İstinaf
(Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.)
1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.
2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
3. (Değişik:16/7/2026-7589/5 md.) Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin yaptığı inceleme sonunda;
a) Kararı hukuka uygun bulursa,
b) Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa kararın gerekçesini değiştirerek,
c) Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak,
istinaf başvurusunun reddine karar verir.
4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.
5. (Değişik:16/7/2026-7589/5 md.) Bölge idare mahkemesi;
a) İlk inceleme üzerine verilen kararlar ile usule ilişkin verilen diğer nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması,
b) Davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması,
c) Dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken bu karar verilmeksizin dava hakkında karar verilmesi,
d) Dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilerek karar verilmesi,
e) Talep hakkında karar verilmemesi yahut eksik hükümle karar verilmesi,
f) Keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği hâlde yaptırılmadan karar verilmesi,
g) Duruşma yapılması gerektiği hâlde duruşma yapılmadan karar verilmesi,
hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verir. Ancak bölge idare mahkemesi, (f) ve (g) bentlerindeki eksikliği kendisi gidererek karar verebilir. Bu fıkrada sayılan haller dışında kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilemez.
6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.
7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz.
8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz.
Madde gerekçesi
Kanunun kabulü (6/1/1982)
Tasarıdaki karşılığı: 45'inci madde.
Tasarının 45 inci maddesinin ilk fıkrasına “tebliğ tarihinden itibaren” ibaresi eklenmiştir. Genel Kurulda birinci fıkraya “başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi” ibaresi eklenmiş; üçüncü oturumdaki tekriri müzakerede fıkra, itiraz yolu ve süre ayrı ayrı düzenlenecek biçimde ikiye bölünmüştür.
“İdare mahkemeleri ile vergi mahkemelerinin tek hâkimle verdiği kararların temyiz konusu yapılmaması ve itiraz yoluyla ikinci derecede incelenmesi esası kabul edilmiştir.”
6 Ocak 1982 tarihli Millî Güvenlik Konseyi Genel Kurulu görüşmesinde maddeye ilişkin önemli kesitler şunlardır:
Mehmet Karaduman (Maliye Bakanlığı Temsilcisi) — “6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanunda itiraz komisyonu kararlarının kesin olduğuna dair hükümler var ve halen de geçerli… Oysa, biz tasarıyı görüşürken, her türlü kararın iki aşamalı olmasını, temyiz ve itirazın kabil olmasını öngörmüştük. Bir karışıklık olmaması yönünden, kesin karar kalmaması yönünden, böyle bir düzenlemeyi uygun düşündük.”
Prof. Dr. Şeref Gözübüyük (Devlet Başkanı Hukuk Danışmanı) — “Bundan önce yapılan tadil teklifindeki düzenleme, hem itirazın kendini, hem de itiraz için konan süreleri etkiliyordu. Başka kanunlarda kısa süreli itirazlar öngörülmüştü; biz onları da kaldırmış oluyoruz. Bunu önlemek için, kanunlarda aksine bir hüküm bulunsa dahi, itiraz yolunu açıyoruz; sürede de genel süreyi koyuyoruz. Eğer özel kanunlarda daha kısa süre yahut daha uzun süreler öngörülmüş ise, onları mahfuz tutuyoruz.”
Millî Güvenlik Konseyi S. Sayısı 312 (1/254) · tarama · Millî Güvenlik Konseyi Tutanak Dergisi, 91 inci Birleşim, 6 Ocak 1982 · tarama
3622 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (5/4/1990)
Bölge idare mahkemesinin kararı bozması hâlinde dosyayı mahkemeye geri göndermesi esası getirilmiştir.
Kanunun 15 inci maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“Kanunun getirdiği sisteme göre, idare ve vergi mahkemelerinin tek hâkimle verdiği kararlara karşı bölge idare mahkemesine itiraz edilebilmektedir… İdare ve vergi mahkemelerinin tek hâkimle baktığı davalarda ilk inceleme üzerine verdiği karar ile tek hâkimle bakılmaması gereken davaya tek hâkim tarafından bakılması halinde de aynı hükümler uygulanarak davanın bölge idare mahkemesi tarafından sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu hallerde, bölge idare mahkemesinin kararı bozması halinde dosyayı mahkemeye geri göndermesi ve esas hakkında kararın görevli mahkeme veya tek hâkim tarafından verilmesi tabiî hâkim ilkesine daha uygun düşecektir.”
TBMM S. Sayısı 120 (1/415) — Hükümet tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu · tarama · TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 18, Cilt 43, 99 uncu Birleşim, 5 Nisan 1990 · tarama · Tasarı 1/415, Bakanlar Kurulu 27/2/1988; Adalet Komisyonu raporu ve 120’ye 1 inci Ek. Kanun 5/4/1990 tarihinde kabul edilmiştir. Bu değişiklik yürürlükte değildir: hüküm daha sonra 18/6/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunla yeniden yazılmıştır. Bu sebeple kanun metnindeki dipnotlarda artık görünmez.
4577 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (8/6/2000)
İtiraz yolu genişletilerek, o güne kadar Danıştayın temyiz incelemesine tabi olan bazı kararlar bölge idare mahkemelerinin itiraz incelemesine bırakılmıştır.
Kanunun 7 nci maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununun 45 inci maddesi, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı öngörülen kanun yollarından “itiraz”ı düzenlemektedir… Söz konusu 45 inci maddede yapılan değişiklikle, idare ve vergi mahkemelerinin tek hâkimle vermiş oldukları nihaî kararlar yanında, yürürlükteki sisteme göre Danıştayın temyiz incelemesine tabi olan bazı kararlar da, idarî uyuşmazlıkların niteliklerine göre ayrılarak, bölge idare mahkemelerinin itiraz incelemesine tabi kılınmaktadır. Maddede sayılan uyuşmazlıkların büyük bölümü, maddî ve teknik nitelikleri sebebiyle, keşif ve bilirkişi incelemesiyle çözüme kavuşturulmaktadır. Diğer bölümü ise, ülkenin genelini değil, yalnızca ilgili kamu idaresinin bulunduğu bölgeyi veya davacısını ilgilendiren ve esasen taraflarının yararına, en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması gereken uyuşmazlıklardır.”
TBMM S. Sayısı 376 (1/536) — Tutanak Dergisi, Dönem 21, Cilt 35, 107 nci Birleşim, 8 Haziran 2000 tutanağına ekli · tarama · Tasarı 1/536, Bakanlar Kurulu 4/8/1999; Adalet Komisyonu raporu 28/2/2000. Kanun 8/6/2000 tarihinde kabul edilmiştir. Bu değişiklik yürürlükte değildir: hüküm daha sonra 18/6/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunla yeniden yazılmıştır. Bu sebeple kanun metnindeki dipnotlarda artık görünmez.
6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (18/6/2014)
Madde başlığıyla birlikte değiştirilerek itiraz kanun yolu terk edilmiş, yerine istinaf kanun yolu getirilmiştir. Kesin olan kararlar tahdidi olarak sayılmış; bunun dışındaki nihai kararların otuz gün içinde bölge idare mahkemesinde istinaf incelemesine tabi olacağı hükme bağlanmıştır.
Tasarının 11 inci, kanunlaşan metnin 19 uncu maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“2577 sayılı Kanunun mevcut 45 inci maddesi itiraz kanun yolunu düzenlemektedir. Mevcut sistemde bölge idare mahkemeleri maddede sayılan konularda idare ve vergi mahkemelerince verilen kararları itirazen incelemekte ve kesin olarak karara bağlamaktadır… Maddeyle itiraz kanun yolu düzenlemesinden vazgeçilmekte ve istinaf kanun yolu hükme bağlanmaktadır. Buna göre idare ve vergi mahkemelerinin maddede sayılan (konusu beşbin Türk Lirasını geçmeyen iptal ve tam yargı davalarında verilen kararlar, asker ailelerine yardımla ilgili işlemlere karşı açılan davalarda verilen kararlar, kamu görevlilerinin lojman ve izin işlemlerine karşı açılan davalarla ilgili verilen kararlar gibi) kararları kesin olup bu kararlar hakkında istinaf dahil herhangi bir kanun yoluna başvurulamamaktadır. Tahdidi olarak sayılan bu konular dışında idare ve vergi mahkemelerince verilen nihai kararlar istinaf yoluyla bölge idare mahkemelerince incelenecektir.”
İstinaf incelemesinin kuralı ve istisnası şöyle açıklanmıştır:
“Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verecektir… Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verecektir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esasına girecek ve esas hakkında yeniden bir karar verecektir.”
“Yukarıda belirtildiği gibi istinaf incelemesinde kural, ilk derece mahkemesince verilen kararda tespit edilen maddi veya hukuki eksikliklerin istinaf mercii tarafından tamamlanarak nihai kararın da istinaf mercii tarafından verilmesidir. Ancak bu kuralın bir istisnası söz konusudur. Şayet ilk derece mahkemesinin 2577 sayılı Kanunun 14 ve 15 inci maddeleri uyarınca ilk inceleme üzerine vermiş olduğu bir karara karşı istinaf başvurusu yapılmış ve istinaf mercii bu başvuruyu haklı görmüş ise istinaf mercii bu kararı bozacak ve dosyayı kararı veren mahkemeye geri gönderecektir. Bunun gibi ilk derece mahkemesindeki davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması halinde de, istinaf mercii kararı bozmak suretiyle dosyayı geri gönderecektir. Bölge idare mahkemesinin bu kararları kesindir.”
TBMM S. Sayısı 592 (Dönem 24, Yasama Yılı 4) — Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu · tarama · Kanun 18/6/2014 tarihinde kabul edilmiştir. İstinafa ilişkin hükümler, bölge idare mahkemelerinin Resmî Gazetede ilan edilen göreve başlama tarihinden (20/7/2016) itibaren uygulanmaya başlamıştır.
7589 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (16/7/2026)
Üçüncü ve beşinci fıkralar yeniden yazılmıştır. Bölge idare mahkemesi, ilk derece kararının sonucunu hukuka uygun bulmakla birlikte gerekçesini yanlış veya eksik bulursa, kararı kaldırmadan gerekçeyi değiştirerek istinaf başvurusunun reddine karar verebilir. Dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderileceği hâller genişletilmiş, buna karşılık bu hâllerin dışına çıkılamayacağı açıkça hükme bağlanmıştır.
Teklifin 6 ncı, kanunlaşan metnin 5 inci maddesine ilişkin gerekçede üçüncü fıkra şöyle açıklanmıştır:
“Maddenin mevcut üçüncü fıkrasında bölge idare mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine karar vereceği haller düzenlenmiştir. Buna göre bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bulursa veya karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak istinaf başvurusunun reddine karar vermektedir. Ancak uygulamada bölge idare mahkemelerince incelenen kararın sonucu hukuka uygun bulunmakla birlikte gösterilen gerekçenin doğru bulunmaması veya eksik bulunması halinde ne şekilde karar verileceği hususunda tereddüt bulunduğu görülmektedir. Uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla bu tür durumlarda kaldırma kararı verilmeksizin kararın gerekçesi değiştirilerek istinaf başvurusunun reddine karar verileceği hüküm altına alınmaktadır. Böylelikle, karar sonucunun hukuka uygun olduğu hallerde sırf gerekçedeki eksiklik veya yanlışlık nedeniyle kararın kaldırılması yerine, istinaf merciinin gerekçeyi düzelterek veya değiştirerek uyuşmazlığı sonuçlandırmasına imkân tanınmaktadır.”
Beşinci fıkradaki değişiklik ise şöyle gerekçelendirilmiştir:
“Maddenin mevcut beşinci fıkrasında bölge idare mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine göndereceği haller düzenlenmiştir. Ancak uygulamada, yargılamanın mahiyetinden kaynaklanan sebeplerle, bölge idare mahkemelerince maddede sayılan haller dışında da dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Bu nedenle uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçların giderilmesi amacıyla bölge idare mahkemelerinin dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebileceği bazı haller kanun metnine eklenmektedir.”
“Beşinci fıkrada yapılan düzenlemeyle mevcut geri gönderme sebeplerine ilave olarak; usule ilişkin verilen bazı nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun haklı bulunması, dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken bu karar verilmeksizin dava hakkında karar verilmesi, dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilerek karar verilmesi, talep hakkında karar verilmemesi yahut eksik hükümle karar verilmesi halleri bölge idare mahkemesince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini gerektiren yeni sebepler olarak belirlenmektedir.”
“Örneğin; ilk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılması, incelenmeksizin ret, karar verilmesine yer olmadığı veya dilekçenin iptali gibi maddenin beşinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen usule ilişkin nihai kararların verilmesi halinde, bölge idare mahkemesince istinaf başvurusu haklı bulunursa dosya ilk derece mahkemesine geri gönderilecektir.”
“Buna karşılık keşif veya bilirkişi incelemesi ile duruşma yapılması gerekirken yapılmayan hallerde bölge idare mahkemesinin dosyayı geri göndermeksizin karar verebilmesine imkân tanınmaktadır. Böylelikle her usulî eksikliğin zorunlu olarak kararın kaldırılması ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi sonucunu doğurması önlenmekte, işin niteliğine göre istinaf merciine usul ekonomisine uygun biçimde hareket etme yetkisi verilmektedir.”
“Ayrıca ilk derece mahkemesi kararının maddede sayılan haller dışında kaldırılarak dosyanın ilgili mahkemeye geri gönderilemeyeceği açıkça hüküm altına alınmakta ve geri gönderme sebeplerinin genişletilemeyeceği vurgulanmak suretiyle dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi istisnai bir yol olarak belirlenmektedir.”
TBMM Sıra Sayısı 280, Dönem 28, Yasama Yılı 4 — kanun teklifi (2/3737) ve Adalet Komisyonu Raporu, dağıtma tarihi 1/7/2026 · tarama · 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmî Gazete 31/7/2026 - 33326 · tarama · Teklifin ve Adalet Komisyonu metninin 6 ve 7 nci maddeleri, kanunlaşan metinde 5 ve 6 ncı maddelerdir; gerekçeler teklif numaralandırmasıyla yayımlanmıştır. 46 ncı maddede yapılan değişiklikler, 7589 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 31/7/2026'dan sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanır; bu tarihten önce verilen kararlara önceki hükümler uygulanmaya devam eder.
Madde şerhi
Bu madde için şerh henüz yazılmadı.
Kararlar
45/1 İstinaf yoluna başvurulabilecek kararlar#
Parasal sınırda davanın açıldığı tarihteki tutar esas alınır
İstinaf parasal sınırının hangi tarihe göre belirleneceğinin tartışıldığı uyuşmazlıkta Daire, “dava değerinin, davanın açıldığı 2024 yılı için 31.000,00 TL olarak belirlenen istinaf parasal sınırının altında kaldığı ve bu nedenle istinaf yoluna başvurulamayacağı görüldüğünden, temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır” gerekçesine yer vermiştir. Aynı gerekçe otuz dokuz kararda tekrarlanmaktadır.
45/3 İstinaf başvurusunun reddi#
Benzer yöndeki kararlar
İstinaf başvurusu reddedilirken karar düzeltilerek onanabilir
İstinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın temyizinde Daire, hüküm fıkrasının “2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan” vekâlet ücretine ilişkin ibarenin çıkarılması suretiyle düzeltilmesi gerektiğine karar vermiştir. Aynı gerekçe yüz doksan üç kararda tekrarlanmaktadır.
45/4 ve 45/5 Kararın kaldırılması üzerine yapılacak işlem#
Duruşma yapılmaması dosyanın geri gönderilmesi sebebi değildir
Davacının talebine rağmen duruşma yapılmadan karar verilen davada Kurul, bu eksikliğin 45. maddenin beşinci fıkrasında sınırlı sayıda belirtilen hâllerden olmadığını belirterek, "istinaf dairesi tarafından duruşmanın bizzat yapılarak işin esası hakkında karar verilmesi gerekmektedir" gerekçesiyle ısrar kararının bozulmasına karar vermiştir.
İstinaf mercii hukuk kuralını belirlemede ilk derece ile aynı yetkidedir
İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dosyanın yeniden karar verilmek üzere gönderildiği uyuşmazlıkta Kurul, tespit edilen eksikliğin istinaf mercince tamamlanması gerektiğini belirterek, “idari yargıda istinaf incelemesini yapan merciin, temyiz incelemesinden farklı olarak istinaf incelemesinin mahiyeti gereği uyuşmazlığa konu maddi olayın tespiti ve değerlendirilmesi yanında uygulanacak hukuk kuralının belirlenmesi ve yorumlanmasında ilk derece mahkemeleriyle aynı yetkiye sahip olduğu açıktır” gerekçesine yer vermiştir.
Bölge idare mahkemesi kaldırdığı kararın yerine kendisi karar verir
Kurul kuralı ve istisnasını birlikte kurdu: bölge idare mahkemesi "kural olarak, istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra ilk derece mahkemesi kararındaki maddi ve/veya hukuki eksiklikleri tamamlayarak işin esası hakkında yeniden karar verecek". Sayılı istisnalar dışında "dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi yargılama usulü kurallarına aykırılık teşkil edecektir".
Dosyayı geri gönderebileceği haller sınırlıdır
İstinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dosyanın geri gönderildiği uyuşmazlıkta Daire, beşinci fıkrada sayılan hâllerin tüketici nitelikte olduğunu belirterek, “istinaf merciinin, istinaf başvurusunu kabul edip, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırdıktan sonra, dava dosyasını yeniden karar verilmek üzere ilgili mahkemeye gönderebileceği haller, bunlarla sınırlıdır” gerekçesiyle, bilirkişi incelemesi gerektiği sonucuna varılması hâlinde raporun aldırılarak esasın incelenmesinin de istinaf merciinin görevi olduğuna karar vermiştir.
Eksiklik hangi türden olursa olsun istinaf mercii tamamlar
Daire, Anayasa Mahkemesinin 26/10/2022 tarihli kararına dayandı: uyuşmazlığın bir kısmı hakkında inceleme yapılmaması, eksik hüküm kurulması, dosya tekemmül ettirilmeden karar verilmesi, davanın konusunun hatalı nitelendirilmesi, duruşma yapılmaması gibi hallerde de dosya geri gönderilemez; bölge idare mahkemesi "istinaf başvurusunun kabulü ile kararı kaldırarak işin esası hakkında yeniden bir karar verecek".
Kural esası incelemek, dosya göndermek istisnadır
İlk derece mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dosyanın geri gönderildiği uyuşmazlıkta Daire, “istinaf merciinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine, aksi hâlde ise kararın kaldırılmasına karar vermesi, istinaf mercii tarafından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği durumlarda ise kural olarak, mahkeme kararında tespit edilen maddî veya hukukî eksiklikler tamamlanarak nihaî karar verilmesi gerekmektedir” gerekçesine yer vermiştir. Aynı gerekçe seksen bir kararda tekrarlanmaktadır.
Esastan ret kararı beşinci fıkra hali değildir; dosya geri gönderilemez
İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması üzerine dosyanın geri gönderildiği uyuşmazlıkta Daire, dördüncü fıkra uyarınca istinaf merciinin “işin esası hakkında karar vermesi gerekmektedir” kuralını andıktan sonra, davanın esastan reddedilmiş olmasının beşinci fıkrada sayılan hâllerden sayılamayacağını belirterek, “davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinde yargılama usulü kurallarına uyarlık bulunmamaktadır” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar vermiştir.
Bozma üzerine istinaf incelemesini yine bölge idare mahkemesi yapar
Esas hakkındaki bölge idare mahkemesi kararının bozulmasından sonra dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi üzerine Daire, istinaf başvurusunun kabulü hâlinde kural olarak işin esası hakkında yeniden karar verileceğini, dosyanın gönderilmesinin istisnaî hâllere bağlı olduğunu belirterek, "bozma kararına uyan Bölge İdare Mahkemesinin, bozma kararının gerekçeleri doğrultusunda istinaf incelemesi yaparak yeniden bir karar vermesi gerekmekte" olduğuna karar vermiştir.
Vergi dava dairesi de eksikliği kendisi tamamlar
Daire ölçüyü vergi yargısı için yineledi: beşinci fıkradaki hallerden biri bulunmadığına göre "ilk derece mahkemesi kararında tespit edilen maddi ve/veya hukuki eksikliğin anılan Kanun'un 45. maddesinin 4. numaralı fıkrası uyarınca bölge idare mahkemesince tamamlanarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir".
Benzer yöndeki kararlar
Eksik incelemeyle verilen karar kaldırılıp gönderilmişse de aynı sonuç
Daire, ilk derece mahkemesinin eksik incelemeye dayalı kararının kaldırılarak mahkemesine gönderilmesine dair istinaf dairesi kararını "kesin nitelikte bir karar" saydı ve temyiz edilemeyeceğine hükmetti.
Kararda dayanılan araştırmayı da istinaf mercii yapar
Daire, "Bölge İdare Mahkemesi tarafından kararda dayanılan hususlara ilişkin araştırmalar da yapılarak dosya hakkında karar verilmesi gerekirken İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir" dedi.
Beşinci fıkraya dayanan gönderme kararı temyiz edilemez
İlk inceleme üzerine verilen ret kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin karar "kesin nitelikte bir karar olduğu, anılan kararın 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca temyiz edilmesinin mümkün olmadığı" gerekçesiyle temyiz istemi incelenmeksizin reddedildi.
Uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi beşinci fıkraya aykırılık değildir
Daire, maddi tazminat isteminin 5233 sayılı Kanun, manevi tazminat isteminin sosyal risk ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yolundaki kararda "45. maddesinin 5. fıkrasında belirtilen usul hükümlerine aykırılık bulunmamaktadır" dedi.
45/6 Kararların kesinliği#
Parasal sınırın altındaki idari para cezasında istinaf kararı kesindir
Kurul, kırk altıncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin "konusu para olan davalarda öncelikle uygulanması gerektiği ve 46/1-h bendinin ise bu sisteme istisna teşkil etmediği" sonucuna vardı; buna göre sınırı aşmayan idari para cezası davasında bölge idare mahkemesi kararının kesin olduğu, "dolayısıyla, bu kararın temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır".
Anayasa Mahkemesi, kısmen veya tümden kabul hâlinde kesinliği iptal etti
Anayasa Mahkemesi, altıncı fıkradaki "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." ibaresini "istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali" yönünden iptal etti; karar 26 Haziran 2025'te yürürlüğe girdi. Daire, iptalin "bakılmakta olan uyuşmazlıkta da dikkate alınması gerektiği açıktır" diyerek kısmen kaldırma kararını temyize tabi saydı ve kendi önceki ret kararını kaldırdı.
Benzer yöndeki kararlar
Kırk altıncı maddede sayılmayan davada istinaf kararı kesinleşir
Daire, "istinaf incelemesinden sonra temyiz incelemesine tabi olan davalar arasında sayılmayan ve 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca istinaf incelemesi üzerine kesinleşen karar hakkında temyiz isteminde bulunulması hukuken mümkün" olmadığına hükmetti.
Maddenin geneline ilişkin
Bölge idare mahkemesinin "temyiz yolu açıktır" demesi temyiz hakkı doğurmaz
Baroya kayıt istemine ilişkin kararın temyizinde Kurul, kararın birinci fıkranın (d) bendindeki meslekten çıkarılma ile (e) bendindeki ticari faaliyetin engellenmesi kapsamına girmediğini belirledikten sonra, “temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmesinin, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davalarda ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceği de açıktır” gerekçesiyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar vermiştir.
Altıncı madde kanun yolu dilekçelerine de kıyasen uygulanır
İstinaf harcı sürenin son günü saat 22.17'de yatırılıp dilekçenin bir dakika sonra sisteme yüklendiği uyuşmazlıkta Kurul, hükmün kapsamını dava dilekçesiyle sınırlamayarak, “2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 6. maddesinde, fiziki ortamda verilecek dava dilekçesi üzerine yapılacak işlem ve davanın açılmış sayılacağı tarih düzenlenmiş olup; bu Kanun hükmünün, kanun yoluna başvuru dilekçeleri ve kanun yolu başvurusunun yapılmış sayılacağı tarih hakkında da kıyasen uygulanması gerekmektedir” gerekçesiyle, “başvurunun süresinde yapıldığının kabulü gerekmekte” olduğu sonucuna varmıştır.
Ölçü artık davanın açıldığı tarihteki parasal sınırdır
Yirmi bir bin sekiz yüz yirmi iki liralık idari para cezasına karşı açılan davada Bölge İdare Mahkemesi, İdare Mahkemesi kararını kesin sayarak istinaf istemini incelenmeksizin reddetmişti. Daire, "Usul hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir" diyerek 7550 sayılı Kanun'la getirilen ölçüyü uygulamış; davanın açıldığı 2023 yılı sınırının yirmi bin lira olduğunu saptayarak istinaf incelemesinin esas yönünden yapılması gerektiği sonucuna varmış ve kararı bozmuştur.
Süre aşımından önce kararın temyize tabi olup olmadığı incelenir
Bölge idare mahkemesi, otuz günlük sürenin çok sonra başvurulduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar vermişti. Daire, "söz konusu uyuşmazlığın öncelikle olarak temyize tabilik bakımından değerlendirilmek suretiyle" incelenmesi gerektiğini belirtmiş; elli bir bin liralık tazminat isteminin temyiz parasal sınırının altında kaldığını ve 46. maddede sayılan davalar arasında yer almadığını saptayarak kararın kesin olduğu sonucuna varmıştır.
Teminatın irat kaydından doğan tam yargı davası kapsam dışıdır
Teminatın irat kaydedilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davada Daire, "tam yargı davası niteliği taşıyan bakılan dava ivedi yargılama usulü kapsamında bulunmadığından" kanun yolu başvurusunun bölge idare mahkemesince karara bağlanması gerektiğini belirtmiştir. Temyiz isteminin görev yönünden reddine ve dosyanın istinaf incelemesinde görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.
Değişiklikten önce ölçü kararın verildiği tarihti
Maden Kanunu'na muhalefet nedeniyle verilen idari para cezasına karşı açılan davada Daire, ceza miktarının Bölge İdare Mahkemesince karar verildiği tarihte geçerli olan temyiz parasal sınırının altında kaldığını saptayarak temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar vermiştir. Karar, ölçüyü karar tarihine bağlayan Ek 1. maddenin ikinci fıkrasının 7550 sayılı Kanun'la değiştirilmesinden önce verilmiştir.
İvedi usule tâbi davada istinaf yolu kapalıdır
Bölge İdare Mahkemesi, ihale işlemine ilişkin davada istinaf başvurusunun esasını incelemişti. Daire, kararın "ivedi yargılama usulü kuralları gereğince doğrudan temyize tâbi olduğu ve ivedi yargılama usulüne tâbi olan davalarda anılan Kanun'un 45. maddesinin 8. fıkrası uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı" gerekçesiyle, dosyanın esasa girilmeksizin Danıştaya gönderilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
Vergi davasında da dava açılış tarihi esas alınır
Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu incelenmeksizin reddedilmişti. Daire, "dava açılış tarihi olan 2024 yılı itibarıyla istinaf parasal sınırı olan 31.000-TL'nin üzerinde olan (39.122,30-TL) Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf yolunun açık olduğu anlaşıldığından" kararın istinaf başvurusunun esası incelenmek üzere bozulması gerektiği sonucuna varmıştır.
Benzer yöndeki kararlar
Kural kırk beşinci maddenin sekizinci fıkrasından doğar
Daire, 45. maddenin sekizinci fıkrasında ivedi yargılama usulüne tâbi davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağının kurala bağlandığını belirtmiş; bu usule tâbi uyuşmazlıklarda ilk derece mahkemesi kararının doğrudan temyize tâbi olduğu sonucuna varmıştır.
Aynı ölçü sigorta bildirge cezasında da uygulanmıştır
İş yeri bildirgesinin süresinde Kuruma verilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezasına karşı açılan davada Daire, İdare Mahkemesi kararını kesin sayıp istinaf istemini incelenmeksizin reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.
Aynı sonuç başka kanunun özel usulünde de geçerlidir
5233 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesinde belirtilen usule tâbi uyuşmazlıkta Daire, İdare Mahkemesi kararının doğrudan temyize tâbi olduğunu ve istinaf kanun yoluna başvurulmasının mümkün olmadığını belirtmiş; istinaf başvurusunu inceleyen Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.
Trafikten men ve para cezasında istinaf yolu açıktır
Aracın trafikten men edilmesi ile idari para cezasına karşı açılan davada Daire, istinaf istemlerinin incelenmeksizin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varmış ve kararı bozmuştur.
Karşı istinaf, cevap süresi içinde yapılabilir
Daire, "istinaf dilekçesi ile istinaf yoluna başvuran tarafın, istinaf dilekçesinin karşı tarafa tebliği üzerine kararı daha önce istinaf etmemiş olan karşı tarafın cevap süresi içinde karşı istinaf yoluna başvurmasının kanuna uygun olduğu açıktır" sonucuna varmıştır.
Bölge idare mahkemesi esasa girmeden dosyayı Danıştaya gönderir
Daire, uyuşmazlığın ivedi yargılama usulü uygulanarak çözümlenmesi gerektiğini saptamış; Bölge İdare Mahkemesince esasa girilmeksizin dosyanın Danıştaya gönderilmesi gerekirken esas incelemesi yapılmasını hukuka aykırı bulmuştur.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Değişim | Yürürlük | Ne oldu |
|---|---|---|---|
| 6/1/1982 | 2577 sayılı Kanun | 20/1/1982 | Maddenin ilk hâli |
| 18/6/2014 | 6545 sayılı Kanun | 28/6/2014 | Değişik. Madde başlığıyla birlikte değiştirilerek itiraz kanun yolu terk edilmiş, yerine istinaf kanun yolu getirilmiştir. Kesin olan kararlar tahdidi olarak sayılmış; bunun dışındaki nihai kararların otuz gün içinde bölge idare mahkemesinde istinaf incelemesine tabi olacağı hükme bağlanmıştır. Bu madde başlığı “İtiraz:” iken, 18/4/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. [Kaynak metnin dipnotunda tarih 18/4/2014 olarak geçmektedir; 6545 sayılı Kanunun kabul tarihi 18/6/2014'tür.] |
| 20/7/2017 | 7035 sayılı Kanun | 5/8/2017 | Ek. 20/7/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “aksine hüküm bulunsa” ibaresi “farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa” şeklinde değiştirilmiştir. |
| 20/7/2022 | Anayasa Mahkemesi · E. 2022/48, K. 2022/93 | 17/8/2022 | İptal. Anayasa Mahkemesinin 20/7/2022 tarihli ve E.: 2022/48, K.: 2022/93 sayılı Kararı ile bu fıkranın birinci cümlesi “istinafın kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâli” yönünden iptal edilmiştir. |
| 28/7/2024 | 7524 sayılı Kanun | 2/8/2024 | Değişik · Ek. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) |
| 27/3/2025 | Anayasa Mahkemesi · E. 2024/189, K. 2025/83 | 26/6/2025 | İptal. Anayasa Mahkemesinin 27/3/2025 tarihli ve E.: 2024/189; K.: 2025/83 sayılı Kararı ile bu fıkranın birinci cümlesi "istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali" yönünden iptal edilmiştir. |
| 16/7/2026 | 7589 sayılı Kanun | 31/7/2026 | Değişik. Üçüncü ve beşinci fıkralar yeniden yazılmıştır. Bölge idare mahkemesi, ilk derece kararının sonucunu hukuka uygun bulmakla birlikte gerekçesini yanlış veya eksik bulursa, kararı kaldırmadan gerekçeyi değiştirerek istinaf başvurusunun reddine karar verebilir. Dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderileceği hâller genişletilmiş, buna karşılık bu hâllerin dışına çıkılamayacağı açıkça hükme bağlanmıştır. |
Tarih sütunu kanunlarda kabul, Anayasa Mahkemesi kararlarında karar tarihidir; yürürlük ise hükmün uygulanmaya başladığı tarihtir. Kanun metnindeki değişiklik şerhleri ile mevzuat.gov.tr metninin sayfa altı dipnotlarından ve yürürlük tarihleri tablosundan derlenmiştir.
Metinde atıf yapılan maddeler
- Kanun Numarası
- 2577
- Kabul Tarihi
- 6/1/1982
- Resmî Gazete
- 20/1/1982 · Sayı 17580
- Düstur
- Tertip 5 · Cilt 21 · Sayfa 147
İYUK.com.tr, "İstinaf — İYUK m. 45", erişim tarihi: 10.10.2026.