Üst makamlara başvurma
1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.
4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.)
Madde gerekçesi
Kanunun kabulü (6/1/1982)
Tasarıdaki karşılığı: 10'uncu madde.
Tasarının 10 uncu maddesinin 1 inci fıkrasına “geri alınması” ve “yeni bir işlem yapılması” ibareleri eklenmiştir.
6 Ocak 1982 tarihli Millî Güvenlik Konseyi Genel Kurulu görüşmesinde maddeye ilişkin önemli kesitler şunlardır:
Hava Hâkim Albay Zeki Güngör (Adalet Komisyonu Sözcüsü) — “Sayın Başkanım, dikkat ederseniz, bundan önceki maddede yapılan bir işlem var: Kişi hakkında yapılan işlem var; o işlemle ilgili müracaatı var. Aşağıdaki, o işlemin geri alınmasını istiyor, değiştirilmesini istiyor veya yeni bir işlem yapılmasını istiyor. Bu, yukarıdaki halden değişik bir durum.”
Hava Hâkim Albay Zeki Güngör (Adalet Komisyonu Sözcüsü) — “60 günlük dava açma süresi içinde bu söylediğimiz hususlarda talepte bulunacak. Diyelim ki, 30 ncu gün talepte bulundu; geriye, kendisinin 30 günlük bir dava açma süresi kalıyor. O halde, kendisi 60 gün bekleyecek; cevap verilmezse, geri kalan 30 gün içinde davasını açacak veya kesin cevap verilirse, kesin cevap verildiği andan itibaren geri kalan 30 günlük süre içinde davasını açacak.”
Prof. Dr. Şeref Gözübüyük (Devlet Başkanı Hukuk Danışmanı) — “Efendim, bu maddenin sevk amacı, vatandaş idarî işleme karşı dava açtığında, geriye doğru üst makam varsa, oraya başvurarak hatayı düzeltmek içindir.”
Prof. Dr. Şeref Gözübüyük (Devlet Başkanı Hukuk Danışmanı) — “[Üst makam yoksa] yine o makama başvurup, bir gözden geçirilmesini sağlamak.”
Millî Güvenlik Konseyi S. Sayısı 312 (1/254) · tarama · Millî Güvenlik Konseyi Tutanak Dergisi, 91 inci Birleşim, 6 Ocak 1982 · tarama
3622 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (5/4/1990)
Onuncu maddedeki değişikliğe koşut olarak dördüncü fıkra değiştirilmiştir.
Kanunun 4 üncü maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“Kanunun 10 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında yapılan değişikliğe paralel olarak, 11 inci maddenin 4 üncü fıkrası da değiştirilmiştir.”
TBMM S. Sayısı 120 (1/415) — Hükümet tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu · tarama · TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 18, Cilt 43, 99 uncu Birleşim, 5 Nisan 1990 · tarama · Tasarı 1/415, Bakanlar Kurulu 27/2/1988; Adalet Komisyonu raporu ve 120’ye 1 inci Ek. Kanun 5/4/1990 tarihinde kabul edilmiştir. Bu değişiklik yürürlükte değildir: hüküm daha sonra 10/6/1994 tarih ve 4001 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Bu sebeple kanun metnindeki dipnotlarda artık görünmez.
4001 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (10/6/1994)
Vergi uyuşmazlıklarını madde kapsamı dışında bırakan dördüncü fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.
Tasarının 5 inci, kanunlaşan metnin 6 ncı maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununun 11 inci maddesinde, idarî dava açılmadan önce idarî işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesis yapılması üst makama, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makama başvuru düzenlenmiştir. Yukarıdaki maddede belirtilen nedenle 2577 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin 4 üncü fıkrası yürürlükten kaldırılmaktadır.”
TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 19, Cilt 62, 115 inci Birleşim, 10 Haziran 1994 (S. Sayısı 409 ve 409'a 1 inci Ek tutanağa eklidir) · tarama · Hükümet tasarısı 1/637, kanun teklifi 2/908; Adalet Komisyonu raporu 22/12/1993, ek raporu 24/2/1994. Kanun 10/6/1994 tarihinde kabul edilmiştir.
7331 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (8/7/2021)
İkinci fıkrada üst makama başvuru üzerine idarenin cevap verme süresi altmış günden otuz güne indirilmiştir. Hüküm, teklifin ikinci maddesi olarak 23 Haziran 2021 tarihinde görüşülmüş; sürenin on beş güne indirilmesini isteyen önerge reddedilmiştir.
Teklif sahibinin Adalet Komisyonunun 22 Haziran 2021 tarihli toplantısındaki sunuşunda süre kısaltmaları şöyle açıklanmıştır:
Yusuf Beyazıt (Tokat, teklif sahibi) — “Bu kapsamda hak arama hürriyetinin daha da geliştirilmesi amacıyla idari başvurulara cevap verme süresi altmış günden otuz güne; idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesis edilmesi talebiyle üst makama yapılan başvurulara cevap verme süresi altmış günden otuz güne; idari eylemler nedeniyle dava açmadan önce idareye yapılan zorunlu başvurulara ilişkin idareye tanınan cevap verme süresi altmış günden otuz güne indirilmekte; idari yargı mercilerince verilen nihai kararların en geç otuz gün içinde yazılması gerektiği hükme bağlanmaktadır.”
Sürenin on beş güne indirilmesi için verilen ve reddedilen önergenin gerekçesi şöyledir:
Önerge gerekçesi — “Teklifle üst makama başvurma durumunda idarenin zımni reddi süresi on beş güne düşürülmektedir. İdarenin üst makamıyla yapacağı yazışmaların kişilerle yapacağı yazışmalardan hızlı olacağı aşikârdır. Zira resmî kurumlar arasında teknolojik gelişmelerden yararlanılarak elektronik ortamda veri ve evrak gönderimi sağlanabilmektedir. Bu itibarla sürenin düşürülmesi yerinde olacaktır.”
TBMM Adalet Komisyonu Tutanak Dergisi, 7 nci Toplantı, 22 Haziran 2021 · tarama · TBMM Adalet Komisyonu Tutanak Dergisi, 8 inci Toplantı, 23 Haziran 2021 · tarama · Teklif (2/3697) ile Adalet Komisyonu Raporu, S. Sayısı 274 olarak Genel Kurulda görüşülmüş ve 8/7/2021 tarihinde kabul edilmiştir.
Madde şerhi
Bu madde için şerh henüz yazılmadı.
Kararlar
11/1 Başvurunun kapsamı ve muhatabı#
Eksik ödemenin tamamlanması istemi on birinci madde başvurusudur
7075 sayılı Kanun uyarınca yapılan ödemelerin eksik olduğu iddiasıyla idareye başvurulmuştu. Kurul, bu başvuruların “2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerek”tiğini, sürenin ödemeden haberdar olunan tarihten işleyeceğini belirterek aykırılığı süre aşımı yönünde gidermiştir.
Atanma talebi onuncu, işlemin değiştirilmesi on birinci maddedendir
İki bölge idare mahkemesi, araştırmacı kadrosuna atanan davacıların başvurularını farklı değerlendirmişti. Kurul, birinde başvurunun “atanma talebi” mahiyetinde, ötekinde “idari işlemin değiştirilmesi” mahiyetinde olduğunu saptamış; konular farklı olduğundan aykırılığın giderilmesi istemini reddetmiştir.
On birinci madde başvurusu ihtiyaridir, dava yolunda kayıp yaratmaz
Kurul, 11. madde başvurusunu “kanun koyucunun idari işlemlere karşı başvuruda bulunmayı ilgilinin isteğine bırakmış olduğu başvuru türü” saymıştır. Maddedeki kurallar, ilgililerin “bu yola gitmelerinin yargı yoluna başvurmaları konusunda herhangi bir kayıp yaratmayacağını bilmeleri amacıyla” konulmuştur.
Onuncu madde başvurusunun cevabına karşı on birinci maddeye gidilebilir
Kurul, 10. madde kapsamında yapılan başvuru üzerine tesis edilen işleme karşı dava açılmadan önce “anılan Kanun'un 11. maddesi kapsamında maddede belirtilen taleplerle madde öngörülen usule uygun olarak idareye tekrar başvuruda bulanabilecekleri”ni belirtmiştir. Olayda başvuru dava süresi geçtikten sonra yapıldığı için 11. madde başvurusu sayılmamıştır.
Başvurunun hangi hükme dayandığı dilekçeden okunur
Kurul, vergi dairesine yapılan başvuruda “başvurunun 213 sayılı Kanun'un vergi hatalarını düzeltilmesine ilişkin hükümler kapsamında yapıldığına ilişkin bir belirleme de bulunmamaktadır” saptamasıyla ısrar kararını bozmuştur.
On birinci madde düzenleyici işlemler için de işler
Daire, kanun koyucunun 11. madde başvurusuna konu edilebilecek işlem bakımından “düzenleyici ya da bireysel işlem ayrımı gibi bir ayrıma gidilmemiş” olduğunu, maddenin kapsamının “salt bireysel işlemlerle sınırlandırılma”dığını belirtmiştir.
Hakkında işlem yokken yapılan başvuru onuncu madde başvurusudur
Daire, kişilerin “haklarında daha önce idarece tesis edilmiş herhangi bir işlem olmaksızın, idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için yaptıkları başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olduğu”nu belirtmiştir; dava açma süresi de bu başvuru üzerine tesis edilen işlemin tebliğinden başlar.
Üst makam ya da işlemi yapan makam dışına başvuru bu madde sayılmaz
Daire, “üst makam veya işlemi tesis eden makama yapılmayan başvuruların bu madde kapsamında değerlendirilebilmesine hukuken olanak bulunmadığı”nı belirtmiştir. Olayda Kültür ve Turizm Bakanlığı işlemi tesis eden makam olmadığından, başvuru 10. madde kapsamında sayılmış ve dava süresinde görülmüştür.
Onuncu mu on birinci mi: başvurunun içeriğine ve amacına bakılır
Daire, bir başvurunun hangi madde kapsamında olduğunu belirlemek için “başvurunun içeriğine ve hangi amaçla yapıldığına bakmak gerek”tiğini söylemiştir. 11. madde için yeni bir hukuki durum aranmaz; yeni bir gelişme varsa başvuru 10. madde kapsamında değerlendirilir.
İletişim merkezine başvuru da sayılır, ama başvuru hakkı bir kezdir
Daire, Başbakanlık İletişim Merkezine yapılan başvuruyu 11. madde başvurusu saymış; maddenin hak arama özgürlüğüyle ilgisi nedeniyle “geniş yorumlanması” gerektiğini belirtmiştir. Buna karşılık “Kanun, ilgililere sadece bir kez başvurma hakkı tanıdığından”, ret cevabından sonra aynı konuda yeniden başvurmak süreyi ikinci kez durdurmaz.
Dördüncü fıkra kaldırılınca vergi işlemleri de madde kapsamına girdi
Daire, 11. maddenin 4. fıkrasının yürürlükten kaldırılmasıyla güdülen amacın, tarh, tahakkuk ve tahsil işlemleriyle karşılaşan yükümlülere “dava açma süresi içinde idareye başvuru yolunu açmak, bu başvuru ile dava açma süresini durdurmak” olduğunu belirtmiştir. Tarhiyatın kaldırılması için doğrudan dava açılabileceği gibi 11. maddeye göre idareye de başvurulabilir.
Benzer yöndeki kararlar
Yönetmelikten ibare kaldırılması istemi de süresinde yapılmalıdır
Yönetmeliğin yayımından iki yıl sonra “psikolojik danışman” ibarelerinin kaldırılması istemiyle başvurulmuştu. Kurul, 11. madde başvurularının “idari dava açma süresi içinde yapılması gerekmekte” olduğunu belirterek davayı süre aşımından reddetmiştir.
Yönetmeliğin değiştirilmesi istemi geçmiş süreyi geri getirmez
Sendika, 2013'te yürürlüğe giren yönetmelik değişikliğinin değiştirilmesi için başvurmuş, ret üzerine dava açmıştı. Kurula göre bu ret işleminin dava konusu edilebileceğinin kabulü hâlinde “kamu düzeninden sayılan dava açma süresinin gözardı edilmesi sonucu doğacaktır”; dava süre aşımından reddedilmiştir.
Geri alma istemi de altmış günlük süre içinde yapılmalıdır
Koleksiyon izin belgesinin iptaline karşı, işlemin üzerinden yaklaşık bir yıl geçtikten sonra başvurulmuştu. Kurul, davacının “işlemin tesisinin üzerinden yaklaşık bir yıl geçtikten sonra talepte bulunduğu” gerekçesiyle davayı süresinde görmemiş, dayanağı düzenleyici işlem yönünden de süre aşımı saymıştır.
Talep içermeyen yazışma on birinci madde başvurusu değildir
Davacı, idareyle yaptığı yazışmayı 11. madde başvurusu saymıştı. Daire, “anılan cevap ile açıkça idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması yönünde bir talep olmadığı” gerekçesiyle bu iddiaya itibar etmemiştir.
Yalnız bilgi isteyen başvuru on birinci madde başvurusu sayılmaz
Davacı, iletişim merkezine yaptığı başvurunun dava süresini durdurduğunu ileri sürmüştü. Daire, başvuruda yalnızca “bilgi istenildiği görüldüğünden, bu başvurunun, 11. madde bağlamında bir başvuru olarak nitelendirilmeyeceği” sonucuna varmıştır.
Hakkında işlem yoksa onuncu, varsa on birinci madde uygulanır
İşyeri açma ve çalışma ruhsatına karşı yapılan başvuruda Daire, 10. maddenin uygulanabilmesi için “ilgili hakkında idarece önceden kurulmuş bir işlemin bulunmaması gerekirken, 11. maddesinin uygulanabilmesi için, ilgili hakkında daha önceden kurulmuş bir idari işlemin bulunması” gerektiğini belirtmiştir.
Kurul Kanunu'ndaki yeniden inceleme, maddenin özel görünümüdür
Meslekten çıkarma kararına karşı 11. madde uyarınca başvurulan uyuşmazlıkta Daire, maddenin tanıdığı hakkı “İhtiyari idari başvuru olarak adlandırılan bu hakkın kullanılması dava açma hakkına sahip olanların isteğine bağlıdır” biçiminde nitelendirmiş; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun 33. maddesinin de “İdari Yargılama Usulü Kanun'unda yer alan düzenlemenin özel bir görünümü” olduğunu kabul etmiştir.
11/1 Sürenin durması ve yeniden işlemesi#
Zımnî ret süresi otuz gündür; askıda yazmaması bunu değiştirmez
7331 sayılı Kanun cevap süresini altmıştan otuz güne indirmişti. Kurul, plan askı tutanaklarında bunun yazılmamış olmasının “zımni ret süresinin 30 gün yerine, 7331 sayılı Kanun'un 2. maddesinin yürürlüğe girmesinden önceki hali olan 60 gün olarak hesaplanmasını gerektirmediği” sonucuna varmıştır.
Uygulama işlemiyle yeniden işleyen sürede de başvuru yapılabilir
Düzenleyici işlemin uygulanması üzerine açılan davada Kurul, uygulama işlemi ile “2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulduğu tarih arasında geçen süre de dikkate alınmak suretiyle kalan dava açma süresi içerisinde açılan davalarda süre aşımı bulunmadığının kabulü” gerektiğini belirtmiştir.
Kesin cevap verilmemişse istek reddedilmiş sayılmaz
Daire, başvuruya “olumlu ve olumsuz kesin bir cevap verilmediği” saptamasıyla talebin reddedilmediğini kabul etmiş; zımnî ret süresini esas alarak davayı süresinde görmüştür.
Süre durur, kaldığı yerden yeniden işler
İdareye başvuru nedeniyle duran dava açma süresinin hesabının tartışıldığı uyuşmazlıkta Daire, üçüncü fıkranın işleyişini günleriyle ortaya koyarak, “01.11.2005 gününden itibaren işlemeye başlayan ve 23.11.2005 günü duran, 22.01.2006 günü yeniden işlemeye devam eden dava açma süresi içerisinde 23.02.2006 günü görülen davanın açıldığı anlaşılmaktadır” saptamasıyla, başvuruya kadar geçen sürenin de hesaba katılacağını kabul etmiştir.
Süre dolduktan sonra verilen cevap on birinci maddede süreyi etkilemez
Tapu harcının iadesi istemiyle 11. madde kapsamında başvurulmuştu. Daire, sonradan verilen cevabın “11. madde kapsamında yapılacak başvurularda dava açma süresine etkisi olmayacağı, sonradan verilen cevabın ancak İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında yapılacak başvurularda dikkate alınabileceği”ni belirtmiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Süre başvuruyla durur, altmış gün sonra kaldığı yerden işler
Kurul, itirazla duran dava açma süresinin idare altmış gün içinde cevap vermeyince “kaldığı yerden işlemeye devam ettiği”ni saptamıştır. Son gün cumartesiye geldiğinden pazartesi mesai bitimine kadar açılması gereken dava geç açılmış, süre aşımı bulunmuştur.
Başvurunun reddi tebliğ edilince kalan sürede dava açılmalı
İdari para cezasına karşı dava süresi içinde kaldırma talebiyle başvurulmuş, başvuru reddedilmişti. Daire, ret kararının tebliğini izleyen günden itibaren “kalan dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken” bu sürenin çok sonrasında açılan davanın esasının incelenemeyeceğini belirtmiştir.
Uzayan süre de kaçırılabilir
Daire, başvuruyla duran sürenin yeniden işlemesinden sonra “bu süre geçirildikten sonra 30/08/2023 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı” sonucuna varmıştır.
Koruma kurulu kararına itiraz üzerine verilen karardan süre yeniden başlar
Koruma bölge kurulu kararına altmış gün içinde itiraz edilmiş, Koruma Yüksek Kurulu karar vermişti. Daire, “21/12/2021 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde 07/01/2022 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu” sonucuna varmış; benzer yöndeki İdari Dava Daireleri Kurulu kararına atıf yapmıştır.
Süresinde yapılan başvuruda dava da süresindedir
Daire, başvurunun süresinde yapıldığını saptayarak “30/12/2022 tarihinde açılan davanın süresi içerisinde açıldığı” sonucuna varmış, süre aşımı kararını bozmuştur.
Tam yargı davasında da başvuru süreyi durdurur, zımni ret yeniden işletir
Tazminat istemiyle idareye başvurulmuş, başvuru zımnen reddedilmişti. Daire, başvuruyla “dava açma süresinin durduğu”nu, zımni ret üzerine “dava açma süresinin yeniden işlemeye başladığı”nı saptayarak kalan süre geçtikten sonra açılan davayı süre aşımından reddetmiştir.
Yedinci ve on birinci maddedeki süreler birlikte hesaplanır
Daire, “2577 sayılı Kanun'un 7 ve 11. maddelerinde belirtilen süreler geçirildikten sonra açılmış olan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken” işin esasına girilmesini bozma sebebi saymıştır.
Son gün hesabı tutmuyorsa karar sonucu itibarıyla onanır
Daire, davanın açılması gereken son günü hesaplayarak süre aşımını saptamış; alt derece kararını gerekçesini değiştirerek onamıştır.
Zımnen reddedilen başvurudan sonra kalan sürede dava açılmalı
Ek motorlu taşıtlar vergisine ilişkin tebliğe karşı 11. madde kapsamında başvurulmuştu. Daire, “duran dava açma süresinin başvurunun zımnen reddedilmiş sayıldığı 20/04/2024 tarihinden itibaren tekrar işlemeye başladığı”nı saptayarak kalan süre geçtikten sonra açılan davayı süre aşımından reddetmiştir.
Maddenin uygulanmadığı hâller#
Zımnî ret işleminde içtihadı birleştirme kararı uygulanmaz
Daire, dava konusunun “başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlem olduğu ve dolayısıyla davalı idarenin yazılı olarak bildirilen bir işleminin dava konusu edilmediği” gerekçesiyle, yazılı bildirime ilişkin içtihadı birleştirme kararının uygulanamayacağını belirtmiştir.
Benzer yöndeki kararlar
İvedi yargılamada on birinci madde uygulanmaz, askıda yazmasa da
İmar planlarına askı süresinde itiraz edilmiş, askı tutanaklarında ivedi yargılama usulüne tabi olduğuna dair açıklama bulunmuyordu. Kurul, “ivedi yargılama usulüne tabi olan uyuşmazlıkta 2577 sayılı Kanun'un 11. madde hükmünün uygulanamayacağının dikkate alınması” gerektiğini belirterek davayı süre aşımından reddetmiştir.
İhale uyuşmazlığında da ölçü aynı
Daire, süre aşımı yönünden verilen ret kararını kendi gerekçesiyle onamıştır.
Süresi geçtikten sonra yapılan başvuru#
Aksi hâlde ruhsat sürekli dava tehdidi altında kalır
Ruhsat tarihinden uzun süre sonra idareye yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davada Kurul, bu tür bir başvurunun yeniden dava açma süresi doğurmayacağını belirterek, “aksine bir yaklaşım idarece verilen ruhsatın sürekli yeni bir dava tehdidi altında kalmasına yol açacağından” gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği sonucuna varmıştır.
Süre geçtikten sonraki başvuru yeni süre başlatmaz
Kurul, imar planında değişiklik istemiyle yapılan ve “yeni bir dava açma süresi başlatmasına hukuken olanak bulunmayan” başvuruların reddi üzerine açılan davanın süre aşımından reddini onamıştır.
Süre geçtikten sonraki itirazın reddi süreyi canlandırmaz
Daire, sürenin geçirilmesinden sonra yapılan ve “dava açma süresini yeniden canlandırması mümkün olmayan” itirazın reddi üzerine açılan davanın “süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır” sonucuna varmıştır.
Davacıyı ilgilendirmeyen yeniden ilan süre başlatmaz
Plan değişiklikleri yeniden ilan edilmiş ama davacının taşınmazı yönünden bir değişiklik yapılmamıştı. Daire, “yapılan ilan işleminin davacı açısından yeniden dava açma süresini başlatmayacağı”nı belirtmiştir.
Özel kanundaki dava süresine on birinci madde yorumla eklenemez
Yükseköğretime geçiş sınavı uyuşmazlığında Daire, genel dava süresine tabi işlemlerde 11. maddeye başvurma olanağı bulunsa da “özel yasalarında öngörülen dava açma süresine yönelik olarak yasasında yer almayan bir düzenlemenin yorum yoluyla uygulanmasına olanak bulunmamaktadır” demiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Sonradan çıkan Cumhurbaşkanı Kararı da süreyi ihya etmez
Kurul, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın “dava açma süresini ihya etmeyeceği”ni belirterek davayı süre aşımından reddetmiştir.
Elektronik postayla yapılan başvuru da süre geçtiyse sonuç doğurmaz
Davacı, elektronik posta yoluyla yönerge ve yönetmelik maddelerinin ele alınmasını istemişti. Kurul bunu “dava açma süresinden sonra yapılan 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında bir başvuru” sayarak “dava açma süresini canlandırmayacağı” sonucuna varmıştır.
Hakkında yeni işlem yoksa eski işlemin süresi geri gelmez
Davacı, 2013'te tesis edilen işlemden beş yıl sonra, dayanağı yönetmelikten “aile reisi” ibaresinin çıkarılmasını istemişti. Kurul, hakkında yeni bir işlem tesis edildiğine dair belge bulunmadığını saptayarak başvuruyu “dava açma süresinden çok sonra yapılan” bir başvuru saymış ve süreyi canlandırmayacağını belirtmiştir.
Plan değişikliği teklifi içermeyen başvuru yeni süre başlatmaz
Davacılar, imar planındaki bir plan notunun kaldırılmasını istemişti. Daire, mevcut planda parsele yönelik değişiklik yapılmadığını saptayarak başvuruyu “imar planı değişikliği teklifi içermeyen ve yeni bir dava açma süresi başlatmayan” bir başvuru saymıştır.
Süresi geçmiş başvuru üzerine kurulan işlem de süre başlatmaz
Daire, süreler geçirildikten sonra yapılan 11. madde başvurusu üzerine tesis edilen işlemin “dava açma süresini canlandırmayacağı”nı belirterek davanın esasının incelenemeyeceği sonucuna varmıştır.
İmar durum belgesi geçmiş dava süresini canlandırmaz
Nazım imar planlarına karşı askı ilanından itibaren altmış gün içinde dava açılmamıştı. Daire, sonradan alınan imar durum belgesini “süreyi canlandırma niteliğini haiz olmayan” bir belge sayarak davayı süre aşımından reddetmiştir.
Plana süresinde dava açılmadıysa parselasyon üzerinden de açılamaz
Daire, imar planlarına askı sürelerine göre dava süresi geçtikten sonra “bu planların uygulama işlemi niteliğindeki parselasyon işlemine karşı süresinde dava açılmak kaydıyla” dava açılabileceğini belirtmiş; parselasyon davasında da süre aşımı bulunduğundan planın dava edilemeyeceği sonucuna varmıştır.
Memuriyetten çıkarmanın geri alınması istemi süreyi diriltmez
Davacı, 2019'da verilen devlet memurluğundan çıkarma cezasının geri alınması için 2020 sonunda başvurmuştu. Daire, başvurunun “dava açma süresi geçirildikten sonra” yapıldığını saptayarak İdare Mahkemesinin ret kararını onamıştır.
Maddenin geneline ilişkin
Parasal haklarda altmış ve yüz yirmi günlük geriye yürüme
Kurul, başvuru üzerine açılan davada, dava tarihinden geriye doğru yüz yirmi günü geçmemek üzere başvurudan geriye doğru altmış gün içinde kalan ilk uygulamadan doğan farkların ödenebileceğini belirtmiştir.
Plan zımni ret süresinin sonunda kesinleşir, sonraki ret süreyi yeniden başlatmaz
Daire, “uygulama imar planı, davacı parseli bakımından zımnen ret süresi sonunda kesinleştiğinden” bu süreden sonra tesis edilen ret işleminin tebliğinin yeni bir dava açma süresi doğurmayacağını belirtmiştir.
Süre otuz gündür ve üst makama başvuru süreyi durdurmaz
Taşınmazın açık artırma usulüyle satışına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada Daire, ivedi yargılama usulünde "dava açma süresinin otuz gün olduğu ve Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin bu usülde uygulanmayacağı" kurallarına yer vermiştir. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararını, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmediğinden gerekçesiyle onamıştır.
Askı ilanına itiraz edilmişse süre onbirinci maddeye göre belirlenir
İmar planına askı süresi içinde itiraz eden davacı bakımından “dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerekmektedir”; itirazın zımnen reddini izleyen altmış gün içinde dava açılabilir.
Çevre düzeni planı uygulama işlemi değildir, süre askıdan işler
Daire, planın “uygulama işlemi niteliği taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır” diyerek süreyi son askı tarihinden başlatmış; sonradan açılan davayı süresinde görmemiştir.
Başvuru onuncu madde kapsamında değilse süre yedi ve onbirinci maddeye göre hesaplanır
Daire, “dava açma süresinin hesaplanmasında 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı ve süre hesabının aynı Kanun'un 7. ve 11. maddesi kapsamında yapılması gerektiği” sonucuna varmıştır.
İmar planlarında özel itiraz süresi vardır
Daire, “İmar planlarına karşı, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında yapılacak başvurular için, 3194 sayılı Kanunun 8. maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği” saptamasını yapmış; mahkemenin süre itirazını hiç değerlendirmemesini de eleştirmiştir.
Tavzih başvurusu uygulama işlemi doğurmaz; süre kamu düzenindendir
Daire, bir tebliğ hükmünün açıklanması istemiyle yapılan başvurunun “bir uygulama işlemi niteliği taşımadığı”nı belirtmiş; aksi kabulün “kamu düzeninden sayılan dava açma süresin”i işlevsiz bırakacağını vurgulamıştır.
Ödeme emrine karşı onbirinci madde işlemez
Daire, “vergi dairelerince amme alacağının tahsiline yönelik olarak düzenlenen ödeme emrinin tebliği üzerine 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından” süreyi tebliğ tarihinden saymıştır.
Benzer yöndeki kararlar
Süre aşımından ret, mahkemeye erişim hakkını ihlal etmez
Daire, askı ve zımni ret süreleri geçtikten sonra açılan davada verilen “süre aşımı nedeniyle davanın reddi kararının mahkemeye erişim hakkını ihlal etmediği” sonucuna varmıştır.
Aynı kural 2886 sayılı Kanun'a göre yapılan satışta da işler
Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık artırma usulüyle satışa ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada Daire, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğunu ve dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi için üst makama başvurulamayacağını belirtmiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Değişim | Yürürlük | Ne oldu |
|---|---|---|---|
| 6/1/1982 | 2577 sayılı Kanun | 20/1/1982 | Maddenin ilk hâli |
| 10/6/1994 | 4001 sayılı Kanun | 18/6/1994 | Mülga. Vergi uyuşmazlıklarını madde kapsamı dışında bırakan dördüncü fıkra yürürlükten kaldırılmıştır. |
| 8/7/2021 | 7331 sayılı Kanun | 14/7/2021 | İkinci fıkrada üst makama başvuru üzerine idarenin cevap verme süresi altmış günden otuz güne indirilmiştir. Hüküm, teklifin ikinci maddesi olarak 23 Haziran 2021 tarihinde görüşülmüş; sürenin on beş güne indirilmesini isteyen önerge reddedilmiştir. 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Altmış” ibaresi “Otuz” şeklinde değiştirilmiştir. |
Tarih sütunu kanunlarda kabul, Anayasa Mahkemesi kararlarında karar tarihidir; yürürlük ise hükmün uygulanmaya başladığı tarihtir. Kanun metnindeki değişiklik şerhleri ile mevzuat.gov.tr metninin sayfa altı dipnotlarından ve yürürlük tarihleri tablosundan derlenmiştir.
- Kanun Numarası
- 2577
- Kabul Tarihi
- 6/1/1982
- Resmî Gazete
- 20/1/1982 · Sayı 17580
- Düstur
- Tertip 5 · Cilt 21 · Sayfa 147
İYUK.com.tr, "Üst makamlara başvurma — İYUK m. 11", erişim tarihi: 10.10.2026.