İçeriğe geç
İYUK.com.tr2577 · 16/7/2026 metni

Danıştay 4. Daire

E. 2025/4743, K. 2025/5867 · 10.11.2025

Dava süreci ve taraf beyanları

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/4743 E. , 2025/5867 K.

"İçtihat Metni" T.C.

D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2025/4743

Karar No : 2025/5867

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Uzman hekim olan davacı tarafından, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinden bahisle İSG-KATİP'te tanımlı işyeri hekimliği sertifikasının pasif hale getirilmesine ilişkin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün ... tarih ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Dava Dairesince verilen kararda; davacının işyeri hekimliği yapmasına engel olan yasaklılık kararı kaldırılmış ise de, şerhin kaldırılmasının davacı hakkında yapılan bireysel inceleme sonucunda resen idarece veya davacı tarafından açılan bir mahkeme kararı uyarınca tesis edilmediği, yasaklılığın dayanağını teşkil eden kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine kaldırıldığı, söz konusu yasaklılık kararının kaldırılmasının davacıya doğrudan bir işyerinde çalışma imkanı sağlamadığı dolayısıyla, yasaklılık kararı olmasaydı ve davacıya işyeri hekimliği sertifikası düzenlenmiş olsaydı bile davacının bir işyerinde mesleğini icra edeceğinin açık ve kesin olmadığı yani diğer bir anlatımla söz konusu tarihler arasında farklı bir yerde görev yapmak suretiyle gelir elde edeceğinin kesin olarak belli olmadığı, dolayısıyla davacının mahrum kaldığını ileri sürdüğü gelirin muhtemel zarar niteliğinde olduğu, kesin ve miktarı belirlenebilir bir zarar niteliğinde bulunmadığı, bir başka anlatımla somut, gerçek ve kanıtlanabilir bir maddi zararın ortaya konulamadığı anlaşılmakla, davacının gelir kaybına ilişkin talebinin reddi gerekeceği sonucuna ulaşıldığı belirtilerek, idare mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, tarafların istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI

Bölge İdare Mahkemesince varsayımsal ve soyut değerlendirme yapıldığı, 10/01/2019 tarihinde sertifika aldığı, 04/10/2019 tarihinde sertifikanın pasif hale getirildiği, arada geçen 9 ay fiilen görev yaptığı, nitekim yargılama neticesinde verilen iptal kararı üzerine 11/11/2024 tarihinden itibaren tam süreli işyeri hekimi olarak geçimini sağladığı ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir.

" hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir.

" kuralına yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin, bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle inceleyerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi halinde ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle Danıştay'ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkeme kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır.

Uyuşmazlıkta, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen kararın bozulduğu, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın iptale ilişkin kısmının onandığı, uğranıldığı iddia edilen gelir kaybının ödenmesi hakkında da karar verilmesi gerekirken eksik hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, davacının gelir kaybına ilişkin talebinin reddi gerekeceği sonucuna ulaşıldığı belirtilmekle birlikte tarafların istinaf başvurularının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada hukuken geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda usul yönünden hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan, uğranıldığı öne sürülen gelir kaybının ödenmesi hakkında nihai karar verilirken, dosyada mevcut davacıya ait Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ile işyeri hekimi personel sözleşmelerinin ayrıca değerlendirileceği açıktır.

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz istemlerinin kabulüne,

2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 10/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

İlgili maddeler

Bu sayfaya atıf

İYUK.com.tr, "Danıştay 4. Daire, E. 2025/4743, K. 2025/5867", erişim tarihi: 12.10.2026.

Metin UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı (T.C. Adalet Bakanlığı) üzerinden alınmıştır (erişim: 24/9/2026). Kararın yazımı kaynağındaki gibidir; taraf adları kaynakta maskelenmiştir. Künye kararın kendi metninden okunmuştur.
Kazai kararlardan yararlanma FSEK m. 31 uyarınca serbesttir. Siteye özgü olan, kararın seçilmesi ve buradaki açıklamadır: kullanım ve atıf.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz.