İçeriğe geç
İYUK.com.tr2577 · 16/7/2026 metni
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu
Birinci Bölüm — Genel Esaslar

Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması

Madde 13

1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.

2. Görevli olmayan adli (…) yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz.

Madde gerekçesi

Kanunun kabulü (6/1/1982)

Tasarıdaki karşılığı: 12'nci madde.

Tasarının ilgili maddesi aynen benimsenmiştir.

“Doğrudan doğruya tam yargı davası açılmasında, görevli olmayan yargı mercilerine başvurulduktan sonra idari yargı yerine başvurulması halinde idareye başvurma mecburiyetinin aranmayacağı esası getirilmiştir.”

6 Ocak 1982 tarihli Millî Güvenlik Konseyi Genel Kurulu görüşmesinde maddeye ilişkin önemli kesitler şunlardır:

Hava Hâkim Albay Zeki Güngör (Adalet Komisyonu Sözcüsü) — ““Doğrudan Doğruya Tam Yargı Davası Açılması” başlıklı 13 ncü madde, idarî eylemlerle ilgili. Bunun hususî hukukta karşılığı, haksız fiiller. Bir kamu hizmeti görüldüğü sırada, kamu hizmetini gören şahsın bu kamu hizmeti sırasındaki eyleminden dolayı meydana gelen bir olay… Yani, buna, İdare Hukukunda, “Eylemden Doğan Tam Yargı Davaları” ismi veriliyor.”

Hava Hâkim Albay Zeki Güngör (Adalet Komisyonu Sözcüsü) — “2 nci fıkraya gelince, 2 nci fıkra şudur: İdarî yargıda, yukarıda bahsettiğimiz gibi, dava açmadan önce idareye başvurma ve bir talepte bulunmak gerekiyor. Adlî yargıda bu yok… Adlî yargıda dava açmış olan bir kimse, yanlışlıkla dava açmış, halbuki idarî yargıda dava açması lazım; adlî yargının görevi reddetmesi üzerine, biraz önce bahsettiğimiz 30 günlük süresi içinde idarî yargıda dava açmışsa, artık, idareye başvurmadı diye davası reddedilmesin; davası, ön şartı yoktur diye reddedilmesin; davasını, idarî yargı mercileri görmeye devam etsin düşüncesiyle 2 nci fıkra getirilmiştir.”

Orgeneral Kenan Evren (Başkan) — “Ama sonradan muttali olur, 1 yıldan sonra muttali olur; onun için 5 yıl diye bir zaman tanınıyor.”

Hava Hâkim Albay Zeki Güngör (Adalet Komisyonu Sözcüsü) — “Bu, daha ziyade, eyleme bizzat maruz kalmayıp da, dolaylı olarak olanlar için 5 yıldır.”

Adalet Bakanı Cevdet Menteş — “Borçlar Kanununda da var aynı hükümler. Dava zamanaşımı süreleriyle ilgili hükümler, idarî yargıda süre olarak gösterilmiş.”

Millî Güvenlik Konseyi S. Sayısı 312 (1/254) · tarama · Millî Güvenlik Konseyi Tutanak Dergisi, 91 inci Birleşim, 6 Ocak 1982 · tarama

7331 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (8/7/2021)

Birinci fıkrada, idari eylemlerden doğan zararlarda idareye yapılan başvuruya cevap verme süresi altmış günden otuz güne indirilmiştir. Hüküm, teklifin üçüncü maddesi olarak önerge verilmeksizin kabul edilmiştir. Görüşmede Danıştay temsilcisi, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 12 nci maddesindeki altmış günlük sürenin değiştirilmemesi hâlinde aynı başvuru bakımından iki ayrı sürenin ortaya çıkacağını belirtmiş; teklif sahibi özel kanunlardaki sürelere dokunulmadığını ifade etmiştir.

Teklif sahibinin Adalet Komisyonunun 22 Haziran 2021 tarihli toplantısındaki sunuşunda süre kısaltmaları şöyle açıklanmıştır:

Yusuf Beyazıt (Tokat, teklif sahibi) — “Bu kapsamda hak arama hürriyetinin daha da geliştirilmesi amacıyla idari başvurulara cevap verme süresi altmış günden otuz güne; idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesis edilmesi talebiyle üst makama yapılan başvurulara cevap verme süresi altmış günden otuz güne; idari eylemler nedeniyle dava açmadan önce idareye yapılan zorunlu başvurulara ilişkin idareye tanınan cevap verme süresi altmış günden otuz güne indirilmekte; idari yargı mercilerince verilen nihai kararların en geç otuz gün içinde yazılması gerektiği hükme bağlanmaktadır.”

23 Haziran 2021 tarihli görüşmede Danıştay temsilcisi şu hususu dile getirmiş, teklif sahibi buna karşılık vermiştir:

Sait Micanoğlu (Danıştay Genel Sekreter Yardımcısı) — “Değişiklikten sonra eğer bu maddedeki “altmış günlük” ibareleri değiştirilmezse 2577 sayılı Kanun'un 13'üncü maddesi kapsamında yapılmış bir başvuruda iki farklı süre öngörülmüş olacaktır. Dolayısıyla, değişiklik yapılırken 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 12'nci maddesinin de gözetilmesi gerektiğini düşünüyorum.”

Yusuf Beyazıt (Tokat, teklif sahibi) — “Zaten altmış günlük süre 659 sayılı Kanun'da da aynen meri, onunla ilgili herhangi bir düzenleme zaten yapılmıyor yani özel kanunlarda süreler tanımlamışsa özel kanunlarda bu kanunla bir değişiklik yapılmadı.”

TBMM Adalet Komisyonu Tutanak Dergisi, 7 nci Toplantı, 22 Haziran 2021 · tarama · TBMM Adalet Komisyonu Tutanak Dergisi, 8 inci Toplantı, 23 Haziran 2021 · tarama · Teklif (2/3697) ile Adalet Komisyonu Raporu, S. Sayısı 274 olarak Genel Kurulda görüşülmüş ve 8/7/2021 tarihinde kabul edilmiştir.

Madde şerhi

Bu madde için şerh henüz yazılmadı.

Kararlar

13/1 Bedensel zararda sürenin başlangıcı#

Danıştay 10. Daire · E. 2022/3850, K. 2025/4460 · 13/10/2025

Bedensel zararda süre kesin sağlık kurulu raporuyla başlar

Daire, bedensel zararlara ilişkin uyuşmazlıklarda 13. maddedeki sürelerin “tedavi sürecinin tamamlanıp, zararın kesin ve net olarak ortaya konulduğu sağlık kurulu raporunun alındığı tarihte başlayacağı”nı belirtmiş; iki yıl geçici süreli rapor ve süren tedavi karşısında sürenin henüz işlemeye başlamadığı sonucuna varmıştır.

Benzer yöndeki kararlar

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu · E. 2021/794, K. 2021/1910 · 20/10/2021

Geçici rapor değil, nihai durumu bildiren rapor esas alınır

Engelli çocuk için 2009 tarihli rapor esas alınarak dava süre aşımından reddedilmişti. Kurul, “nihai durum bildirir sağlık kurulu raporunun 16/09/2014 tarihinde verildiği” değerlendirmesiyle davanın süresinde açıldığı sonucuna varmış, ısrar kararını bozmuştur.

13/1 Bir yıllık ve beş yıllık sürelerin işleyişi#

Danıştay 8. Daire · E. 2020/4072, K. 2022/4022 · 10/06/2022

Süregelen zarar için her zaman başvurulabilir

Daire, “süregelen bir zararın varlığı halinde, bu zararın giderilmesi için her zaman başvuru yapılabileceği ve başvurunun reddi halinde tam yargı davası açılabileceği”ni belirtmiş; İdari Dava Dairelerinin benzer yöndeki kararına atıf yapmıştır.

Danıştay 10. Daire · E. 2022/4950, K. 2023/6676 · 08/11/2023

Süre, önceki davadaki kararın kesinleşmesine göre incelenir

Daire, “anılan davadaki kararın kesinleşme tarihi esas alınarak davanın süresinde olup olmadığı yönünden bir inceleme yapılması gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde davanın süre aşımı nedeniyle reddi” yolundaki kararı bozmuştur.

Aynı gerekçe üç kararda.

Danıştay 8. Daire · E. 2018/3823, K. 2021/6076 · 08/12/2021

Beş yıl içinde yapılan başvuru hak arama özgürlüğünün gereğidir

Daire, “olay tarihinden itibaren beş yıllık süre içerisinde yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine açılan davanın esastan incelenmesi gerekirken, süre aşımı yönünden davayı reddeden” kararı bozmuştur. Maddedeki azami beş yıl, bir yıllık sürenin yanında bağımsız bir imkân olarak okunur.

Aynı gerekçe altı kararda.

Danıştay 10. Daire · E. 2019/12568, K. 2020/3926 · 19/10/2020

Sonradan yapılan başvuru süreyi canlandırmaz

Olaydan beş yıl sonra manevi tazminat istemiyle yapılan başvuru üzerine açılan davada Daire, “dava açma süresini canlandırma olanağı bulunmayan başvuru neticesinde açılan işbu davanın süresinde açılmadığı” sonucuna varmıştır.

Aynı gerekçe altı kararda.

Benzer yöndeki kararlar

Danıştay 10. Daire · E. 2021/6120, K. 2025/1323 · 03/03/2025

Bir yıl içinde ikinci kez başvurmak süreyi canlandırmaz

Daire, 13. maddede “1 yıllık süre içerisinde birden çok kez başvurabileceğine yönelik bir hükme yer verilmediğinden”, aynı zararlar için ikinci kez yapılan başvurunun “dava açma süresini canlandırmayacağı” sonucuna varmıştır.

Danıştay 10. Daire · E. 2021/5619, K. 2024/5891 · 05/12/2024

Salgın tedbirleri zorunlu başvuru süresini de durdurmuştur

Daire, 13. maddedeki zorunlu idari başvuru süresinin “7226 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca Covid 19 tedbirleri kapsamında 13/3/2020 tarihi itibarıyla” durduğunu, 16/6/2020 tarihinde kaldığı yerden işlemeye başladığını saptayarak davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna varmıştır.

13/1 Eylemin idariliğinin öğrenilmesi#

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu · E. 2025/58, K. 2025/46 · 24/09/2025

Vazife malullüğü kararı eylemin idariliğini ortaya çıkarır

Bölge idare mahkemeleri, asker ölümlerinde sürenin ne zaman başladığı konusunda ayrılmıştı. Kurul, idariliğin daha önce öğrenilmediği uyuşmazlıklarda “vazife malullüğü hakkında idare mahkemesince verilen iptal kararının, eylemin idariliğini ortaya çıkaran bir olgu olarak dikkate alınması ve 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer alan bir ve beş yıllık sürelerin, bu kararın tebliğinden itibaren hesaplanması” gerektiğine karar vermiştir.

Danıştay 8. Daire · E. 2021/168, K. 2023/1033 · 07/03/2023

Süre, eylemin idariliği bütün unsurlarıyla öğrenilince başlar

Savcılık bilirkişi raporunda idareye kusur atfedilmemişti. Daire, eylemin idariliğinin bütün unsurlarıyla öğrenilmediğini saptayarak sürenin “ölüm olayının gerçekleştiği 27.09.2017 tarihinden itibaren başlayacağının kabulüne hukuki olanak bulunmamaktadır” demiştir.

Aynı gerekçe on yedi kararda.

Danıştay 6. Daire · E. 2021/568, K. 2021/2729 · 02/03/2021

Depremde süre, sorumlu idarenin öğrenildiği tarihten işler

Daire, deprem afetiyle açığa çıkan idari eylemde 13. madde kapsamında başvurulabilmesi için “davacının zarara uğramasına hangi idarenin/idarelerin sebebiyet verdiğinin öğrenilmesi” gerektiğini belirtmiş; iddianamede ve davetiyede sorumlu idarelere dair belirleme bulunmadığından öğrenmenin bilirkişi raporuyla gerçekleştiğini kabul etmiştir.

Danıştay 8. Daire · E. 2018/437, K. 2021/6077 · 08/12/2021

İdarilik ceza mahkemesi kararıyla öğrenilmişse süre oradan işler

Daire, 13. maddedeki sürelerin “kişilerin haklarını ihlal eden eylemlerin, idare ile illiyet bağının kurulduğu, başka bir ifadeyle eylemin idariliğinin öğrenildiği tarihten itibaren” başlayacağını belirtmiş; olayda idariliğin asliye ceza mahkemesi kararıyla öğrenildiğini kabul ederek süre aşımı kararını bozmuştur.

Benzer yöndeki kararlar

Danıştay 6. Daire · E. 2022/5211, K. 2022/8551 · 11/10/2022

Öğrenme tarihi varsayımla belirlenemez

Daire, eylemin öğrenildiği tarihin varsayımla kabul edilerek “dava açma süresinin hesaplanmasında hukuki isabet bulunmamaktadır” demiştir.

13/1 Zorunlu başvuru ve ön kararın niteliği#

Danıştay 8. Daire · E. 2020/5287, K. 2024/4204 · 05/07/2024

Faiz, idareye başvuru tarihinden işler

Daire, ıslah tarihinden faiz yürütülmesini doğru bulmamış; hükmedilen maddi tazminatın “idareye başvuru tarihi olan 27.01.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte” ödenmesi gerektiğini belirterek kararı düzelterek onamıştır.

Aynı gerekçe üç kararda.

Danıştay 10. Daire · E. 2024/3559, K. 2024/6308 · 12/12/2024

Ön karar idari işlem değildir; amacı sulhen tazmindir

Daire, 13. maddedeki başvurunun amacının “dava yoluna başvurmadan önce idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın idarece sulh yoluyla tazmin edilmesi” olduğunu belirtmiş; ön kararın “iptal davasına konu olabilecek nitelikte bir idari işlem” olmadığı sonucuna varmıştır.

Danıştay 10. Daire · E. 2019/6910, K. 2021/4514 · 04/10/2021

Amacı gerçekleşmeyecekse merci tevdiinden hukuki yarar doğmaz

Ön karar başvurusu yapılmadan dava açılmıştı. Daire, “ön karar müessesesinin, davalı idareyi, davanın açılmasına mahal verilmeksizin uyuşmazlığın taraflar arasında sulh yoluyla çözümlenmesine yönelik olduğu”nu, idarenin bütün aşamalarda sorumluluğu reddettiğini saptayarak bu eksikliği bozma sebebi saymamıştır.

Benzer yöndeki kararlar

Danıştay 10. Daire · E. 2017/1042, K. 2022/2742 · 25/05/2022

Ön karar başvurusunun zımnen reddi iptal davasına konu olmaz

Daire, ön karar alınmasının dava ön şartı olduğunu, bu nedenle 13. madde kapsamındaki başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin “idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte bir işlem olmadığı”nı belirterek, o istem yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerektiğini söylemiştir.

Danıştay 10. Daire · E. 2019/5991, K. 2021/2536 · 24/05/2021

Cevap süresi dolmadan açılan dava incelenmeksizin reddedilemez

Daire, başvuruya “cevap verme süresinin son günü olan 15/12/2017 tarihinden önce 28/11/2017 tarihinde” açılan davanın incelenmeksizin reddini bozmuştur.

İdari eylem, işlem ve hareketsizlik ayrımı#

Danıştay 6. Daire · E. 2004/1477, K. 2004/2115 · 12/04/2004

İdarenin hareketsizliği de bir eylemdir

Daire, olayda idarelerin hareketsiz kaldığını saptamış; “idarenin bu hareketsizliğinin "olumsuz eylem" olarak kabulü gerekmektedir” diyerek zararı eyleme bağlamış ve sürenin 13. maddeye göre hesaplanmasını istemiştir.

Aynı gerekçe üç kararda.

Danıştay 10. Daire · E. 2005/9126, K. 2007/3069 · 28/05/2007

İşlemle eylem ayrılamıyorsa dava bölünmez

Daire, “hak ihlaline neden olmaları yönünden birbirinden ayrılması mümkün olmayan idari işlemler ve idari eylemler nedeniyle açılan davanın, sadece yargılama usulündeki boşluk nedeniyle bölünmesi”ni zorlama bir yorum saymış; sürenin tümüyle 13. madde kapsamında hesaplanmasını hakkaniyet gereği görmüştür.

Benzer yöndeki kararlar

Danıştay 11. Daire · E. 2006/5120, K. 2008/5262 · 13/05/2008

Depremde idarenin hareketsizliği olumsuz eylem sayılır

Deprem sırasında cami minaresinin konutun üzerine düşmesinden doğan zarar istenmişti. Daire, denetim ve kontrol görevlerinin yerine getirilip getirilmediğinin irdelenmesi gerektiğini, olayda “idarenin bu hareketsizliğinin “olumsuz eylem” olarak kabulü” gerektiğini belirterek süre değerlendirmesinin 13. maddeye göre yapılmasını istemiştir.

Danıştay 2. Daire · E. 2021/16092, K. 2022/1209 · 14/03/2022

Emeklilik işlemi eylem değildir, ön karar zorunluluğu doğmaz

Daire, tazminat talebinin dayanağı emeklilik işlemlerinin eylem olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek “2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca dava açmadan önce ilgili idareye başvurma ve idareden ön karar alma zorunluluğu bulunduğundan bahsedilemeyeceği”ni söylemiş, merci tevdi kararını bozmuştur.

Maddenin yorumunda ölçü: mahkemeye erişim#

Danıştay 10. Daire · E. 2019/12625, K. 2023/5006 · 03/10/2023

Ne abartılı şekilcilik ne aşırı gevşeklik: ölçü mahkemeye erişimdir

Daire, dava açma süresini saptarken “bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınılması” gerektiğini belirtmiş; maddenin “mahkemeye erişim hakkını ortadan kaldırmayacak, ancak maddeyi de işlevsiz bırakmayacak” biçimde uygulanmasını istemiştir.

Danıştay 10. Daire · E. 2018/4161, K. 2022/6194 · 20/12/2022

Madde, başvuru hakkını kaldırmadan ama işlevsiz kılmadan yorumlanır

Daire, zararın gerçek miktarının veya illiyet bağının sürelerden sonra ortaya çıkabildiğini belirterek 13. maddenin “yargıya başvuru hakkını ortadan kaldırmayacak, ancak maddeyi de işlevsiz bırakmayacak bir şekilde yorumlanması ve uygulanması” gerektiğini söylemiştir. Eylemin idariliği ve zarar ortaya çıkmadan süre hesaplamak hak arama özgürlüğüyle bağdaşmaz.

Maddeye değinen 323 kararın künye dizini

Değişiklik geçmişi

TarihDeğişimYürürlükNe oldu
6/1/19822577 sayılı Kanun20/1/1982Maddenin ilk hâli
2/7/2018703 sayılı KHK9/7/20182/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 185 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “ve askeri” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
8/7/20217331 sayılı Kanun14/7/2021Birinci fıkrada, idari eylemlerden doğan zararlarda idareye yapılan başvuruya cevap verme süresi altmış günden otuz güne indirilmiştir. Hüküm, teklifin üçüncü maddesi olarak önerge verilmeksizin kabul edilmiştir. Görüşmede Danıştay temsilcisi, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 12 nci maddesindeki altmış günlük sürenin değiştirilmemesi hâlinde aynı başvuru bakımından iki ayrı sürenin ortaya çıkacağını belirtmiş; teklif sahibi özel kanunlardaki sürelere dokunulmadığını ifade etmiştir. 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “altmış” ibaresi “otuz” şeklinde değiştirilmiştir.

Tarih sütunu kanunlarda kabul, Anayasa Mahkemesi kararlarında karar tarihidir; yürürlük ise hükmün uygulanmaya başladığı tarihtir. Kanun metnindeki değişiklik şerhleri ile mevzuat.gov.tr metninin sayfa altı dipnotlarından ve yürürlük tarihleri tablosundan derlenmiştir.

Kanunun künyesi
Kanun Numarası
2577
Kabul Tarihi
6/1/1982
Resmî Gazete
20/1/1982 · Sayı 17580
Düstur
Tertip 5 · Cilt 21 · Sayfa 147
Bu sayfaya atıf

İYUK.com.tr, "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması — İYUK m. 13", erişim tarihi: 10.10.2026.

Kaynak: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, mevzuat.gov.tr. Metin kaynağından birebir aktarılmıştır; sadeleştirilmemiş, kısaltılmamıştır.
Kanun metni, gerekçeler ve kararlar kamuya açıktır. Derlenişleri, seçilen kesitler ve siteye özgü açıklamalar değildir: kullanım ve atıf.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz.