Dilekçelerin verileceği yerler
Dilekçeler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara gönderilmek üzere idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir.
Madde gerekçesi
Tasarıdaki karşılığı: 3'üncü madde.
Tasarının ilgili maddesi aynen benimsenmiştir.
Millî Güvenlik Konseyi S. Sayısı 312 (1/254) · tarama
Madde şerhi
Bu madde için şerh henüz yazılmadı.
Kararlar
Asliye hukuk hâkimliğinin yükümlülüğü ve kayıt tarihi#
Harç ve posta ücreti eksikliği dilekçenin kayda alınmamasını haklı kılmaz
Asliye hukuk hâkimliğine havale ettirilen dilekçenin harç ve posta ücreti tamamlanmadığı gerekçesiyle kayda alınmaması üzerine davanın süre aşımından reddedildiği uyuşmazlıkta Kurul, "davacının eksik harcı ve posta ücretini tamamlamadığından bahisle Asliye Hukuk Hakimliğinin dava dilekçesini kayda almama gibi bir yetkisi bulunmamaktadır." saptamasını yaparak, bunun sonucunu da davacıya yüklememiş; "dava açma iradesini somut olarak ortaya koymasına rağmen, harç ve posta ücreti tamamlanmadığı gerekçesiyle dilekçenin kayda alınmamış olması, dava açma süresinin geçirildiği sonucunu doğurmayacaktır." gerekçesine yer vermiştir. Kararda mahkemelerin yargılama usullerini uygularken "davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten" kaçınması gerektiği de vurgulanmıştır.
Asliye hukuk hâkimliği kendisine verilen dilekçeyi kayda almakla yükümlüdür
Asliye hukuk mahkemesinin dilekçeyi kabul etmemesi nedeniyle davanın süresinde açılmamış sayıldığı uyuşmazlıkta Daire, 4. ve 6. maddelerden çıkan usulü belirleyerek, "dava dilekçesi ve eklerinin, Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıkları dışında 2577 sayılı Kanun'da dilekçelerin verilebileceği yerlerden biri olarak sayılan asliye hukuk hakimliklerine verilmesi durumunda, harç ve posta ücretleri alındıktan ve deftere kaydı yapıldıktan sonra en geç üç gün içinde Danıştay'a veya ait olduğu mahkeme başkanlığına taahhütlü olarak gönderilmesi gerekmekte olup, dava dilekçesi eline ulaşan mahkeme tarafından dilekçe üzerinde ilk inceleme yapılacağı ve bir eksiklikle karşılaşılması durumunda da davanın görüm ve çözümünde yetkili mahkeme tarafından gerekli kararların verileceği açıktır." gerekçesine yer vermiş; kurala uyulmamasının sonucunu ise "asliye hukuk mahkemesince kendisine verilen dava dilekçesinin kabul edilmemesi ve kayda alınmaması durumunda ilgili asliye hukuk mahkemesince hem yetki aşımında bulunulacağı, hem de 2577 sayılı Kanun'la tanınmış olan dava dilekçesini yenileme hakkının davacının elinden alınacağı, dolayısıyla hak arama hürriyeti ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edileceği açıktır." biçiminde belirlemiştir.
Dava, dilekçenin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır; kayıt hangi mahkemede olursa olsun
Dilekçe yetkili mahkemeye gönderilmek üzere dördüncü maddedeki yerlerden birine verilmişti. Daire, altıncı maddenin birinci fıkrasındaki "davanın bu kaydın yapıldığı tarihte açılmış sayılacağı" kuralını uyguladı ve davanın "süresinde açıldığı anlaşılmaktadır" diyerek süre aşımı kararını kanun yararına bozdu.
Benzer yöndeki kararlar
Asliye hukuk mahkemesi kayıt tarihi özel dava açma süresinde esas alınır
"Asliye Hukuk Mahkemesi kayıtlarına 10/11/2011 tarihinde giren dilekçe ile davanın 15 günlük özel dava açma süresi içinde açıldığı anlaşıldığından, davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır."
Dava, dilekçenin deftere kaydedildiği tarihte açılmış sayılır
4. maddede yazılı yerlere verilen dilekçelerin "harç ve posta ücretleri alındıktan sonra deftere derhal kayıtları yapılarak kayıt tarih ve sayısı dilekçenin üzerine yazılacağı ve davanın bu kaydın yapıldığı tarihte açılmış sayılacağı" belirtilerek, dava açma tarihi kayıt tarihine bağlanmıştır.
Dilekçenin verilebileceği yerlerin sınırlı sayıda oluşu#
Dilekçenin verilebileceği yerler kanunda tahdidî olarak sayılmıştır
Dava dilekçesinin Posta ve Telgraf Teşkilatı aracılığıyla gönderildiği ve davanın süre aşımından reddedildiği uyuşmazlıkta Kurul, maddedeki sayımın örnekleyici değil sınırlayıcı olduğunu, kanun koyucunun anılan teşkilata maddede yer vermediğini gözeterek, "dava dilekçesinin, davacı tarafından bizzat veya usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnameye dayanarak tayin edeceği vekili (avukat) tarafından Kanun'da tahdidi olarak sayılan yerlere verilmesi gerektiği açıktır." gerekçesine yer vermiş; sayımın geniş tutulmasının amacını da "Anılan maddede dilekçenin verilebileceği yerler olarak belirtilen yargı yerleri ve makamların kişinin dava açma hakkını engellemeyecek şekilde geniş tutulduğu görülmekle birlikte, bu düzenlemedeki asıl amacın, kişilerin gıyabında haberleri olmadan açılacak davaların ya da olumsuz sonuçlara yol açabilecek ihtilafların önlenmesi, bu konuda güvenliklerinin sağlanması olduğu anlaşılmaktadır." saptamasıyla ortaya koymuştur.
Benzer yöndeki kararlar
Maddenin amacı dilekçeyi kimin verdiğinin denetlenebilmesidir
Sayımın geniş tutulmuş olması onu örnekleyici kılmaz; "bu düzenlemedeki asıl amacın, kişilerin gıyabında haberleri olmadan açılacak davaların ya da olumsuz sonuçlara yol açılabilecek ihtilafların önlenmesi, bu konuda güvenliklerinin sağlanması olduğu anlaşılmaktadır."
Dilekçeyi kimin verebileceği#
Dilekçeyi ancak davacının kendisi ya da vekâletnameli avukatı verebilir
Daire, “usulüne uygun hazırlanan imzalı dava dilekçelerinin bizzat davacı veya usulüne uygun olarak düzenlenen bir vekaletname ile tayin edilmiş vekil (avukat) tarafından” maddede sayılan yerlere verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Dilekçeyi davacının yakını veremez
Dilekçenin "bizzat davacı tarafından veya usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnameye dayanarak tayin edeceği vekili (avukat) tarafından verilmesi gerekirken, davacıyı temsil yetkisi bulunmayan kardeşi ...tarafından verildiği anlaşılmış olup, bu haliyle dava dilekçesinin kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır."
Mahkemenin bulunmadığı yer ölçütü ve büyükşehir#
Büyükşehir sınırındaki ilçe, madde bakımından ayrı yer sayılmaz
Daire, “büyükşehir belediyesi bulunan yerlerde bu belediye sınırları içerisinde yer alan ilçelerin 4'üncü maddenin uygulanması açısından ayrı yer olarak kabulü olanaklı değildir” demiş; dava, asliye hukuk hâkimliği kaydına girdiği tarihte değil mahkeme kaydına girdiği tarihte açılmış sayılmıştır.
İlçenin ayrı olması, mahkemenin bulunmadığı yer saymaya yetmez
Temyiz dilekçesi asliye hukuk hâkimliğine verilmişse de, ilçe büyük ilin içinde yer aldığından mahkemenin bulunmadığı yer sayılmamış; istem süre aşımından reddedilmiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Mahkemenin bulunduğu ilde asliye hukuk kanalıyla gönderilen dilekçede kayıt tarihi esastır
İlde idare ve vergi mahkemeleri bulunduğundan, asliye hukuk mahkemesi kanalıyla gönderilen temyiz dilekçesinin mahkeme kaydına “girdiği tarih esas alınmaktadır”; istem süresinde görülmemiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Değişim | Yürürlük | Ne oldu |
|---|---|---|---|
| 6/1/1982 | 2577 sayılı Kanun | 20/1/1982 | Maddenin ilk hâli |
| 2/7/2012 | 6352 sayılı Kanun | 5/7/2012 | 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 52 nci maddesi ile bu fıkrada yer alan “bulunmayan yerlerde” ibaresinden sonra gelmek üzere “büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın” ibaresi eklenmiştir. |
Tarih sütunu kanunlarda kabul, Anayasa Mahkemesi kararlarında karar tarihidir; yürürlük ise hükmün uygulanmaya başladığı tarihtir. Kanun metnindeki değişiklik şerhleri ile mevzuat.gov.tr metninin sayfa altı dipnotlarından ve yürürlük tarihleri tablosundan derlenmiştir.
- Kanun Numarası
- 2577
- Kabul Tarihi
- 6/1/1982
- Resmî Gazete
- 20/1/1982 · Sayı 17580
- Düstur
- Tertip 5 · Cilt 21 · Sayfa 147
İYUK.com.tr, "Dilekçelerin verileceği yerler — İYUK m. 4", erişim tarihi: 10.10.2026.