Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar
(Değişik: 18/6/2014-6545/22 md.)
1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.
2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması,
sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar.
3. Kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir.
4. Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır.
5. Temyize konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz.
Madde gerekçesi
Kanunun kabulü (6/1/1982)
Tasarıdaki karşılığı: 49'uncu madde.
Tasarının 49 uncu maddesi daha açık bir biçimde yeniden kaleme alınmıştır.
Adalet Komisyonunun tasarı metninde yaptığı değişiklikler:
Israr kararı
Tasarı“Mahkeme bozmaya uymayarak önceki kararında ısrar ederse, ısrar kararının ilgili tarafından temyizi halinde, dava, konusuna göre İdare veya Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca incelenir. İlgili Danıştay Dava Dairesinin kararına uyulursa mahkemenin kararı bozulur; aksi halde onaylanır.”
Komisyon“Vergi ve tam yargı davalarında mahkeme bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebilir. Israr kararının ilgili tarafından temyizi halinde, dava, konusuna göre Danıştay İdare veya Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca incelenir. … Danıştay İdare ve Vergi Dava Daireleri Genel Kurulları kararlarına uyulması zorunludur.”
“Temyiz incelemesi ve bozma sebepleri 521 sayılı Kanundan aynen alınmıştır.”
Millî Güvenlik Konseyi S. Sayısı 312 (1/254) · tarama
Tasarı ve Komisyon metinleri S. Sayısı 312'nin taranmış nüshasından aktarılmıştır; taramanın satır sonlarında düşürdüğü harfler tamamlanmış, dönemin yazımı korunmuştur.
3622 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (5/4/1990)
Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda ısrar hakkı tanınmamıştır.
Kanunun 18 inci maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“Kanunun 49 uncu maddesine eklenen 6 ncı fıkra ile Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda dava daireleri ile İdarî veya Vergi Dava Daireleri Genel Kurul kararlarının temyiz incelemesi sonucunda verilen kararlara karşı ısrar hakkı tanınmamakta, maddenin diğer fıkralarının kıyasen uygulanacağı belirtilmektedir.”
TBMM S. Sayısı 120 (1/415) — Hükümet tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu · tarama · TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 18, Cilt 43, 99 uncu Birleşim, 5 Nisan 1990 · tarama · Tasarı 1/415, Bakanlar Kurulu 27/2/1988; Adalet Komisyonu raporu ve 120’ye 1 inci Ek. Kanun 5/4/1990 tarihinde kabul edilmiştir. Bu değişiklik yürürlükte değildir: hüküm daha sonra 18/6/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunla yeniden yazılmıştır. Bu sebeple kanun metnindeki dipnotlarda artık görünmez.
6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (18/6/2014)
Madde başlığıyla birlikte değiştirilerek temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar yeniden düzenlenmiştir.
Tasarının 14 üncü, kanunlaşan metnin 22 nci maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“Maddeyle, temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar düzenlenmektedir. Mevcut uygulamada verilen onama, düzelterek onama, kısmen onama ve kısmen bozma ile bozma şeklindeki karar türleri korunmaktadır.”
TBMM S. Sayısı 592 (Dönem 24, Yasama Yılı 4) — Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu · tarama · Kanun 18/6/2014 tarihinde kabul edilmiştir. İstinafa ilişkin hükümler, bölge idare mahkemelerinin Resmî Gazetede ilan edilen göreve başlama tarihinden (20/7/2016) itibaren uygulanmaya başlamıştır.
Madde şerhi
Bu madde için şerh henüz yazılmadı.
Kararlar
49/1-b Faiz başlangıcının düzeltilmesi#
Bölge idare mahkemesi kararının hüküm fıkrası da düzeltilerek onanır
Manevi tazminata idareye başvuru tarihinden faiz yürütülen davada Daire, faizin dava tarihinden işletilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Düzeltmeyi yalnız İdare Mahkemesi kararında değil, istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına da işleyerek 49. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kararı düzelterek onamıştır.
Faiz başlangıcı: başvuru varsa başvuru, yoksa dava tarihi
Parasal hakların hak ediş tarihinden itibaren işletilecek faizle ödenmesine hükmedilen davada Daire, yasal faizin başlangıcı bakımından şu gerekçeye yer vermiştir: "idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır". Yanlışlığı yeniden yargılama gerektirmeyen kapsamda görerek hüküm fıkrasını dava tarihi esas alınacak biçimde düzeltmiş ve kararı onamıştır.
Benzer yöndeki kararlar
Faiz yanlışlığı yeniden yargılama gerektirmez
Daire, faiz başlangıcının hak ediş tarihi olarak belirlenmesini hukuka aykırı bulmuş; "bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan" hüküm fıkrasını dava tarihine göre düzeltmiştir.
Islahla artırılan miktara da başvuru tarihinden faiz işler
Maddi tazminatın ıslahla artırılan kısmına ıslah dilekçesinin tebliğ tarihinden faiz yürütülmüştü. Daire, tazminatın tamamına idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği sonucuna varmış ve hüküm fıkrasını bu yönde düzelterek kararı onamıştır.
Tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihi düzeltilerek onanmıştır
Bölge İdare Mahkemesince hükmedilen tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihine yönelik temyiz isteminde Daire, kararı bu yönden düzelterek onamıştır.
49/1-b Vekâlet ücretinin düzeltilmesi#
Vekille takip edilmeyen dava için idare lehine ücrete hükmedilmez
Davanın reddi üzerine davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilen davada Daire şu gerekçeye yer vermiştir: "davalı idarenin, davayı vekili aracılığıyla takip etmediği görüldüğünden, davalı idare lehine, avukatlık ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir". Bunu yeniden yargılama gerektirmeyen eksiklik sayarak ilgili ibarenin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle kararı düzelterek onamıştır.
Ücretin yanlış tarafa yükletilmesi düzeltme kapsamındadır
Davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine hükmedilen vergi davasında Daire, bunu "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik" saymıştır. Hüküm fıkrasındaki ibareyi ücretin davalı idare tarafından davacıya ödenmesi biçiminde düzelterek kararı onamıştır.
Benzer yöndeki kararlar
Ücret, kararın verildiği tarihte yürürlükteki tarifeye göre belirlenir
Reddedilen manevi tazminat yönünden takdir edilen avukatlık ücretinin hangi tarifeye göre belirleneceği uyuşmazlığında Daire, ücretin "anılan kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenmesi gerektiği açıktır" gerekçesine yer vermiş, hüküm fıkrasını bu tarifeye göre düzelterek kararı onamıştır.
Seri davalarda ücret tarifedeki indirimli oran üzerinden belirlenir
Seri davalarda takdir edilen vekâlet ücretine yönelik temyiz isteminde Daire, "taraf vekillerinin harcadığı emek ve mesai dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin seri davalara ilişkin maddesi uyarınca tam ücretin yüzde altmışı oranında belirlenen ücrete hükmedilmesi gerektiği sonucuna varmış, hüküm fıkrasını bu yönde düzelterek onamıştır.
Ücret toplamındaki hesap hatası düzeltilir
Hüküm fıkrasında davalı idareye verilecek vekâlet ücretinin toplamı yanlış hesaplanmıştı. Daire, 49. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tutarı düzelterek kararı onamıştır.
Düzeltme oyçokluğuyla da yapılabilir
Geçici faaliyet belgesi veya çevre izin belgesi olmaksızın faaliyet gösterdiğinden bahisle verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada Daire, temyiz isteminin reddine karar vermiş; Bölge İdare Mahkemesi kararının yalnız vekâlet ücretine ilişkin kısmını, iki üyenin karşı oyuyla düzelterek onamıştır.
Maktu yerine tarifedeki oranlı ücrete hükmedilmesi gerekir
İdare Mahkemesince maktu vekâlet ücretine hükmedilen davada Daire, tam ücretin yarısı oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varmış; Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığından hüküm fıkrasını bu yönde düzeltmiştir.
Hüküm fıkrasına eksik kalan ücret ibaresi eklenir
Vekille temsil edilen davalı belediye lehine vekâlet ücretine hükmedilmemişti. Daire, bunu yeniden yargılama gerektirmeyen eksiklik sayarak hüküm fıkrasına ücrete ilişkin ibarenin eklenmesi suretiyle kararı düzelterek onamıştır.
İlk aşamada hükmedilen ücret için yeniden takdir yapılmaz
Bozmadan sonra verilen kararda davacı lehine yeniden vekâlet ücreti takdir edilmişti. Daire, "ilk aşamada taraflar lehine karşılıklı olarak vekâlet ücretine hükmedildiği halde, davacı lehine yeniden vekâlet ücreti takdir edilmesinde hukuki isabet görülmemiştir" gerekçesiyle ilgili ibarenin çıkarılması suretiyle kararı düzelterek onamıştır.
49/2 Bozma sebepleri#
Duruşma istemine rağmen duruşma yapılmaması bozma sebebidir
Davacı duruşma isteminde bulunduğu halde İdare Mahkemesince duruşma yapılmaksızın karar verilmişti. Daire, "davacının duruşma isteminde bulunmasına karşın İdare Mahkemesince duruşma yapılmadan verilen karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır" gerekçesiyle kararı bozmuş; bozma üzerine yeniden karar verileceğinden esasa ilişkin temyiz iddialarını bu aşamada incelememiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Davanın reddine ilişkin Daire kararı bozulmuştur
Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin iptali istemiyle açılan davada Kurul, davacının temyiz isteminin kabulüne ve davanın reddine ilişkin Daire kararının bozulmasına karar vermiştir.
Usul hükmüne aykırılık esasa girilmeden bozmayı gerektirir
Duruşma istemine karşın duruşma yapılmadan verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararı Daire bozmuş; bozma üzerine yeniden karar verileceğinden davacının esasa ilişkin temyiz iddialarını incelememiştir.
49/3 Kısmen onama, kısmen bozma ve kesinleşen kısım#
Onanarak kesinleşen kısım yeniden temyiz edilemez
Aracın altmış gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemi, Dairenin kısmen onama kısmen bozma kararıyla onanarak kesinleşmiş; davalı idare bu kısma yönelik temyiz başvurusunda bulunmuştu. Daire, "kesinleşen kısma yönelik temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır" gerekçesiyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar vermiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Bozulan kısım yönünden dosya daireye geri gönderilir
Gemiadamları ve Kılavuz Kaptanlar Yönetmeliğinin çeşitli hükümlerinin iptali istemiyle açılan davada Kurul, Daire kararının iptale ilişkin kısmını onamış, davanın reddine ilişkin kısmını bozmuş; bozulan kısım yönünden yeniden karar verilmek üzere dosyanın Daireye gönderilmesine karar vermiştir.
İki madde yönünden bozma, diğerleri yönünden onama
İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin iptali istemiyle açılan davada Kurul, Daire kararının dava konusu 9. ve 15. maddeler yönünden davanın reddine ilişkin kısmını bozmuş, diğer maddelere ilişkin kısmını onamıştır.
Hükmün kimi ibaresi yönünden bozma, kimi yönünden onama
Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmeliğin çeşitli hükümlerinin iptali istemiyle açılan davada Kurul, Daire kararının bir kısım hüküm yönünden onanmasına, bir kısım ibare yönünden bozulmasına karar vermiştir.
İptale ilişkin kısım onanır, redde ilişkin kısım bozulur
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından verilecek idari para cezalarına ilişkin yönetmeliğin iptali istemiyle açılan davada Kurul, Daire kararının iptale ilişkin kısmını onamış, davanın reddine ilişkin kısmını bozmuştur.
Yönetmeliğin maddeleri ayrı ayrı onanıp bozulur
Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmeliğin çeşitli maddelerinin iptali istemiyle açılan davada Kurul, Müşterek Kurul kararının Yönetmeliğin 11. maddesinin iptaline ilişkin kısmını onamış, diğer maddelere ilişkin kısımları yönünden bozmuştur.
Vergi davasında hüküm fıkraları ayrılarak onanır ve bozulur
Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusu üzerine verilen Vergi Dava Dairesi kararının temyizen incelenmesinde Daire, iade talebinin reddine dair işlem ile tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasını onamış, vergi inceleme raporuna ilişkin hüküm fıkrasını bozmuştur.
49/4 Danıştay dairesinin ısrar yetkisinin bulunmaması#
Danıştay dairesi kendi kararında ısrar edemez
Meslekten çıkarma kararlarının iptali istemiyle ilk derecede görülen davada Dairenin kararı Kurulca bozulmuştu. Daire, "ilgili Danıştay Dairelerinin ısrar hakkı bulunmadığından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına Dairemizce uyulması yasal zorunluluktur" gerekçesiyle bozma kararına uyulmasına ve davanın reddine karar vermiştir.
Bölge idare mahkemesine tanınan ısrar yetkisi Danıştay dairesine tanınmamıştır
Toplu sözleşme ikramiyesine ilişkin hükmün iptali istemiyle ilk derecede görülen davada Daire kararının bir kısmı Kurulca bozulmuştu. Daire, bozma kararına uyarak gerekçesinde şu hususa yer vermiştir: "Danıştay'da ilk derece mahkemesi olarak bakılan davalarda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen bozma kararlarına karşı, Danıştay dava dairelerine eski kararlarında ısrar edebilme yetkisinin tanınmaması ve söz konusu bozma kararlarına uyulmasının zorunlu olması".
Benzer yöndeki kararlar
Bozma kararına uyularak önceki iptal kararından dönülmüştür
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu personelinin giyim yardımına ilişkin usul ve esaslardaki asgari çalışma süresi koşulunun iptali istemiyle açılan davada Daire, Kurulun bozma kararına uyarak davanın reddine karar vermiştir.
Bozma kararına uyularak davanın reddi
Cumhurbaşkanlığına tahsisli lojmanda oturan davacıdan tahsil edilen işgaliye bedeline ilişkin davada Daire, Kurulun bozma kararına uyarak davanın reddine karar vermiştir.
Maddenin geneline ilişkin
Uyulan bozmadan sonraki temyiz incelemesi bozmaya uygunlukla sınırlıdır
Mahkeme Daire bozmasına uymuş, sonraki temyizde karar yeniden bozulmuştu. Kurul, incelemenin “bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır” kuralının 6545 sayılı Kanun'la kanun hükmü hâline getirildiğini belirtmiş; kanunda geçmişe etkili değişiklik, içtihadı birleştirme kararı ya da iptal kararı gibi istisnalar bulunmadıkça incelemenin bu sınır içinde kalacağını ortaya koymuştur.
Eksiklik yeniden yargılama gerektirmiyorsa hüküm fıkrası düzeltilir
Daire, yargılamanın yenilenmesi istemini reddetmiş ancak savunma veren davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmetmemişti. Kurul, bu "eksikliğin, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından", 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın hüküm fıkrasına vekâlet ücretine ilişkin ibarenin eklenmesine karar vermiştir.
Hazineden karşılanan keşif ve bilirkişi gideri hazineye ödenir
Kurul, yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasını kırk dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca düzeltmiştir. Keşif harcı, keşif giderleri ve bilirkişi ücreti toplamının davalı idarelerden alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığına verilmesi, kalan kısmın davacıya verilmesi biçiminde hükmü yeniden kurmuştur.
Bölge idare mahkemesi kaldırdığı kararın yerine kendisi karar verir
Kurul kuralı ve istisnasını birlikte kurdu: bölge idare mahkemesi "kural olarak, istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra ilk derece mahkemesi kararındaki maddi ve/veya hukuki eksiklikleri tamamlayarak işin esası hakkında yeniden karar verecek". Sayılı istisnalar dışında "dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi yargılama usulü kurallarına aykırılık teşkil edecektir".
Eksiklik hangi türden olursa olsun istinaf mercii tamamlar
Daire, Anayasa Mahkemesinin 26/10/2022 tarihli kararına dayandı: uyuşmazlığın bir kısmı hakkında inceleme yapılmaması, eksik hüküm kurulması, dosya tekemmül ettirilmeden karar verilmesi, davanın konusunun hatalı nitelendirilmesi, duruşma yapılmaması gibi hallerde de dosya geri gönderilemez; bölge idare mahkemesi "istinaf başvurusunun kabulü ile kararı kaldırarak işin esası hakkında yeniden bir karar verecek".
Bozmaya uyulduğu yazılsa da istenen araştırma yapılmamışsa karar bozulur
Bozma kararında belirli belgelerin istenmesi ve araştırma yapılması gerektiği belirtilmişti. Daire, temyize konu kararda “bozma kararına uyulduğu belirtilmesine karşın” istenen belgelerin istenmediğini ve araştırmanın yapılmadığını saptayarak, “bozma kararında belirtilen hususlar karşılanmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır” sonucuna varmıştır.
Israr hariç 50. madde hükümleri Danıştay kararlarına kıyasen uygulanır
Daire, 50. maddenin beşinci fıkrasındaki ısrar ve kurul kararlarına uyma zorunluluğu kuralı ile 49. maddenin dördüncü fıkrasındaki “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır” kuralını birlikte anarak, Danıştay dava dairelerinin ilk derece sıfatıyla verdiği kararlar bakımından ısrar yolunun bulunmadığını ortaya koymuştur.
Danıştay dairesine ilk derece kararında ısrar imkânı tanınmamıştır
Daire, ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın Kurulca bozulması üzerine yeniden karar vermişti. Kararda, “Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması halinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkanı tanınmadığından” bozma kararına uyulması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkeme dilekçeyi reddetmek yerine esasa girerse karar bozulur
“İdare Mahkemesince söz konusu işlemler için ayrı ayrı dava açılmak üzere 2577 sayılı Kanun'un 15/1-(d) maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.”
Dilekçe reddi gerekirken esasa girilmesi bozma sebebidir
Kimin için ne kadar manevi tazminat istendiği netleştirilmeden esasa girilmesi hukuka uygun bulunmamış, istinaf başvurusunun reddi kararı bozulmuştur.
Dilekçe reddi gerekirken esasa girilmesi bozma sebebidir
Daire, “uyuşmazlık konusu her iki işleme karşı tek dilekçe ile dava açılması hukuken mümkün olmadığından” dilekçenin reddi gerekirken işin esasına girilmesini bozma sebebi saymıştır.
İvedi usulde Danıştay esası kendisi karara bağlar
Yetkisiz mahkemece esası incelenerek verilen kararın temyizinde Daire, "ivedi yargılama usûlünde, verilen karar kesin olmak üzere, temyiz incelemesini yapan Danıştay'a inceleme ve tahkikat görevinin verildiği" saptamasını yapmıştır. Bu kuralın görevli ve yetkili mahkemece verilen kararlar için geçerli olduğunu, 49. maddedeki görev ve yetki dışında bir işe bakılması sebebinin ivedi usulden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Aynı yönde: istem karşılanmadan verilen karar bozulur
Daire, "davacının duruşma isteminde bulunmasına karşın İdare Mahkemesince duruşma yapılmadan karar verilmesinde usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir" diyerek kararı 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca bozmuştur.
Aynı yönde: hüküm fıkrasına ekleme yapılarak onanır
Daire, vekâlet ücretine hükmedilmemesine yönelik "eksikliğin, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından" mahkeme kararının hüküm fıkrasına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen tutarın eklenmesi suretiyle kararı onamıştır.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Değişim | Yürürlük | Ne oldu |
|---|---|---|---|
| 6/1/1982 | 2577 sayılı Kanun | 20/1/1982 | Maddenin ilk hâli |
| 18/6/2014 | 6545 sayılı Kanun | 28/6/2014 | Değişik. Madde başlığıyla birlikte değiştirilerek temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar yeniden düzenlenmiştir. Bu madde başlığı “Kararın bozulması:” iken, 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. |
Tarih sütunu kanunlarda kabul, Anayasa Mahkemesi kararlarında karar tarihidir; yürürlük ise hükmün uygulanmaya başladığı tarihtir. Kanun metnindeki değişiklik şerhleri ile mevzuat.gov.tr metninin sayfa altı dipnotlarından ve yürürlük tarihleri tablosundan derlenmiştir.
Metinde atıf yapılan maddeler
- Kanun Numarası
- 2577
- Kabul Tarihi
- 6/1/1982
- Resmî Gazete
- 20/1/1982 · Sayı 17580
- Düstur
- Tertip 5 · Cilt 21 · Sayfa 147
İYUK.com.tr, "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar — İYUK m. 49", erişim tarihi: 10.10.2026.