Danıştay 8. Daire
Dava süreci ve taraf beyanları
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/3663 E. , 2025/5791 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/3663
Karar No : 2025/5791
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: İstanbul Esenyurt Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu, ... programında öğretim görevlisi olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, öğrenci kontenjan sayısının azalması nedeniyle yeterli sayıda öğretim elemanının bulunmasından dolayı belirli süreli iş sözleşmesinin 31/08/2021 tarihi itibariyle yenilenmeyeceğine dair kararın iptali ile özlük haklarının iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının da görevli olduğu anestezi programında davacı dışındaki diğer görev yapmakta olan öğretim görevlilerinin tamamının Tıp Fakültesi mezuniyeti ve Doktora unvanına sahip iken davacı öğreniminin Hemşirelik Bölümü mezuniyeti ve Yüksek Lisans düzeyinde olduğundan bahisle programdaki öğrenci sayısının azaldığı gerekçesiyle sözleşmesi sonlandırılmış ise de, davacı öğrenim durumunun sözleşmenin ilk imzalandığı tarihte bilindiği bu bakımdan öğrenim durumunun farklı olmasının tek başına sözleşmesinin sonlandırılması için yeterli somut sebep teşkil etmeyeceği, kaldı ki davacının görevini aksattığına yahut ihmal ettiğine, herhangi bir disiplinsizlik gösterdiğine veya akademik yeterliliğine ya da başarısızlığına dair davalı idarece herhangi bir somut sebep gösterilmediği hususları da göz önüne alındığında, davalı idarece gösterilen sebeplerin sözleşmesinin yenilenmemesini gerektirecek haklı bir sebep olmadığı anlaşıldığından davacının sözleşmesinin yenilenmeyeceğine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı özlük haklarının dava tarihinden itibaren davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Anılan karar Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/09/2024 tarih ve E:2023/737, K:2024/4916 sayılı kararıyla; davacının görevli olduğu aneztezi programında toplam altı farklı öğretim görevlisinin görevli olduğu, anılan programda kontenjan sayılarının 2019 yılında 70 birinci öğretim 70 ikinci öğretim olmak üzere toplam 140, 2020 yılında 52 birinci öğretim, 42 ikinci öğretim olmak üzere toplam 94 ve 2021 yılında 50 birinci öğretim, 40 ikinci öğretim olmak üzere toplam 90 olduğu ve bu süreçte kontenjanlarda aşağı yönlü bir değişiklik mevcut olduğu, davacının da görevli olduğu anestezi programında davacı dışındaki diğer görev yapmakta olan öğretim görevlilerinin tamamının Tıp Fakültesi mezuniyeti ve Doktora unvanına sahip iken davacının öğreniminin Hemşirelik Bölümü mezuniyeti ve Yüksek Lisans düzeyinde olduğu, bu durumda kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek davacının sözleşmesinin yenilenmemesinde idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş olup; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; bozma kararına uyularak, bozma kararında yer aşan gerekçe doğrultusunda, istinaf başvurusunun kabulüne,... İdare Mahkemesi'nin... gün ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verişmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, öncelikle temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, işin esası yönünden ise istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin süre aşımı sebebiyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, "Temyiz" dilekçesi' başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında; temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren mercinin, temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, 7. fıkrasında; temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, temyiz istemine konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 07/02/2025 tarihinde davacı vekili Av. ... 'un elektronik posta adresine iletildiği, Kanun uyarınca 12/02/2025 tarihinde okundu kabul edilerek bu tarihte tebliğ edildiği, süresi içinde temyiz isteminde bulunulmaması üzerine Mahkemece 19/03/2025 tarihli kesinleşme şerhinin düzenlendiği, aynı gün Mahkemece sehven temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davacı vekiline tebliğe çıkarıldığı, 17/04/2025 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile davacı vekili tarafından kesinleşme şerhinin kaldırılmasının talep edildiği, 17/04/2025 tarihli tutanak ile Mahkemece, öncesinde tebliğ edilen kararın sehven ikinci kez tebliğ edildiğinin tutanak altına alındığı, akabinde 24/04/2025 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; Mahkemece sehven ikinci kez yapılan tebligat üzerine süresi içinde temyiz isteminde bulunulmuş ise de; ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin temyize konu kararının davacı vekiline usulüne uygun olarak 12/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği, böylece anılan karardan bu tarihte haberdar olduğu ve yasal temyiz kanun yolu başvuru süresinin bu tarihte başlayacağı, en son 14/03/2025 tarihine kadar temyiz dilekçesinin verilmesi gerektiği açıktır.
Olayda, usule uygun olarak yapılan tebligata rağmen sehven ikinci kez yapılan tebligatın davacıya yeniden temyiz başvuru hakkı sağlamayacağı tartışmasız olup; yasal temyiz süresi geçtikten sonra 24/04/2025 tarihinde kayda alınan temyiz dilekçesiyle temyiz başvurusunda bulunulduğu görüldüğünden, temyiz süresi geçtikten sonra yapılan temyiz başvurusunun esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
KARAR SONUCU
Açıklanan nedenlerle,
1. TEMYİZ İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak, 17/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
İlgili maddeler
İYUK.com.tr, "Danıştay 8. Daire, E. 2025/3663, K. 2025/5791", erişim tarihi: 10.10.2026.