İvedi yargılama usulü
(Ek: 18/6/2014-6545/18 md.)
1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır:
a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri.
b) Acele kamulaştırma işlemleri.
c) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları.
d) 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri.
e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar.
f) 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları.
2. İvedi yargılama usulünde:
a) Dava açma süresi otuz gündür.
b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.
c) Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır.
d) Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır.
e) Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez.
f) Bu davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi incelemesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır.
g) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
h) Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve tebliğe çıkarılır. Bu Kanunun 48 inci maddesinin bu maddeye aykırı olmayan hükümleri kıyasen uygulanır.
ı) Temyiz dilekçelerine cevap verme süresi on beş gündür.
i) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir.
j) Temyiz istemi en geç iki ay içinde karara bağlanır. Karar en geç bir ay içinde tebliğe çıkarılır.
Madde gerekçesi
6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (18/6/2014)
İdari yargıya ivedi yargılama usulü kazandırılmıştır.
Tasarının 10 uncu, kanunlaşan metnin 18 inci maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“İdari yargıda davaların tümü aynı usul takip edilmek suretiyle sonuçlandırılmaktadır. Ancak idari davaların bazıları, niteliği itibarıyla diğerlerinden farklıdır. Bu tür davaların geciktirilmeksizin karara bağlanması gerekmektedir. Bu bakımdan, gecikerek karar verilmesinde hem idare hem de davacılar bakımından katlanılması zor ya da imkânsız sonuçlar doğuracak sınırlı sayıdaki dava türünün, diğerlerine göre daha ivedi bir şekilde sonuçlandırılması gerekmektedir. Yargısal sürecin, süratle sonuçlandırılması özel önem taşıyan ihale, özelleştirme, acele kamulaştırma uyuşmazlıklarından kaynaklanan bazı davaların ivedilikle sonuçlandırılmaması halinde, hukuki belirsizlik doğmasına neden olunmaktadır. Madde ile Avrupa örneklerinde olduğu gibi idari yargılamaya ivedi yargılama usulü kurumu kazandırılmaktadır.”
TBMM S. Sayısı 592 (Dönem 24, Yasama Yılı 4) — Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu · tarama · Kanun 18/6/2014 tarihinde kabul edilmiştir. İstinafa ilişkin hükümler, bölge idare mahkemelerinin Resmî Gazetede ilan edilen göreve başlama tarihinden (20/7/2016) itibaren uygulanmaya başlamıştır.
Madde şerhi
Bu madde için şerh henüz yazılmadı.
Kararlar
20/A-1-a İhale işlemi sayılan ve sayılmayan işlemler#
Teminatın irat kaydından doğan tam yargı davası kapsam dışıdır
Teminatın irat kaydedilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davada Daire, "tam yargı davası niteliği taşıyan bakılan dava ivedi yargılama usulü kapsamında bulunmadığından" kanun yolu başvurusunun bölge idare mahkemesince karara bağlanması gerektiğini belirtmiştir. Temyiz isteminin görev yönünden reddine ve dosyanın istinaf incelemesinde görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.
İhaleye çıkma kararı da ihale işlemidir
Belediyeye ait otuz taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca ihale yoluyla satışına dair belediye meclisi kararının iptali istemiyle açılan davada Daire, "ihale sürecindeki işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklara ivedi yargılama usulünün uygulanacağı" gerekçesiyle işlemi ihaleye çıkma kararı niteliğinde saymıştır. Uyuşmazlığın ivedi yargılama usulü uygulanarak çözümlenmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
Benzer yöndeki kararlar
Özel hukuk tüzel kişisinin işleminde adlî yargı görevlidir
Özel çevre koruma bölgesindeki su sporları irtibat noktasının kiralanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada Daire, "şirket statüsünde bir özel hukuk tüzel kişisi olan davalı tarafından tesis edilen işlemin, idari işlem niteliğinde olmadığı, anılan işleme karşı açılan davanın görüm ve çözümünde adlî yargının görevli olduğu" sonucuna varmıştır.
Sözleşme imzalanmadığı için tamamlanmayan ihale süreci de kapsamdadır
Mesleki eğitim kursları hizmet alım ilanları kapsamında yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada Daire, "ihale ilanı ile başlayan ve sözleşmelerin imzalanmaması nedeniyle tamamlanmayan ihale sürecinde tesis edilen işlemin ihale işlemleri kapsamında olduğu" sonucuna varmıştır.
İhale kararının geri alınması mahiyetindeki işlem de kapsamdadır
İhale üzerine imzalanan sözleşmenin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu uyarınca feshine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada Daire, işlemin "doğurduğu sonuç itibarıyla ihale kararının geri alınması mahiyetinde bir işlem olması nedeniyle" uyuşmazlığın ivedi yargılama usulü uygulanarak çözümlenmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
20/A-1-b Acele kamulaştırma#
Sit alanında acele kamulaştırma için koruma kurulunun uygun görüşü gerekir
Acele kamulaştırma kararının sit alanındaki taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada Kurul, uygulama projesine yönelik koruma kurulu görüşünün henüz verilmediğini saptamıştır. "2863 sayılı Kanun kapsamındaki taşınmazlarla ilgili olarak uygulama yapılırken, taşınmazın sit statüsü de gözetilerek Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulundan uygun görüş alınması gerektiği" gerekçesiyle, görüş alınmaksızın tesis edilen kararın o taşınmaza yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varmıştır.
Kamulaştırmadan vazgeçilirse dava konusuz kalır
Acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılan davada, yargılama sürerken Bakan oluruyla bir taşınmaz yönünden kamulaştırmadan vazgeçildiği anlaşılmıştır. Daire, o taşınmaz yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varmış; davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiğini saptayarak yargılama giderlerinin idare üzerinde bırakılması gerektiğini belirtmiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Elektrik iletim projesinde acelelik hali kabul edilmiştir
Elektrik iletim tesisine ilişkin acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılan davada Daire, projenin gerçekleştirilmesinde acelelik halinin bulunduğu sonucuna varmıştır.
20/A-1-e Çevresel etki değerlendirmesi kararları#
Faaliyet başlamışsa işlemden haberdar olmamak hayatın olağan akışına aykırıdır
Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir kararının iptali istemiyle açılan davada Daire, 2021 yılında üretim faaliyetinin başladığını ve üretilen malzemelerin satışının faturalarla belgelendiğini saptamıştır. "iyi niyet kuralları çerçevesinde hareket etmesi beklenen davacıların, hayatın olağan akışı gereği dava konusu işlemden haberdar olmamasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığından" davanın süresinde açılmış kabul edilemeyeceğini belirterek, işin esasına girilerek verilen iptal kararını bozmuş ve davayı süre aşımından reddetmiştir.
İptal kararı sonrası ÇED süreci yalnız eksik kısım için işletilebilir
ÇED Olumlu kararı ile dayanağı genelgenin iptali istemiyle açılan davada Daire, genelgenin pratik çözüm amacına yönelik olarak, çevre hukukunun dinamik yönü ve çevrenin korunmasının önemi gözetilerek yapıldığı sonucuna varmıştır. "Çevresel Etki Değerlendirmesi raporunun mahkeme kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda eksik ve yetersiz kısımlarının yeniden düzenlenerek hazırlık işlemine hukukilik kazandırılmasında ve bu hazırlık işlemine dayanılarak yeni bir ÇED Olumlu veya ÇED Olumsuz kararı verilmesine ilişkin Genelgenin ikinci kısmında da 2872 sayılı Çevre Kanununa ve ilgili yönetmeliklere aykırı bir yön görülmemiştir" demiştir.
20/A-2-a Otuz günlük dava açma süresi ve on birinci maddenin uygulanmaması#
Süre otuz gündür ve üst makama başvuru süreyi durdurmaz
Taşınmazın açık artırma usulüyle satışına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada Daire, ivedi yargılama usulünde "dava açma süresinin otuz gün olduğu ve Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin bu usülde uygulanmayacağı" kurallarına yer vermiştir. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararını, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmediğinden gerekçesiyle onamıştır.
Benzer yöndeki kararlar
Aynı kural 2886 sayılı Kanun'a göre yapılan satışta da işler
Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık artırma usulüyle satışa ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada Daire, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğunu ve dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi için üst makama başvurulamayacağını belirtmiştir.
20/A-2-i Temyiz üzerine verilen kararın kesinliği#
İvedi usulde Danıştay esası kendisi karara bağlar
Yetkisiz mahkemece esası incelenerek verilen kararın temyizinde Daire, "ivedi yargılama usûlünde, verilen karar kesin olmak üzere, temyiz incelemesini yapan Danıştay'a inceleme ve tahkikat görevinin verildiği" saptamasını yapmıştır. Bu kuralın görevli ve yetkili mahkemece verilen kararlar için geçerli olduğunu, 49. maddedeki görev ve yetki dışında bir işe bakılması sebebinin ivedi usulden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Karar düzeltme yolu kapalıdır
Okul kantini ve yemekhanesinin işletme hakkına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada Daire, İdare Mahkemesi kararını bozmuş ve davanın reddine karar vermiştir. Hükmü, 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere kesin olarak kurmuştur.
Kanun yolu: istinaf kapalı, doğrudan temyiz#
İvedi usule tâbi davada istinaf yolu kapalıdır
Bölge İdare Mahkemesi, ihale işlemine ilişkin davada istinaf başvurusunun esasını incelemişti. Daire, kararın "ivedi yargılama usulü kuralları gereğince doğrudan temyize tâbi olduğu ve ivedi yargılama usulüne tâbi olan davalarda anılan Kanun'un 45. maddesinin 8. fıkrası uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı" gerekçesiyle, dosyanın esasa girilmeksizin Danıştaya gönderilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
Benzer yöndeki kararlar
Aynı sonuç başka kanunun özel usulünde de geçerlidir
5233 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesinde belirtilen usule tâbi uyuşmazlıkta Daire, İdare Mahkemesi kararının doğrudan temyize tâbi olduğunu ve istinaf kanun yoluna başvurulmasının mümkün olmadığını belirtmiş; istinaf başvurusunu inceleyen Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.
Kural kırk beşinci maddenin sekizinci fıkrasından doğar
Daire, 45. maddenin sekizinci fıkrasında ivedi yargılama usulüne tâbi davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağının kurala bağlandığını belirtmiş; bu usule tâbi uyuşmazlıklarda ilk derece mahkemesi kararının doğrudan temyize tâbi olduğu sonucuna varmıştır.
Bölge idare mahkemesi esasa girmeden dosyayı Danıştaya gönderir
Daire, uyuşmazlığın ivedi yargılama usulü uygulanarak çözümlenmesi gerektiğini saptamış; Bölge İdare Mahkemesince esasa girilmeksizin dosyanın Danıştaya gönderilmesi gerekirken esas incelemesi yapılmasını hukuka aykırı bulmuştur.
Maddenin geneline ilişkin
Taşınmazı olan davacının ölümünde dilekçe iptal edilmez, dosya işlemden kaldırılır
ÇED olumlu kararının geçersiz sayılması istemiyle açılan davada davacılardan biri yargılama sırasında ölmüştü. Daire, dilekçenin iptalinin "münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili" davalara ait olduğunu, ölene ait bütün hak, mal ve borçların mirasçılara geçeceğini belirtmiş; ölen davacının proje alanında taşınmazı bulunduğundan onun yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermiştir.
Usulü kanun belirler, dosyanın gidişatı değil
Daire, uyuşmazlığın ivedi yargılama usulü kapsamında olmadığını saptamış; “genel yargılama usulü yerine ivedi yargılama usulü uygulanarak karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır” diyerek kararı bozmuştur.
İhale uyuşmazlığında ivedi usul: mahkeme kendi usulünü seçemez
Daire, kapsam hükmünü 20/A maddesiyle birlikte okuyarak ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tâbi olduğunu belirtmiş; usul hükümlerine uymayan İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.
Aynı gerekçe altmış dört kararda; madde 1'in uygulamadaki en yerleşik hattı.
Benzer yöndeki kararlar
İvedi usule girmeyen işte doğrudan temyiz yapılamaz
Daire, ivedi yargılama usulü kapsamında olmayan uyuşmazlıkta doğrudan temyiz incelemesi yapılamayacağını yineledi.
Ivedi usule tâbi işte genel usul uygulanamaz
Kapsam hükmü uyarınca uyuşmazlık ivedi yargılama usulüne tâbi görülmüş, aksi yönde kurulan karar bozulmuştur.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Değişim | Yürürlük | Ne oldu |
|---|---|---|---|
| 18/6/2014 | 6545 sayılı Kanun | 28/6/2014 | Ek. İdari yargıya ivedi yargılama usulü kazandırılmıştır. |
| 2/7/2018 | 703 sayılı KHK | 9/7/2018 | 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 185 inci maddesiyle bu bentte yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir. |
Tarih sütunu kanunlarda kabul, Anayasa Mahkemesi kararlarında karar tarihidir; yürürlük ise hükmün uygulanmaya başladığı tarihtir. Kanun metnindeki değişiklik şerhleri ile mevzuat.gov.tr metninin sayfa altı dipnotlarından ve yürürlük tarihleri tablosundan derlenmiştir.
Metinde atıf yapılan maddeler
- Kanun Numarası
- 2577
- Kabul Tarihi
- 6/1/1982
- Resmî Gazete
- 20/1/1982 · Sayı 17580
- Düstur
- Tertip 5 · Cilt 21 · Sayfa 147
İYUK.com.tr, "İvedi yargılama usulü — İYUK m. 20/A", erişim tarihi: 10.10.2026.