Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller
1. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 5/4/1990- 3622/11 md.; Değişik:10/6/1994-4001/14 md.) Ancak, davanın ihbarı (…) Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/22 md.) Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
2. Bu Kanun ve yukarıdaki fıkra uyarınca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıfta bulunulan haller saklı kalmak üzere, vergi uyuşmazlıklarının çözümünde Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
Madde gerekçesi
Kanunun kabulü (6/1/1982)
Tasarıdaki karşılığı: 31'inci madde.
Tasarının ilgili maddesi aynen benimsenmiştir. Genel Kurulda maddeye, vergi uyuşmazlıklarında Vergi Usul Kanununun uygulanacağına ilişkin ikinci fıkra eklenmiş; fıkradaki “ayrık olmak üzere” ibaresi “saklı kalmak üzere” yapılmıştır.
6 Ocak 1982 tarihli Millî Güvenlik Konseyi Genel Kurulu görüşmesinde maddeye ilişkin önemli kesitler şunlardır:
Devlet Bakanı İlhan Öztrak — “Sayın Başkanım, Maliye Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, bir ikinci bent şeklinde ilave sunmuştuk değişiklik önergesiyle; birinci bent hiç değişmiyor… bir ikinci fıkra eklenmesi gerekiyor, vergi usul kanununun hükümlerine atıf yapan bir hüküm.”
Hava Hâkim Albay Zeki Güngör (Adalet Komisyonu Sözcüsü) — “Sayın Başkanım, Komisyon olarak uzun uzun biz bu hususu tartıştık; gerek olmadığı kanısına vardık. Ancak tatbikatta bir tereddüdü önlemek için açıklık getirilmesini sağladığına göre katılırız.”
Hâkim Tuğgeneral Muzaffer Başkaynak (Adalet Komisyonu Başkanı) — “Efendim, bunu, “saklı olmak üzere” diyelim. Böyle “ayrık” kelimesi bizim usulümüzde hiç geçmedi.”
Prof. Dr. Şeref Gözübüyük (Devlet Başkanı Hukuk Danışmanı) — “Sayın Başkanım, tabiî, bu, belli ölçüde tereddüdü giderecek; fakat Vergi Usul Kanununu da idarenin süratle bu kanuna uydurması gerekmektedir. Bunu uyduramadığımız takdirde, yine bazı aksaklıklar devam edip gidecektir… Bu noktanın zabıtlarda bulunmasında yarar var efendim.”
Mehmet Karaduman (Maliye Bakanlığı Temsilcisi) — “Vergi idaresi, Vergi Usul Kanunundaki ekonomik delil sisteminden hareket ederken; vergi yargısı, ekonomik delil sistemini saklı tutan maddî delil sistemine dönerse ve içtihadı o şekle dönüştürürse, bizim, Vergi Usul Kanunundaki vergi inceleme usullerimizin hiçbir etkinliği kalmayacak.”
Millî Güvenlik Konseyi S. Sayısı 312 (1/254) · tarama · Millî Güvenlik Konseyi Tutanak Dergisi, 91 inci Birleşim, 6 Ocak 1982 · tarama
3622 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (5/4/1990)
Bilirkişi seçiminin Danıştay, mahkeme veya hâkime bırakılacağı eklenmiştir.
Kanunun 11 inci maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“31 inci madde, kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bazı hükümlerinin uygulanacağını âmirdir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişi seçimini taraflara bırakan hükmü, idarî yargıda işin uzamasına sebep olmaktadır. Maddenin birinci fıkrasına eklenen cümle ile bilirkişi seçimi Danıştay, mahkeme ve hâkime bırakılmaktadır.”
TBMM S. Sayısı 120 (1/415) — Hükümet tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu · tarama · TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 18, Cilt 43, 99 uncu Birleşim, 5 Nisan 1990 · tarama · Tasarı 1/415, Bakanlar Kurulu 27/2/1988; Adalet Komisyonu raporu ve 120’ye 1 inci Ek. Kanun 5/4/1990 tarihinde kabul edilmiştir.
4001 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (10/6/1994)
Davanın ihbarının mahkemece re’sen yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Tasarının 13 üncü, kanunlaşan metnin 14 üncü maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“Yapılan değişiklikle cümleye sadece “davanın ihbarı” kavramı eklenmiştir. Bilindiği üzere idarî yargıda genellikle kişiler davacı, idare ise davalı durumundadır. İmar mevzuatından doğan uyuşmazlıklarda idarenin işlemi davanın tarafları dışındaki kişilerin de hukukunu etkilemektedir. Menfaatlerin çatışması nedeniyle çoğu kez taraflar üçüncü kişiye davayı ihbar etmediklerinden üçüncü kişiler hak kaybına uğramaktadırlar. Yapılan değişiklikle davanın ihbarı mahkemeye bırakıldığından hak kayıpları önlenmiş olacaktır.”
TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 19, Cilt 62, 115 inci Birleşim, 10 Haziran 1994 (S. Sayısı 409 ve 409'a 1 inci Ek tutanağa eklidir) · tarama · Hükümet tasarısı 1/637, kanun teklifi 2/908; Adalet Komisyonu raporu 22/12/1993, ek raporu 24/2/1994. Kanun 10/6/1994 tarihinde kabul edilmiştir.
Madde şerhi
Bu madde için şerh henüz yazılmadı.
Kararlar
31/1 Adli yardım#
Adli yardım kabul edilmişse tahsil edilmeyen gider için müzekkere yazılır
Bölge İdare Mahkemesi kararını onayan Daire, "adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına" karar vermiştir.
31/1 Bilirkişi#
Raporlar arasındaki çelişki ancak farklı heyetten yeni raporla giderilir
Mahkeme, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi mevcut bilirkişilerden ek rapor alarak gidermeye çalışmıştı. Daire, "Mahkemece farklı bir bilirkişi heyetinden yeni bir bilirkişi raporu almak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerektiği, mevcut bilirkişilerden ek rapor alarak çelişkinin giderilmesinden bahsedilemeyeceğinden" çelişki ortadan kaldırılmaksızın kurulan hükmü hukuka aykırı bulmuştur.
Rapor tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı tanınmadan hüküm kurulamaz
İdare Mahkemesi, hükme esas aldığı bilirkişi raporunu taraflara tebliğ etmeden karar vermişti. Daire, "hükme esas alınan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmeden ve taraflara rapora itiraz hakkı tanınmadan, hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması suretiyle davanın esası hakkında karar verilmesinde usul hükümlerine ve adil yargılanma hakkına uygunluk görülmemiştir" gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Benzer yöndeki kararlar
Bilirkişi incelemesi yapılmadan kurulan hüküm eksik incelemeye dayanır
Daire, "konuya ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu verilen temyize konu Kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır" diyerek Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.
Maddi olay açıklığa kavuşmadan dava sonuçlandırılamaz
İndirimli orana tabi satışlar nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin iadesi isteminin reddine ilişkin davada Daire, "bilirkişi incelemesi yaptırılarak maddi olayın açıklığa kavuşturulması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın sonuçlandırılması hukuka uygun düşmemiş" sonucuna varmıştır.
31/1 Davanın ihbarı#
İhbar koşulları oluşmuşsa mahkeme re'sen ihbar eder
Taşınmazın eski maliklerine iadesine ilişkin uyuşmazlıkta Daire, otuz birinci maddede sayılan "davanın ihbarı için gerekli koşulların oluştuğu" sonucuna varmıştır. İdare Mahkemesinin, taşınmazın iade edileceği kişilere re'sen davayı ihbar etmesi gerektiğini belirtmiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Kararın menfaatini etkileyeceği kişiye ihbar edilir
Haklarında disiplin soruşturması açılması istenen öğretim elemanlarına ilişkin uyuşmazlıkta Daire, verilecek kararın onların menfaatlerini etkileyebileceğini saptamış; Mahkemece yeniden karar verilirken bu kişilere davanın ihbar edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
31/1 Davaya katılma#
Hukuki yararı bulunan üçüncü kişi fer'î müdahil olarak davada yer alabilir
Daire, otuz birinci maddenin üçüncü kişilerin davaya katılması konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na gönderme yaptığını, o Kanun'un altmış altıncı maddesinde üçüncü kişinin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında fer'î müdahil olarak davada yer alabileceğinin kurala bağlandığını aktarmıştır. İstemde bulunan şirketin hukuki yararı bulunduğunu saptayarak davalı idare yanında müdahale isteminin kabulüne karar vermiştir.
Müdahil taraf sıfatını taşımaz; vekâlet ücreti ancak taraf lehine hükmedilir
Daire, "müdahilin davada taraf sıfatını haiz olmadığı, müdahilin de yer aldığı davada hükmün taraflar hakkında verildiği ve vekalet ücretinin ancak taraf lehine hükmedilebileceği açık olduğundan" İdare Mahkemesi kararının vekâlet ücretine ilişkin kısmını hukuka aykırı bulmuştur.
Benzer yöndeki kararlar
Müdahale istemi karara bağlanmadan istinaf incelenemez
Müdahale istemi için gerekli harç ve posta avansını isteyen müzekkere, istemde bulunan odanın elektronik tebligat adresine çıkarılmıştı. Daire bu tebligatta hukuka uyarlık bulunmadığını saptamış; usulüne uygun tebligat yapılıp müdahale istemi hakkında karar verildikten sonra istinaf başvurusunun incelenmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
Müdahilin yaptığı yargılama gideri davalı idareye yüklenemez
Parselasyon işleminin iptali istemiyle açılan davada, düzenleme sahasındaki başka bir taşınmazın maliki müdahil olarak kabul edilmişti. Daire, "müdahale isteminin kabulünde ve buna bağlı olarak da dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi nedeniyle müdahilce yapılan yargılama giderlerinin davalı idareye yüklenmesinde isabet görülmemiştir" sonucuna varmıştır.
31/1 Ehliyet#
Vasi icazeti yoksa dava ehliyeti de temyiz ehliyeti de yoktur
Dosyada vasinin düzenlediği icazet yazısı ile sulh hukuk mahkemesinin izin kararı bulunmuyordu. Daire, "4721 sayılı Kanun uyarınca dava açma ehliyeti bulunmayan davacının, temyiz yoluna başvurma ehliyetinin de bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır" diyerek temyiz isteminin ehliyet yönünden reddine karar vermiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Ehliyetten ret kararına karşı istinaf ehliyet yönünden reddedilemez
Daire, "davanın ehliyet yönünden reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ehliyet yönünden reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır" sonucuna varmıştır.
31/1 Elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakli yoluyla duruşma#
Benzer yöndeki kararlar
Duruşma tarihinde SEGBİS altyapısı yoksa ihlalden söz edilemez
Davacı, ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşmaya katılamadığından savunma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştü. Daire, bu yolla duruşma icrasına ilişkin düzenlemelerin ve altyapının duruşmanın yapıldığı tarihten sonra yürürlüğe girdiğini saptayarak "davacının, SEGBİS yoluyla duruşmaya katılamaması nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiği iddiası yerinde görülmemiştir" demiştir.
31/1 Feragat ve kabul#
Davanın geri alınması göndermenin dışındadır, feragatle karıştırılamaz
İdare Mahkemesi, davacının beyanını feragat sayarak dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmişti. Daire, "2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinde 6100 sayılı Kanun'da yer alan davanın geri alınması hükümlerine atıfta bulunulmadığından" ve davacının temyiz dilekçesindeki beyanları da dikkate alınarak hususların netleştirilmesi gerektiğinden kararı bozmuştur.
Feragatten sonra verilen ek karar esas karardan önce gelir
Mahkeme, esas hakkında karar verdikten sonra feragat dilekçesi üzerine ek kararla karar verilmesine yer olmadığına hükmetmişti. Daire, ek kararın esas hakkındaki kararın yerine geçtiğini ve o kararın hukuk âleminde mevcudiyeti kalmadığını belirterek, kaldırılan karara yönelik başvuruyu incelememiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Feragat üzerine konusu kalmayan dava hakkında karar verilmez
Destek eğitim programlarına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada davacının feragati üzerine Daire, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş; yargılama giderini davacı üzerinde bırakmış ve davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmetmiştir.
31/1 Hâkimin reddi#
Aynı konuda daha önce karar vermiş olmak ret sebebi değildir
Aynı konudaki davalarda ret kararı vererek görüşlerini açıkladıkları, bu nedenle görünüşte tarafsız olma vasfını yitirdikleri ileri sürülerek hâkimlerin reddi istenmişti. Daire, bu iddianın reddi hâkim sebebi olarak değerlendirilemeyeceğini ve reddi istenen hâkimlerin tarafsızlıklarından şüpheyi gerektirecek somut bir durumun oluşmadığını saptayarak istemin reddine karar vermiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Şikâyet üzerine işlem yapılmamışsa çekinme istemi yerinde değildir
Bölge İdare Mahkemesi dairesinin başkan ve üyeleri, davacının şikâyeti nedeniyle çekinme isteminde bulunmuştu. Daire, şikâyet üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını saptayarak çekinme isteminin yerinde olmadığı sonucuna ulaşmış ve istemi reddetmiştir.
Birden çok üye reddedilmişse istem üst mercide incelenir
Daire, elli yedinci maddenin üçüncü fıkrasına göre idare ve vergi mahkemelerinde reddedilen başkan ve üye birden çoksa istemin bölge idare mahkemesince, bölge idare mahkemelerinde birden çoksa Danıştayca inceleneceğini belirterek ret istemini karara bağlamıştır.
31/1 Keşif#
Keşif avansı idareden istenir, yatırılmazsa hazineden karşılanır
Daire, uyuşmazlığın çözümünün mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını zorunlu kıldığını saptamıştır. "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 325. maddesi uyarınca keşif avansının yargılama sonucu haksız çıkan taraftan alınmak şartıyla davalı idareden istenilmesi, davalı idare tarafından da yatırılmaması halinde hazineden karşılanması" suretiyle inceleme yaptırılması gerektiğini belirterek davanın reddi yolundaki kararı bozmuştur.
Benzer yöndeki kararlar
Usulüne aykırı keşif yeniden yapılır
Daire, İdare Mahkemesince usulüne uygun olarak yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varmış ve iptal kararını bozmuştur.
31/1 Tarafların vekilleri#
Vekâletnamesiz işlem yapan vekil yargılama giderini üstlenir
Vekâletnamesiz açılan davada verilen süre içinde usulüne uygun vekâletname sunulmamış, davacı asil de yapılan işlemleri kabul ettiğine dair dilekçe vermemişti. Daire davanın açılmamış sayılmasına karar vermiş; "yargılama giderlerinin 6100 sayılı Kanun'un 77. maddesinin 2. fıkrası uyarınca vekaletnamesiz işlem yapan vekil tarafından karşılanması gerekmektedir" sonucuna varmıştır.
Benzer yöndeki kararlar
Yetkisiz vekille açılan dava açılmamış sayılır
Yargılamanın yenilenmesi istemi yetkisiz vekil tarafından yapılmıştı. Daire, davanın açılmamış sayılması gerektiğini belirterek, istemin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varmıştır.
31/1 Yargılama giderleri#
Hazineden karşılanan keşif ve bilirkişi gideri hazineye ödenir
Kurul, yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasını kırk dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca düzeltmiştir. Keşif harcı, keşif giderleri ve bilirkişi ücreti toplamının davalı idarelerden alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığına verilmesi, kalan kısmın davacıya verilmesi biçiminde hükmü yeniden kurmuştur.
Aleyhine hüküm verilen taraf gideri yüklenir, vekili olan idare lehine ücrete hükmedilir
Dava ehliyet yönünden reddedilmiş, buna karşın davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiş ve yargılama gideri davalı idareye yükletilmişti. Daire, "ehliyet yönünden davanın reddiyle, dolayısıyla davacının aleyhine sonuçlanan davada, davalı idareyi temsil eden vekil bulunmasına karşın davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin davalı idareye yükletilmesi" yolundaki hükmü mevzuata aykırı bulmuştur.
Maddenin geneline ilişkin
Vekille takip edilen davada tebliğ vekile yapılır
Mahkeme kararı ile temyiz dilekçesi, davacı vekili bulunmasına rağmen davacı şirkete tebliğ edilmişti. Kurul, “kararda davacı vekilinin adına yer verilerek bu aşamadan sonra tebliği gerekli evrakların vekile tebliği gerekirken” bunun yapılmadığını saptayarak dosyanın usulüne uygun tekemmülünün sağlanması gerektiğine karar vermiştir.
Vergi uyuşmazlığında Vergi Usul Kanunu'na gidilir
Kurul, dava açma ehliyetini belirlemeden önce hangi usulün uygulanacağını saptamıştır. 1. maddeden 31. maddeye giden zincir, “vergi uyuşmazlıklarının çözümünde Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağı” kuralına ulaşır; ehliyet de oradan belirlenmiştir.
Vekâletname sunulmazsa temyiz isteminde bulunulmamış sayılır
Vekil sıfatıyla işlem yapan avukattan ara kararla vekâletname istenmiş, verilen sürede sunulmamıştı. Daire, "anılan davacılar adına düzenlenmiş vekâletnamenin aslı veya onaylanmış örneğinin dosyaya sunulmadığı gibi, anılan davacılar tarafından da yapılan işlemlerin kabul edildiğinin bir dilekçeyle bildirilmediği anlaşılmıştır" tespitiyle, o davacılar yönünden temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar vermiştir.
Teknik konuda bilirkişi incelemesi re'sen araştırmanın gereğidir
Etik ihlali tespitine dayanan işlemin iptali istemiyle açılan davanın temyiz incelemesinde Daire, “idari yargıda hakim olan ve 2577 sayılı Kanun'un 20. maddesinde ifadesini bulan re'sen araştırma ilkesi gereği, hakim tarafından maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını teminen, dava konusu uyuşmazlığın teknik bir konu olması ve hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasını zorunlu kıld”ığını belirterek kararın bozulmasına karar vermiştir.
Dosya ancak şirketin ihyasıyla yeniden işleme konulabilir
Ticaret sicilinden kaydı silinen davacı şirketin dosyası, tasfiye memurunun başvurusu üzerine yeniden işleme konulup esas hakkında hüküm kurulmuştu. Daire, davanın kaldığı yerden devam edebilmesinin "ancak, taraflardan birinin istemi üzerine asliye ticaret mahkemesinin terkin işleminin türüne göre Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi veya geçici 7. maddesi uyarınca tüzel kişiliğin ihyasına karar vermesi durumunda mümkün" olduğunu belirtmiş; ihya sağlanmadan hüküm kurulmasını yargılama usulüne uygun bulmamıştır.
Düzeltme istemi sürerken feragat edilirse istem kabul edilir
Karar düzeltme istemi incelenirken davacı vekili davadan feragat etmişti. Daire, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğini anarak, “davacının karar düzeltme isteminin bu nedenle kabulü ile” önceki kararının kaldırılmasına ve İdare Mahkemesi kararının davadan feragat nedeniyle bozulmasına karar vermiştir.
Vekil eliyle açılan davada vekâletnamenin aslı veya onaylı örneği dilekçeye eklenir
Avukat aracılığıyla açılan, dilekçe ekinde vekâletname sunulmayan ve ara kararına rağmen eksiklik tamamlanmayan davada Daire, kuralı 2577 sayılı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un birlikte okunmasından çıkararak, "idari davaların, bizzat davacı tarafından veya usulüne uygun olarak düzenlenen bir vekâletname ile tayin edilmiş avukat aracılığıyla açılabileceği; vekil sıfatıyla avukat tarafından açılacak davalarda, vekâletname aslının veya onaylı örneğinin de dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu açıktır." gerekçesiyle dilekçenin 3. maddeye aykırılık nedeniyle reddine karar vermiştir.
Dava konusuz kalsa da gider için yargılamaya devam edilir
Daire, "davanın konusuz kalması durumunda mahkemece yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ve bu tespite göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmektedir" sonucuna varmıştır. Hükmün dayanağı, yirmi dördüncü maddenin (f) bendi ile otuz birinci maddenin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na yaptığı göndermedir.
Davanın açılmasına sebebiyet veren idare gideri yüklenir
Daire, "davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu değerlendirildiğinde, yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idare üzerinde bırakılması ve vekille temsil edilen davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken" aksi yönde kurulan hükmü hukuka aykırı bulmuştur.
Benzer yöndeki kararlar
Haklılık incelenmeden idarenin sorumlu tutulması usule aykırıdır
Daire, "davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumları incelendiğinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı idarenin sorumlu tutulmasına ilişkin temyize konu mahkeme kararında, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden, usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır" sonucuna varmıştır.
Esası incelenmeyen davalarda da haklılık tespit edilir
Daire, "esası incelenmeyen davalarda, davanın esası bakımından yargılama sona ermekte ise de, yargılama giderleri açısından yargılamaya devam edilerek tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumlarının tespit edilmesi gerekmektedir" sonucuna varmıştır.
Hâkim hakkında şikâyette bulunulması tek başına ret sebebi değildir
Daire, ara kararına verilen cevaptan davacının şikâyetinin işleme konulmadığının anlaşıldığını belirterek, “reddi hakim talebinin kabul edilebilmesi için, 6100 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 1. fıkrasında sayılan durumların mevcut olmadığı” gibi başkan ve üyelerin tarafsızlığını şüpheye düşürecek bir hâlin de bulunmadığı sonucuna varmıştır.
İdare dava açıldıktan sonra işlemi iptal ederse gider idarede kalır
Dava açıldıktan sonra ibraz edilen mirasın reddi kararı üzerine idare ödeme emirlerini iptal etmiş, dava konusuz kalmıştı. Daire, davanın açılmasına yol açan tarafın idare olduğunu dava tarihindeki haklılık durumuna göre saptayarak yargılama giderini idare üzerinde bırakmıştır.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Değişim | Yürürlük | Ne oldu |
|---|---|---|---|
| 6/1/1982 | 2577 sayılı Kanun | 20/1/1982 | Maddenin ilk hâli |
| 5/4/1990 | 3622 sayılı Kanun | 10/4/1990 | Ek. Bilirkişi seçiminin Danıştay, mahkeme veya hâkime bırakılacağı eklenmiştir. |
| 2/7/2012 | 6352 sayılı Kanun | 5/7/2012 | Değişik ibare. 2/7/2012 tarihli 6352 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi ile bu fıkrada yer alan “işlemlerde” ibaresi “işlemler ile elektronik işlemlerde” şeklinde değiştirilmiştir. |
| 3/11/2016 | 6754 sayılı Kanun | 24/11/2016 | Ek. 3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve bilirkişi seçimi” ibaresi metinden çıkarılmıştır. |
| 17/10/2019 | 7188 sayılı Kanun | 24/10/2019 | Değişik ibare. 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “işlemler ile elektronik işlemlerde” ibaresi “işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında” şeklinde değiştirilmiştir. |
| 22/7/2020 | 7251 sayılı Kanun | 28/7/2020 | Ek ibare. 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 52 nci maddesiyle, bu fıkraya “tarafların vekilleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi,” ibaresi eklenmiştir. |
Tarih sütunu kanunlarda kabul, Anayasa Mahkemesi kararlarında karar tarihidir; yürürlük ise hükmün uygulanmaya başladığı tarihtir. Kanun metnindeki değişiklik şerhleri ile mevzuat.gov.tr metninin sayfa altı dipnotlarından ve yürürlük tarihleri tablosundan derlenmiştir.
Bu maddenin yolladığı hükümler
Maddede sayılan kurumlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenmiştir. Metindeki ibareye ya da aşağıdaki satıra tıklayarak ilgili hükümlere gidebilirsiniz.
- HMK m. 34-45 Hâkimin davaya bakmaktan yasaklılığı ve reddihakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi
- HMK m. 50-56 Tarafların ehliyetleriehliyet
- HMK m. 65-70 Asli ve fer'î müdahaleüçüncü şahısların davaya katılması
- HMK m. 61-64 Davanın ihbarıdavanın ihbarı
- HMK m. 71-83 Davaya vekâlettarafların vekilleri
- HMK m. 161 Dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesidosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi
- HMK m. 307-312 Davadan feragat ve davayı kabulferagat ve kabul
- HMK m. 84-89 Teminatteminat
- HMK m. 132-134 Karşı davamukabil dava
- HMK m. 266-287 Bilirkişi incelemesibilirkişi
- HMK m. 288-292 Keşifkeşif
- HMK m. 400-406 Delil tespitidelillerin tespiti
- HMK m. 323-333 Yargılama giderleriyargılama giderleri
- HMK m. 334-340 Adli yardımadli yardım
- HMK m. 151 Duruşma düzenimahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler
- HMK m. 445 Elektronik işlemlerelektronik işlemler
- HMK m. 149 Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasıses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında
- Kanun Numarası
- 2577
- Kabul Tarihi
- 6/1/1982
- Resmî Gazete
- 20/1/1982 · Sayı 17580
- Düstur
- Tertip 5 · Cilt 21 · Sayfa 147
İYUK.com.tr, "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller — İYUK m. 31", erişim tarihi: 10.10.2026.