Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik
1. Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.
2. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.
3. (Değişik: 5/4/1990-3622/9 md.) Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması halinde, yeni adresin bildirilmesine kadar dava dosyası işlemden kaldırılır ve varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir yıl içinde yeni adres bildirilmek suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
4. (Değişik: 5/4/1990-3622/9 md.) Dosyaların işlemden kaldırılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına dair kararlar diğer tarafa tebliğ edilir.
Madde gerekçesi
Kanunun kabulü (6/1/1982)
Tasarıdaki karşılığı: 25'inci madde.
Tasarının 25 inci maddesinin 1 inci fıkrasına, dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemesi halinde varsa yürütmenin durdurulması kararının kendiliğinden hükümsüz kalacağı hükmü eklenmiş; yalnız öleni ilgilendiren dava dilekçelerinin iptal edileceği hususu 2 nci fıkra olarak ilave edilmiş, 3 üncü fıkra metinden çıkarılmıştır.
Adalet Komisyonunun tasarı metninde yaptığı değişiklikler:
Yenileme dilekçesi verilmemesi
Tasarı(Tasarıda karşılığı yoktur.)
Komisyon“Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.”
Millî Güvenlik Konseyi S. Sayısı 312 (1/254) · tarama
Tasarı ve Komisyon metinleri S. Sayısı 312'nin taranmış nüshasından aktarılmıştır; taramanın satır sonlarında düşürdüğü harfler tamamlanmış, dönemin yazımı korunmuştur.
3622 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (5/4/1990)
Adres nedeniyle işlemden kaldırılan dosyalarda bir yıl içinde yeni adres bildirilmezse davanın açılmamış sayılacağı esası getirilmiştir.
Kanunun 9 uncu maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“Kanunun 26 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasında yapılan değişiklikle, adres nedeniyle işlemden kaldırılan dosyaların işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir yıl içinde yeni adresin bildirilmesi suretiyle dosyanın yeniden işleme konulması istenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği esası getirilmiştir.”
TBMM S. Sayısı 120 (1/415) — Hükümet tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu · tarama · TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 18, Cilt 43, 99 uncu Birleşim, 5 Nisan 1990 · tarama · Tasarı 1/415, Bakanlar Kurulu 27/2/1988; Adalet Komisyonu raporu ve 120’ye 1 inci Ek. Kanun 5/4/1990 tarihinde kabul edilmiştir.
Madde şerhi
Bu madde için şerh henüz yazılmadı.
Kararlar
26/1 Ölümün yargılama sırasında anlaşılması#
Ölüm gözetilmeden verilen karar bozulur
Davacının yargılama sırasında vefat ettiğinin sonradan anlaşıldığı uyuşmazlıkta Daire, “davacı …'nun 29/08/2017 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, İdare Mahkemesince yukarıda aktarılan 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere, temyize konu kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir” sonucuna varmıştır.
Davacının ölümü hâlinde mahkemece 26. maddeye göre karar verilir
Temyiz aşamasında davacının vefat ettiğinin anlaşıldığı uyuşmazlıkta Daire, “Uyap kayıtlarının incelenmesinden; davacı ...'ın 29/09/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından 2577 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 26. maddesi gereğince bir karar verilmesi gerekmektedir” sonucuna varmıştır. Aynı gerekçe yüz on bir kararda tekrarlanmaktadır.
Benzer yöndeki kararlar
Davayı takip hakkı geçen kişi başvurana kadar dosya işlemden kaldırılır
Taraf sıfatındaki değişiklikte, davayı takip hakkı kendisine geçen kişi başvurana kadar dosyanın işlemden kaldırılması gerekir.
Nüfus kaydından saptanan ölüm üzerine yeniden karar verilir
Nüfus kayıt sorgulamasında davacının vefat ettiğinin görüldüğü uyuşmazlıkta Daire, “davacının vefat ettiği anlaşıldığından, İdari Dava Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 26. maddesinin uygulanması suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir” sonucuna varmıştır.
26/1 Tüzel kişiliğin sona ermesi#
İşlemden kaldırma kararı ara karar değil nihai karardır
Limited şirketin tüzel kişiliği dava devam ederken sona erdiğinde dosyanın yeniden işleme konulması için ihya kararının gerekip gerekmediği konusunda bölge idare mahkemesi vergi dava daireleri arasındaki aykırılığın giderilmesi istenmişti. Kurul şu gerekçeye yer vermiştir: "dosyanın işlemden kaldırılması yönünde verilen kararın ilk iki durumda olduğu gibi ara kararı niteliğinde olduğunun kabul edilmesi, yargılama hukuku kurallarıyla uyuşmayan, dosyanın yeniden işleme konulması talep edilmedikçe davanın sonsuza kadar derdest kalması sonucunu doğuracaktır". Buradan hareketle kararın nihai nitelikte olduğunu ve parasal sınırın üstünde temyize tabi bulunduğunu kabul etmiş; kesin kararla kesin olmayan karar arasındaki aykırılığın bu yolla giderilmesine hukuken olanak bulunmadığından istemi reddetmiştir.
Tüzel kişiliği sona eren şirketin dosyası ancak ihya ile işleme konulur
Dava sürerken ticaret şirketinin tüzel kişiliği sona erip dosya işlemden kaldırılmışsa, davanın kaldığı yerden yürüyebilmesi asliye ticaret mahkemesinin ihya kararına bağlıdır.
Dosya ancak şirketin ihyasıyla yeniden işleme konulabilir
Ticaret sicilinden kaydı silinen davacı şirketin dosyası, tasfiye memurunun başvurusu üzerine yeniden işleme konulup esas hakkında hüküm kurulmuştu. Daire, davanın kaldığı yerden devam edebilmesinin "ancak, taraflardan birinin istemi üzerine asliye ticaret mahkemesinin terkin işleminin türüne göre Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi veya geçici 7. maddesi uyarınca tüzel kişiliğin ihyasına karar vermesi durumunda mümkün" olduğunu belirtmiş; ihya sağlanmadan hüküm kurulmasını yargılama usulüne uygun bulmamıştır.
Benzer yöndeki kararlar
Ihya kararı olmadan dosya yürümez
Daire, “davanın kaldığı yerden devam edebilmesi ancak, istem üzerine asliye ticaret mahkemesinin Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca tüzel kişiliğin ihyasına karar vermesi ile mümkün olabilecektir” demiştir.
Genel kurul kararıyla terkinde de aynı usul işler
Davacı şirketin ticaret sicil kaydı genel kurul kararına istinaden terkin edilmiş ve bu husus Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmişti. Daire, aynı gerekçeyle şirketin ihyası sağlanarak yeniden işleme konulması isteninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmek üzere kararı bozmuştur.
Kişilikteki değişiklik bozma sonrası yargılamada gözetilir
Daire, "davacı şirketin kişiliğinde 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin birinci fıkrası anlamında değişiklik meydana geldiği hususu da gözetilerek karar verilmesi gerekeceği" belirtmek suretiyle, bozma üzerine yapılacak yargılamada hükmün uygulanacağını hükme bağlamıştır.
Terkinle taraf olma ehliyeti sona erer
Daire, ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin "tüzel kişiliğinin, diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığının sona erdiği ve dolayısıyla taraf olma ehliyeti ve yargı mercileri önünde temsil olanağının bulunmadığı" saptamasıyla, şirketin ihyası sağlanarak yeniden işleme konulması isteninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği sonucuna varmıştır.
26/1 ve 26/2 Ölüm hâlinde davanın akıbeti#
Taşınmazı olan davacının ölümünde dilekçe iptal edilmez, dosya işlemden kaldırılır
ÇED olumlu kararının geçersiz sayılması istemiyle açılan davada davacılardan biri yargılama sırasında ölmüştü. Daire, dilekçenin iptalinin "münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili" davalara ait olduğunu, ölene ait bütün hak, mal ve borçların mirasçılara geçeceğini belirtmiş; ölen davacının proje alanında taşınmazı bulunduğundan onun yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermiştir.
İptal davasında ölçüt, işlemin sonucunun terekeye intikal edip etmediğidir
Re'sen emekliye sevk işleminin iptali istemiyle açılan davada davacı ölmüş, mirasçıları davayı takip iradelerini bildirmişti. Daire, tam yargı davalarında mirasçıların takip hakkının doğduğunu belirttikten sonra iptal davaları yönünden ayrım yapmış: "İptali istenen işlemin sonuçları terekeye intikal etmiş veya ileride intikal edecek durumda ise mirasçıların takip hakkı doğar"; buna karşılık sonuçlar ölümle ortadan kalkıyorsa "dosyanın işlemden kaldırılmasına değil dava dilekçesinin iptaline karar verilmesi gerekir".
Hüküm kanun yolu aşamasını da kapsar
Taşınmaz hissesinin bedelsiz iadesi istemiyle açılan davada davacı, istinaf aşamasında ölmüştü. Daire, "2577 sayılı Kanunun 26. maddesi ile dava sırasında tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olması durumunda izlenecek usul belirlenmiş olup, bu usulün kanun yolu safhasını kapsayacak şekilde anlaşılması gerektiği kuşkusuzdur" demiş; iade talebinin sonuçları bakımından mirasçıların takip hakkı bulunduğunu saptayarak kararı bozmuştur.
Benzer yöndeki kararlar
Sonradan öğrenilen ölüm üzerine düzeltme istemi kabul edilir
Davacının yargılama sırasında öldüğü anlaşılan vergi uyuşmazlığında Daire, karar düzeltme isteminin kabulüne ve vergi mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.
26/2 Yalnız öleni ilgilendiren davalar#
"Yalnız öleni ilgilendiren" ibaresinin ölçütü mirasçılara intikaldir
Sağlık Uygulama Tebliğinde değişiklik yapan hükmün iptali istemiyle açılan davada, belirli bir etkin maddeli ilacın kullanılmasına izin verilmemesi uyuşmazlık konusuydu ve davacı yargılama sırasında ölmüştü. Daire, "yalnız öleni ilgilendiren" ibaresinin "münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, gerçek kişiler açısından mirasçılara intikal etmeyecek menfaat ve hakları ifade ettiği" sonucuna varmış ve dava dilekçesinin iptaline karar vermiştir.
Tek encümen kararı ikiye ayrılır: yıkımda işlemden kaldırma, para cezasında dilekçe iptali
Ruhsata aykırı yapı nedeniyle hem yıkıma hem idari para cezasına ilişkin tek bir encümen kararı dava konusu edilmiş, davacı yargılama sırasında ölmüştü. Daire, Anayasa'nın 38. maddesindeki ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin idari para cezalarını da kapsadığını belirterek işlemi ikiye ayırmış: yıkıma ilişkin kısım yönünden davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılması, yalnızca öleni ilgilendiren para cezası kısmı yönünden ise dilekçenin iptali gerektiği sonucuna varmıştır.
Benzer yöndeki kararlar
Ölüm MERNİS sorgusuyla re'sen saptanır
Yurt dışından ilaç teminine ilişkin düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada Daire, UYAP üzerinden yapılan nüfus kayıt sorgulamasıyla davacının yargılama devam ederken öldüğünü saptamış; uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunduğu sonucuna vararak dilekçenin iptaline karar vermiştir.
Sürücüye verilen trafik para cezası yalnızca öleni ilgilendirir
Birden çok işlemin dava konusu edildiği uyuşmazlıkta Daire, araç sürücüsü davacıya verilen trafik para cezasının iptaline ilişkin kısmın "yalnızca öleni ilgilendiren davalardan olması nedeniyle", davacının ölümü dikkate alınarak 26. madde kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini belirtmiştir.
26/3 Adresin bildirilmemesi ve bir yıllık süre#
Bir yıl içinde yeni adres bildirilmezse dava açılmamış sayılır
Daire, önceki kararıyla dosyayı 26. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca işlemden kaldırmış ve bir yıl içinde başvurulmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağını belirtmişti. Karar tarihinden itibaren bir yıl geçtiği hâlde yeni adres bildirilmediği ve dosyanın yeniden işleme konulması istenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Yurt dışı adresine ve MERNİS'e tebligat yapılamaması aynı sonucu doğurur
Danıştayda ilk derece sıfatıyla görülen davada posta ücreti süresinde tamamlanmamış, davacının yurt dışı adresine gönderilen tebligat adresin yanlış olması nedeniyle teslim edilememiş, MERNİS adresi de bulunamamıştı. Daire, 26. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Maddenin geneline ilişkin
Benzer yöndeki kararlar
Mirasçıya tebliğ yapılmadan dosya gönderilemez
Daire, onama kararının davacı mirasçıya tebliğ edilmesi ve tekemmül işlemlerinin tamamlanmasından sonra Danıştaya gönderilmesi için dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Değişim | Yürürlük | Ne oldu |
|---|---|---|---|
| 6/1/1982 | 2577 sayılı Kanun | 20/1/1982 | Maddenin ilk hâli |
| 5/4/1990 | 3622 sayılı Kanun | 10/4/1990 | Değişik. Adres nedeniyle işlemden kaldırılan dosyalarda bir yıl içinde yeni adres bildirilmezse davanın açılmamış sayılacağı esası getirilmiştir. |
Tarih sütunu kanunlarda kabul, Anayasa Mahkemesi kararlarında karar tarihidir; yürürlük ise hükmün uygulanmaya başladığı tarihtir. Kanun metnindeki değişiklik şerhleri ile mevzuat.gov.tr metninin sayfa altı dipnotlarından ve yürürlük tarihleri tablosundan derlenmiştir.
- Kanun Numarası
- 2577
- Kabul Tarihi
- 6/1/1982
- Resmî Gazete
- 20/1/1982 · Sayı 17580
- Düstur
- Tertip 5 · Cilt 21 · Sayfa 147
İYUK.com.tr, "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik — İYUK m. 26", erişim tarihi: 10.10.2026.