Dosyaların incelenmesi
1. (Değişik birinci cümle: 18/6/2014-6545/17 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir. Haklı sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir.
2. Taraflardan biri ara kararının icaplarını yerine getirmediği takdirde, bu durumun verilecek karar üzerindeki etkisi mahkemece önceden takdir edilir ve arakararında bu husus ayrıca belirtilir.
3. Ancak, istenen bilgi ve belgeler Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine veya Devletin güvenliği ve yüksek menfaatleriyle birlikte yabancı devletlere de ilişkin ise, Cumhurbaşkanı ya da ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan, gerekçesini bildirmek suretiyle, söz konusu bilgi ve belgeleri vermeyebilir. (Ek Cümle: 10/6/1994-4001/10 md.) Verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez.
4. (Mülga: 10/6/1994-4001/10 md.)
5. (Değişik: 5/4/1990-3622/8 md.) Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde dosyalar, bu Kanun ve diğer kanunlarda belirtilen öncelik veya ivedilik durumları ile Danıştay için Başkanlar Kurulunca; diğer mahkemeler için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca konu itibariyle tespit edilip Resmi Gazete'de ilan edilecek öncelikli işler gözönünde bulundurulmak suretiyle geliş tarihlerine göre incelenir ve tekemmül ettikleri sıra dahilinde bir karara bağlanır. Bunların dışında kalan dosyalar ise tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.
6. (Ek: 2/7/2012-6352/56 md.) Bölge idare mahkemelerindeki istinaf kanun yolu incelemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinde heyet halinde görülen davalarda, birinci fıkrada belirtilen bilgi ve belgelerin istenmesine ve ek süre verilmesine ilişkin ara kararları daire başkanı, mahkeme başkanı veya dosyanın havale edildiği üye tarafından da verilebilir.
Madde gerekçesi
Kanunun kabulü (6/1/1982)
Tasarıdaki karşılığı: 19'uncu madde.
Tasarının ilgili maddesi aynen benimsenmiştir.
Millî Güvenlik Konseyi S. Sayısı 312 (1/254) · tarama
3622 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (5/4/1990)
Öncelikli işler dışında kalan dosyaların da tekemmül tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandırılması zorunluluğu getirilmiştir.
Kanunun 8 inci maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“Kanunun 20 nci maddesinin 5 inci fıkrasında yapılan değişiklikle, fıkrada belirtilen öncelikli işlerin dışında kalan dava dosyalarının da tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandırma zorunluluğu getirilmiştir.”
TBMM S. Sayısı 120 (1/415) — Hükümet tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu · tarama · TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 18, Cilt 43, 99 uncu Birleşim, 5 Nisan 1990 · tarama · Tasarı 1/415, Bakanlar Kurulu 27/2/1988; Adalet Komisyonu raporu ve 120’ye 1 inci Ek. Kanun 5/4/1990 tarihinde kabul edilmiştir.
4001 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (10/6/1994)
Verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemeyeceği hükme bağlanmış, gizli belgelerin taraflara incelettirilmemesine ilişkin dördüncü fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.
Tasarının 9 uncu, kanunlaşan metnin 10 uncu maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“Madde ile 2577 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin 3 üncü fıkrasının sonuna eklenen cümle ile bu fıkrada sayılan haller nedeniyle mahkemeye verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemeyeceği öngörülerek, adalete gölge düşürmesinin önüne geçilmesi ve yargılama hukukunun delil sistemi korunmak istenmiştir. Yargılama usulü hukukunda amaç, davaya dayanak yapılan tüm belge ve delillerin tarafların bilgisine sunulması suretiyle gerçeğin ortaya çıkması ve bu suretle hukukun üstünlüğünün sağlanmasıdır. Taraf ve vekillerine incelettirilmeyen belge ve dosyaya dayanılarak karar verilmesi, davacılara gerçek anlamda iddiasını kanıtlama hakkı tanınmadığını gösterdiği gibi adalete de gölge düşürmektedir. Kaldı ki, uygulamada gizlilik taşımayan belge ve dosyalara gizlilik damgası vurularak bunların ilgililere incelettirilmesi engellenmektedir. Bu nedenle de, Kanunun 20 nci maddesinin 4 üncü fıkrası da yürürlükten kaldırılmaktadır.”
TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 19, Cilt 62, 115 inci Birleşim, 10 Haziran 1994 (S. Sayısı 409 ve 409'a 1 inci Ek tutanağa eklidir) · tarama · Hükümet tasarısı 1/637, kanun teklifi 2/908; Adalet Komisyonu raporu 22/12/1993, ek raporu 24/2/1994. Kanun 10/6/1994 tarihinde kabul edilmiştir.
6352 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (2/7/2012)
Heyet hâlinde görülen davalarda bazı ara kararların mahkeme başkanı veya dosyanın havale edildiği üye tarafından verilebilmesine imkân tanınmıştır.
Tasarının 41 inci, kanunlaşan metnin 56 ncı maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“Maddeyle, heyet halinde görülen davalarda bazı ara kararların tek hâkim tarafından verilebilmesi imkânı getirilmektedir. Bilindiği gibi mahkemelerde heyet halinde görülen davalarda her türlü ara kararın da heyet tarafından alınması işyükünde birikmelere sebep olmaktadır. Bunun önüne geçilmesi amacıyla heyet halinde görülen davalarda, davanın kısa süre içinde karara bağlanabilmesi amacıyla, bazı bilgi ve belgelerin getirtilmesi ve ek süre verilmesi gibi bir kısım ara kararların mahkeme başkanı veya dosyanın havale edildiği üye tarafından alınabilmesi hükme bağlanmaktadır.”
TBMM S. Sayısı 278 (Dönem 24, Yasama Yılı 2) — Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu · tarama · Kanun 2/7/2012 tarihinde kabul edilmiştir. Kanunun 51, 52, 60 ve 62 nci maddeleri tasarıda yer almayıp yasama sürecinde eklendiğinden bunlara ilişkin bir madde gerekçesi bulunmamaktadır.
6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik (18/6/2014)
Madde, itiraz yolunun kaldırılmasına uyum sağlamak üzere değiştirilmiştir.
Tasarının 9 uncu, kanunlaşan metnin 17 nci maddesine ilişkin gerekçe şöyledir:
“Tasarıyla, itiraz kanun yolu yerine istinaf kanun yolu getirildiğinden yapılan değişikliklere uyum kapsamında bu maddede de değişiklik yapılmaktadır.”
TBMM S. Sayısı 592 (Dönem 24, Yasama Yılı 4) — Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu · tarama · Kanun 18/6/2014 tarihinde kabul edilmiştir. İstinafa ilişkin hükümler, bölge idare mahkemelerinin Resmî Gazetede ilan edilen göreve başlama tarihinden (20/7/2016) itibaren uygulanmaya başlamıştır.
Madde şerhi
Bu madde için şerh henüz yazılmadı.
Kararlar
20/1 Ara kararla toplanan bilgi ve belgeler#
Ara kararla gelen belge karşı tarafa tebliğ edilmeden hüküm kurulamaz
İdare, davacının terör örgütüyle irtibatına dair belgeleri ara karar üzerine dosyaya sunmuş, mahkeme bunları davacıya tebliğ etmeden karar vermişti. Daire, belgelerin "ilk derece mahkemesince ara kararı ile davacıya tebliği ve davacının söz konusu bilgi ve belgeler ile ilgili olarak cevap hakkını kullanabilmesi ve beyanlarını dosyaya sunabilmesi olanağı sağlandıktan sonra" karar verilmesi gerektiğini, bunun "adil yargılanma ilkesi" ile "silahların eşitliği" ilkesinin gereği olduğunu belirtti.
Benzer yöndeki kararlar
Belgenin doğruluğu ve düzenleyenin yetkisi re'sen araştırılır
Yatay geçiş başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın temyiz incelemesinde Daire, başvuruya esas alınan belge bakımından yapılması gereken araştırmayı belirleyerek, “belgeyi veren kurumun yetkili bir kurum olup olmadığı, tespit edilen eksikliklerin giderilip giderilmediği hususlarında ilgili merciler vasıtasıyla yapılacak araştırma sonrasında bir karar verilmesi gerektiği” sonucuna varmıştır.
Uygulama işleminin varlığı ara kararla araştırılır
Düzenleyici işlemin iptali istemiyle süresinden sonra açılan davada Daire, ara kararlarına verilen cevaplardan “uyuşmazlık konusu düzenlemeye dayanılarak davacı şirket adına tesis edimiş herhangi bir uygulama işleminin bulunmadığı” anlaşıldığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar vermiştir.
20/1 Re'sen araştırma ilkesi#
Hâkim, davanın çözümü için gerekli bütün delillere kendiliğinden başvurabilir
Daire hükmü yetki olarak okudu: maddede her çeşit incelemenin kendiliğinden yapılacağı hükme bağlanarak "hakimin bakmakta olduğu davanın çözümü için gerekli bütün delillere kendiliğinden başvurma yetkisine sahip olduğu kurala bağlanmıştır".
Yargı yeri maddi gerçeği taraflardan bağımsız olarak araştırır
Daire ilkeyi amacıyla birlikte kurdu: idari yargı organları "davanın taraflarından bağımsız olarak maddi gerçeği açığa kavuşturmakla yükümlü oldukları, bu amaçla da dava konusu olayın çözümü için gerekli bilgi ve belgelerin yargı organlarınca re'sen toplanarak davanın hukuka ve hakkaniyete uygun şekilde sonuçlandırılması ve kamu yararının tesis edilmesinin amaçlandığı" belirtildi.
Teknik konuda bilirkişi incelemesi re'sen araştırmanın gereğidir
Etik ihlali tespitine dayanan işlemin iptali istemiyle açılan davanın temyiz incelemesinde Daire, “idari yargıda hakim olan ve 2577 sayılı Kanun'un 20. maddesinde ifadesini bulan re'sen araştırma ilkesi gereği, hakim tarafından maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını teminen, dava konusu uyuşmazlığın teknik bir konu olması ve hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasını zorunlu kıld”ığını belirterek kararın bozulmasına karar vermiştir.
Benzer yöndeki kararlar
Araştırma yalnız mümkün değil, olayın niteliğine göre zorunludur
Daire, re'sen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için "her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün, hatta olayın niteliğine göre gereklidir" dedi.
20/1 Re'sen araştırmanın kapsamına giren diğer işler#
Hasmın tamamlanması ve ihbar da mahkemenin kendi görevidir
Sağlık hizmetinden doğan zararın tazmini istemiyle açılan davanın temyiz incelemesinde Daire, hastanenin dönem dönem bağlı olduğu idareleri saptayarak, yeniden yapılacak yargılamada ikinci idarenin de “hasım mevkine alınarak dosyanın tekemmül ettirilmesi gerekmektedir” sonucuna varmış; ayrıca uzman hekimlerin bilirkişi heyetine katılması ve “davanın res'en ilgililere ihbar edilmesi gerektiği” sonucuna ulaşmıştır.
İhtirazi kayıt beyanları inceleme yetkisi çerçevesinde değerlendirilir
Kanuni süresinden sonra verilen düzeltme beyannamesine dayanan cezalı vergilendirmenin iptali istemiyle açılan davanın temyiz incelemesinde Daire, Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeleri de gözeterek, “düzeltme beyannamesine konulan ihtirazi kayıt beyanları da dikkate alınarak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen inceleme ve araştırma yetkisi” çerçevesinde uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiğine karar vermiştir.
Maddenin geneline ilişkin
İspat için gereken belgeler ara kararla taraflardan istenir
Sahte fatura kullanıldığından bahisle yapılan tarhiyata karşı açılan davada Kurul, ispatın hangi belgelerle yapılacağını göstermiştir: "bozma kararı üzerine verilecek ara kararıyla davacıdan, uyuşmazlık konusu faturaların gerçek bir mal teslimine veya hizmet ifasına dayandığı yolundaki iddiasını ispatlayacak bilgi ve belgelerin (alış belgeleri, sevk irsaliyeleri, ödeme ve nakliyeye ilişkin bilgi ve belgeler gibi); davalı idareden ise müeyyideli yazıda belirtilen mükellef hakkındaki tespitleri içeren raporlar ile diğer belgelerin ve davacı hakkında düzenlenmiş ya da düzenlenecek vergi inceleme raporu/basit raporun istenmesi" gerekir. Aynı gerekçe Kurulun birçok kararında tekrarlanmaktadır.
Raporlar arasındaki çelişki ancak farklı heyetten yeni raporla giderilir
Mahkeme, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi mevcut bilirkişilerden ek rapor alarak gidermeye çalışmıştı. Daire, "Mahkemece farklı bir bilirkişi heyetinden yeni bir bilirkişi raporu almak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerektiği, mevcut bilirkişilerden ek rapor alarak çelişkinin giderilmesinden bahsedilemeyeceğinden" çelişki ortadan kaldırılmaksızın kurulan hükmü hukuka aykırı bulmuştur.
Rapor tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı tanınmadan hüküm kurulamaz
İdare Mahkemesi, hükme esas aldığı bilirkişi raporunu taraflara tebliğ etmeden karar vermişti. Daire, "hükme esas alınan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmeden ve taraflara rapora itiraz hakkı tanınmadan, hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması suretiyle davanın esası hakkında karar verilmesinde usul hükümlerine ve adil yargılanma hakkına uygunluk görülmemiştir" gerekçesiyle kararı bozmuştur.
Dilekçe reddi yerine ara kararla istem açıklığa kavuşturulmalıdır
İptali istenen işlemin tarih ve sayısının gösterilmemesi nedeniyle dilekçenin reddedildiği davada Daire, bunu mahkemeye erişim hakkını ortadan kaldıracak biçimde usul kurallarının katı uygulanması sayarak, “davacının iptalini istediğini açıkça ortaya koyduğu ihale işleminin esası hakkında değerlendirme yapılabilmesi için resen inceleme yetkisi kapsamında gerek görülmesi halinde ilk incelemeye esas ara kararı ile istem açıklığa kavuşturularak” karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Keşif avansı idareden istenir, yatırılmazsa hazineden karşılanır
Daire, uyuşmazlığın çözümünün mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını zorunlu kıldığını saptamıştır. "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 325. maddesi uyarınca keşif avansının yargılama sonucu haksız çıkan taraftan alınmak şartıyla davalı idareden istenilmesi, davalı idare tarafından da yatırılmaması halinde hazineden karşılanması" suretiyle inceleme yaptırılması gerektiğini belirterek davanın reddi yolundaki kararı bozmuştur.
Benzer yöndeki kararlar
Bilirkişi incelemesi yapılmadan kurulan hüküm eksik incelemeye dayanır
Daire, "konuya ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu verilen temyize konu Kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır" diyerek Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.
Maddi olay açıklığa kavuşmadan dava sonuçlandırılamaz
İndirimli orana tabi satışlar nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin iadesi isteminin reddine ilişkin davada Daire, "bilirkişi incelemesi yaptırılarak maddi olayın açıklığa kavuşturulması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın sonuçlandırılması hukuka uygun düşmemiş" sonucuna varmıştır.
Usulüne aykırı keşif yeniden yapılır
Daire, İdare Mahkemesince usulüne uygun olarak yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varmış ve iptal kararını bozmuştur.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Değişim | Yürürlük | Ne oldu |
|---|---|---|---|
| 6/1/1982 | 2577 sayılı Kanun | 20/1/1982 | Maddenin ilk hâli |
| 5/4/1990 | 3622 sayılı Kanun | 10/4/1990 | Değişik. Öncelikli işler dışında kalan dosyaların da tekemmül tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandırılması zorunluluğu getirilmiştir. |
| 10/6/1994 | 4001 sayılı Kanun | 18/6/1994 | Ek · Mülga. Verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemeyeceği hükme bağlanmış, gizli belgelerin taraflara incelettirilmemesine ilişkin dördüncü fıkra yürürlükten kaldırılmıştır. Bu fıkrada yer alan "...Başkanlık Kurulunca" ibaresi, 10/6/1994 tarihli ve 4001 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle “Başkanlar Kurulunca” şeklinde değiştirilmiştir. |
| 2/7/2012 | 6352 sayılı Kanun | 5/7/2012 | Ek. Heyet hâlinde görülen davalarda bazı ara kararların mahkeme başkanı veya dosyanın havale edildiği üye tarafından verilebilmesine imkân tanınmıştır. |
| 18/6/2014 | 6545 sayılı Kanun | 28/6/2014 | Değişik. Madde, itiraz yolunun kaldırılmasına uyum sağlamak üzere değiştirilmiştir. |
| 20/7/2017 | 7035 sayılı Kanun | 5/8/2017 | 20/7/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “İdare” ibaresi “Bölge idare mahkemelerindeki istinaf kanun yolu incelemeleri ile idare” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya “ara kararları” ibaresinden sonra gelmek üzere “daire başkanı” ibaresi eklenmiştir. |
| 2/7/2018 | 703 sayılı KHK | 9/7/2018 | 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 185 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Başbakan veya ilgili” ibaresi “Cumhurbaşkanı ya da ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı veya” şeklinde değiştirilmiştir. |
Tarih sütunu kanunlarda kabul, Anayasa Mahkemesi kararlarında karar tarihidir; yürürlük ise hükmün uygulanmaya başladığı tarihtir. Kanun metnindeki değişiklik şerhleri ile mevzuat.gov.tr metninin sayfa altı dipnotlarından ve yürürlük tarihleri tablosundan derlenmiştir.
- Kanun Numarası
- 2577
- Kabul Tarihi
- 6/1/1982
- Resmî Gazete
- 20/1/1982 · Sayı 17580
- Düstur
- Tertip 5 · Cilt 21 · Sayfa 147
İYUK.com.tr, "Dosyaların incelenmesi — İYUK m. 20", erişim tarihi: 10.10.2026.