler için getirilmiş ve sadece davacılara sağlanmış” olduğunu, müdahale isteminin ayrı bir dilekçeyle yapılması gerektiğini belirtmiştir.
Bağ da sebep-sonuç ilişkisi de yoksa dilekçe reddedilir
Daire, istemler arasında “maddi veya hukuki yönden bağlılık bulunmadığı gibi, sebep-sonuç ilişkisinin de mevcut olmadığı” gerekçesiyle dilekçeyi reddetmiştir.
Bağ kurulamayan işlemler için ayrı ayrı dava açılır
Daire, dilekçenin 5. maddeye uygun düzenlenmediğini saptayarak, ayrı ayrı dilekçelerle dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar vermiştir.
Kurul kararları arasında bağ yoksa dilekçe reddedilir
Daire, "dava konusu işlemlerin aralarında Kanun'un aradığı şekilde bir bağlılık veya ilişkinin bulunmadığı anlaşılmaktadır" diyerek dilekçeyi reddetmiştir.
Aynı maddi olay şartı gerçekleşmezse dilekçe aykırıdır
Daire, “davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması şartı gerçekleşmediğinden dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır” demiştir.
5/2 Müşterek dilekçe — menfaat iştiraki#
Ayrı ayrı sözleşme imzalayan şirketler müşterek dilekçeyle dava açamaz
Kurul, uyuşmazlığın temelindeki sözleşmelerin ayrı ayrı imzalandığını, "davacı şirketlerin birlikte imzaladıkları bir sözleşmenin bulunmaması" karşısında ikinci fıkranın aradığı iştirakin doğmadığını belirtmiştir.
Ortak muris için ayrı ayrı başvuran davacılar ayrı dava açar
Komisyona ortak muris yönünden ayrı ayrı başvuran davacıların istemleri, her biri kendi başvurusundan doğduğu için tek dilekçede birleştirilememiştir.
Dernekler ancak menfaat bağı kurulan her il yönünden birlikte dava açabilir
Daire, “müşterek dilekçeyle açılan davanın 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine aykırı olduğu” sonucuna varmış; derneklerin ortak amacı ve menfaat ilişkisi kurulabilen her il yönünden ayrı ayrı dava açması gerektiğini belirtmiştir.
İştirak yoksa müşterek dilekçeyle açılan dava reddedilir
Daire, “davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması şartı yanında, müşterek dilekçe ile dava açılabilmesi için davacıların hak ve menfaatlerinde de birliktelik bulunması gerekmekte olup” diyerek, iştirak bulunmayan davayı 5. maddeye uygun görmemiştir.
İmar planında her taşınmaz için o taşınmazın malikleri tek dilekçe verebilir
Daire, “davacıların hak veya menfaatte iştirakinin bulunması koşulunun somut olayda gerçekleşmediği” gerekçesiyle, her taşınmaz için o taşınmazda malik veya hissedar olanların ayrı dilekçe vermesi gerektiğini belirtmiştir.
Aynı gerekçe yirmi bir kararda; imar planı davalarının yerleşik ölçüsü.
İki çocuk adına velayeten açılan davada menfaat iştiraki yoktur
"İki ayrı çocuk adına velayeten verilen vekaletnameye istinaden açılan bu davada, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinin aradığı anlamda davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunmadığından her iki şahıs için ayrı ayrı dava açılması gerektiği anlaşılmaktadır."
Benzer yöndeki kararlar
Her davacı menfaatinin nasıl etkilendiğini kendi dilekçesinde açıklar
İşlemin mevzuata neden aykırı olduğunun ve menfaati ne şekilde etkilediğinin açıklanması suretiyle “her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere düzenlenecek dava dilekçeleri ile” dava açılması gerekmiştir.
Yerleşim yerleri farklı davacılar müşterek dilekçe veremez
Davacıların hak ve menfaatlerinde birliktelik aranırken yerleşim yeri farkı da gözetilmiş, müşterek dilekçe kabul edilmemiştir.
Her davacı için ayrı tazminat isteniyorsa dilekçe ayrılır
Komisyona ayrı ayrı başvuran davacıların, her biri için ayrı tutarda tazminat istemleri tek dilekçede birleştirilememiştir.
Farklı tutarlarda manevi tazminat istemleri ayrışır
Her davacı için ayrı tutarda manevi tazminat istenmesi, istemlerin ayrı ayrı dava edilmesini gerektirmiştir.
Iştirak yoksa müşterek dilekçe reddedilir
Daire, davacıların “hak ve menfaatlerinde iştirak bulunmadığından” müşterek dilekçeyle açılan davayı reddetmiştir.
Menfaat birlikteliği, aynı hukuki sebebin yanında ayrıca aranır
Daire, derneklerin birlikte dava açmasını “tüzüklerinde benzer veya ortak amacı güden dernekler tarafından sahip olunan menfaatin ortaya konulması şartıyla ve ilgili bulunulan, menfaat ilişkisi kurulabilen her bir il yönünden ayrı ayrı olmak üzere” mümkün görmüş, müşterek dilekçeyle açılan davayı 5. maddeye aykırı bulmuştur.
İdareye ayrı ayrı başvuranlar tek dilekçeyle dava açamaz
Daire, “İdareye birbirinden farklı başvuruları olan davacılar açısından, 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında her bir başvuruya ilişkin incelemenin ayrı ayrı yapılması gerekeceğinden ve bu nedenle de aralarında maddi ve hukuki anlamda bağlılık bulunmadığından, her bir başvuru sahibi tarafından ayrı ayrı dava açılması” gerektiğini belirtmiştir.
Her taşınmaz için o taşınmazın malikleri ayrı dilekçe verir
Her taşınmaz için o taşınmazda malik veya hissedar olanların, birden fazla taşınmazda birlikte malik olanların ise tek dilekçeyle dava açabileceği belirtilmiştir.
Aykırılığın sonucu ve ilk inceleme#
Dilekçe, yürütmenin durdurulması istemi karara bağlanmadan önce incelenir
Daire, "yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 5. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek" hüküm kurmuştur. Usul incelemesi, ivedi istemin önüne geçer.
Aykırılığın yaptırımı davanın reddi değil, dilekçenin reddidir
Dilekçe 5. maddeye uygun değilse 15. maddenin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, otuz gün içinde yeniden dava açılmak üzere reddedilir. Davacının hak arama imkânı bu sürede korunur.
Dilekçe reddi gerekirken esasa girilmesi bozma sebebidir
Daire, “uyuşmazlık konusu her iki işleme karşı tek dilekçe ile dava açılması hukuken mümkün olmadığından” dilekçenin reddi gerekirken işin esasına girilmesini bozma sebebi saymıştır.
Mahkeme dilekçeyi reddetmek yerine esasa girerse karar bozulur
“İdare Mahkemesince söz konusu işlemler için ayrı ayrı dava açılmak üzere 2577 sayılı Kanun'un 15/1-(d) maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.”
Benzer yöndeki kararlar
Aykırı dilekçe reddedilir, otuz gün içinde yeniden açılabilir
Dilekçenin 5. maddeye uygun düzenlenmediği saptanarak 15/1-d uyarınca reddine karar verilmiştir.
Yenilemede harç ve posta ücreti de yeniden yatırılır
Dilekçe reddi kararında, otuz gün içinde ayrı ayrı dilekçelerle ve gerekli harç ile posta ücreti yatırılmak suretiyle dava açılabileceği gösterilmiştir.
Yenilenen dilekçede iptali istenen işlem açıkça ortaya konulmalıdır
“2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddelerine uygun olarak düzenlenmediği anlaşılan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.” Daire, yenilemede nelere dikkat edileceğini de göstermiştir.
Dilekçe reddi kararında, yenilemede aynı yanlışlığın sonucu duyurulur
Daire, dilekçeyi reddederken "dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına" da hükmetmiştir.
Yenilemede aynı yanlışlığın sonucu davacılara duyurulur
Dilekçe reddedilirken, “yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacılara duyurulmasına” hükmedilmiştir.
Üçüncü ve beşinci maddeye aykırılık birlikte değerlendirilir
Dilekçe hem 3. hem 5. maddeye uygun bulunmamış, 15/1-d uyarınca otuz gün içinde eksiklikler tamamlanmak üzere reddedilmiştir.
Maddenin geneline ilişkin
Dilekçe ret usulü davacının talebini daraltmanın aracı değildir
Disiplin cezası ile dayanağı yönetmeliğe karşı aynı dilekçeyle açılan, dilekçesi iki kez reddedildikten sonra 15. maddenin beşinci fıkrası uyarınca reddedilen davanın temyiz incelemesinde Kurul, dilekçe ret yaptırımının sınırını hükmün kendi amacıyla belirleyerek, "düzenleyici işlemlerin davacının ileri sürmüş olduğu hukuka aykırılık sebepleri ve uygulama işlemine konu hususlar doğrultusunda hukuki denetiminin yapılabileceği dikkate alındığında, davacının talebinin dilekçe ret usulü ile sınırlanmasının 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasında hüküm altına alınan amaç ile uyumlu olmayacağı gibi hakkaniyete de uygun düşmeyeceği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle, "işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken dava dilekçesinde ikinci kez aynı yanlışlıklar yapıldığı gerekçesiyle verilen davanın reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır." sonucuna varmıştır.
Aynı dilekçeyle dava açılabilirliği mahkemeye erişim hakkıyla birlikte incelenir
Aynı dilekçeyle açılan davada Kurul, bu hususun “davacıların iddiaları ile mahkemeye erişim hakkına yönelik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları göz önünde bulundurularak incelenmelidir” gerekçesiyle, usul kurallarının “yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilcilikten” ve kanunla öngörülmüş şartları ortadan kaldıracak ölçüde esneklikten eşit uzaklıkta uygulanması gerektiğine karar vermiştir.
İlk inceleme her davacı yönünden ayrı ayrı yapılır
Birden fazla kişinin aynı dilekçeyle açtığı davada dava açma ehliyetinin tespiti için dilekçenin reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde Kurul, "birden fazla şahsın aynı dilekçe ile açtığı davalarda ilk inceleme hususlarının her bir davacı yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi konusunda 2577 sayılı Kanun'da bir engel bulunmamaktadır" gerekçesiyle, usul hükümlerinin aşırı katı ve şekilci yorumlanması suretiyle verilen kararın bozulmasına oyçokluğuyla karar vermiştir.
Birden çok usul meselesinde azınlıkta kalmak da aynı sonucu doğurur
İki üye hem ehliyet hem de aynı dilekçeyle dava açılamayacağı yönünde azınlıkta kalmış, işin esası hakkında oy kullanmamıştı. Kurul, “15. maddesinde sayılan nedenlere ilişkin iki meselede azınlıkta kalmalarına rağmen, 2577 sayılı Kanun'un 22. maddesindeki kurala aykırı bir şekilde, işin esası hakkında oylarını kullanmadıkları” gerekçesiyle Daire kararını bozmuştur.
Danıştayın ve mahkemenin görevine giren iki işlem aynı dilekçeye konulamaz
Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak görevine giren işlemle mahkemelerin görevine giren işlemin aynı dilekçeye konulduğu davada Kurul, aralarında maddi veya hukuki bağlılık bulunmasının tek başına yeterli olmadığını belirterek, “Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak görevine giren davaya konu edilebilecek nitelikteki bir işlemle idare veya vergi mahkemelerinin görevine giren davalara konu olması gereken bir işlem aynı dilekçe ile idari davaya konu edilemez” kuralını uygulamış; bu kuralın kanuni hâkim güvencesinden ve istinaf sonrası kurulan üçlü yapıdan kaynaklandığını, aksi hâlde “görevli yargı yeri ile kanun yolu başvurusunun yapılacağı yargı yerleri arasında karışıklığa yol açacağı da kuşkusuzdur” gerekçesiyle ortaya koymuştur.
İdari sözleşmenin belirlenmesinde önce kanuni nitelendirmeye, yoksa organik ve maddi ölçütlere bakılır
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararları ile bu kararlara dayanılarak düzenlenen dağıtım sistem kullanım faturaları aynı dilekçeyle dava konusu edilmiştir. Faturaların dayandığı anlaşmanın niteliği ön mesele sayılmış, Daire ölçütü belirleyerek "Doktrinde ve yargı kararlarında, idari sözleşmeler, taraflarından en az birisi bir kamu tüzel kişisi olan ve bir kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin ve/veya özel hukuku aşan birtakım hükümler içeren sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır." gerekçesine yer vermiştir. Nitelendirmede izlenecek sıralamayı ise "Bunlardan birincisi, ilgili sözleşmenin Kanun ile niteliğinin belirlenmesine; ikincisi ise, böyle bir belirlemenin bulunmaması halinde yargısal içtihatlar ile ortaya çıkan maddi ve organik şartların araştırılmasına ilişkindir." biçiminde ikili olarak kurmuştur. İkinci ölçütte "sözleşmenin tarafları, sözleşmenin konusu ve sözleşmenin özel hukuku aşan hükümler içerip içermediği" irdelenir. Her iki tarafı özel hukuk tüzel kişisi olan anlaşma idari sözleşme sayılmamış; birinci fıkranın (c) bendi kapsamına girmediğinden bu kısım yönünden dilekçe reddedilmiştir.
Maddi veya hukuki bağlılık varsa dilekçe ret sebebi doğmaz
Yenilenen dilekçede aynı yanlışlıkların tekrarlandığı gerekçesiyle reddedilen davanın temyiz incelemesinde Daire, "işlemler arasında 2577 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde öngörülen anlamda maddi veya hukuki bağlılık bulunması nedeniyle dilekçe ret sebebi oluşturmayacağı, aynı yanlışlığın yapıldığından bahisle davanın reddedilmesinin, Anayasa'nın 36. maddesinde yer alan hak arama ve mahkemeye erişim hakları bakımından aykırılık oluşturacağı" gerekçesiyle esasa girilmesi gerektiğine karar vermiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Farklı yargı mercilerine giren işlemler aynı dilekçeye konulamaz
Taşınmaza ilişkin işlem ile özelleştirme kararının aynı dilekçeyle dava konusu edildiği uyuşmazlıkta Daire, işlemlerden birinin idare mahkemesinde, ötekinin ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görüleceğini belirterek, “ayrı yargılama usulüne tabi ve farklı yargı merciilerinin görev alanına giren işlemlere karşı aynı dilekçe ile dava açılmayacağı sonucuna” varmıştır.
Üçüncü madde ile beşinci madde birlikte incelenir
Dilekçe hem içerik yönünden maddeye uygun bulunmamış, hem de müşterek dilekçe için aranan menfaat iştirakinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Birlikte dava açan davacılardan imzası bulunmayanlar yönünden dilekçe imzasız sayılır
"dava dilekçesinde isimleri yer alan yedi davacıdan dördü tarafından dava dilekçesinin imzalandığı, diğer üç davacını dilekçede imzalarının bulunmadığı, dolayısıyla dilekçenin sözü edilen davacılar yönünden imzasız olduğu ve usul hükümlerine uyulmadığı anlaşılmaktadır."
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Değişim | Yürürlük | Ne oldu |
|---|---|---|---|
| 6/1/1982 | 2577 sayılı Kanun | 20/1/1982 | Maddenin ilk hâli |
| 10/6/1994 | 4001 sayılı Kanun | 18/6/1994 | Değişik. Birden fazla işleme karşı tek dilekçeyle ve birden fazla kişinin müşterek dilekçeyle dava açabilmesi hâlleri yeniden düzenlenmiştir. |
Tarih sütunu kanunlarda kabul, Anayasa Mahkemesi kararlarında karar tarihidir; yürürlük ise hükmün uygulanmaya başladığı tarihtir. Kanun metnindeki değişiklik şerhleri ile mevzuat.gov.tr metninin sayfa altı dipnotlarından ve yürürlük tarihleri tablosundan derlenmiştir.
- Kanun Numarası
- 2577
- Kabul Tarihi
- 6/1/1982
- Resmî Gazete
- 20/1/1982 · Sayı 17580
- Düstur
- Tertip 5 · Cilt 21 · Sayfa 147
İYUK.com.tr, "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller — İYUK m. 5", erişim tarihi: 10.10.2026.