İçeriğe geç
İYUK.com.tr2577 · 16/7/2026 metni

Danıştay 10. Daire

E. 2021/949, K. 2025/3118 · 19.06.2025

Dava süreci ve taraf beyanları

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/949 E. , 2025/3118 K.

"İçtihat Metni" T.C.

D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No : 2021/949

Karar No : 2025/3118

DAVACI : ...Tic. A.ş.

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı (Mülga Aile,

... Bakanlığı) / ANKARA

VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN_ÖZETİ : Davacı şirket tarafından, bünyesinde çalışan toplu taşıma aracı sürücülerinin, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca şirketlerince istihdamı zorunlu engelli işçi sayısının tespitinde esas alınacak toplam işçi sayısına dahil edilmemesi istemiyle (mülga) Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na yapılan 06/11/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olduğundan bahisle 25/04/2009 tarih ve 27210 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtiçinde İşe Yerleştirme Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin, 06/12/2012 tarihli ve 28489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değişik 17. maddesinin iptali istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.

Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.

Dava dosyasının ve Dairemizce verilen ara kararına cevaben sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı tarafından, bünyesinde çalışan toplu taşıma aracı sürücülerinin, şirketlerince istihdamı zorunlu engelli sayısının tespitinde esas alınacak toplam işçi sayısına dahil edilmemesi istemiyle (mülga) Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na yapılan 06/11/2020 tarihli başvurunun, davalı idarenin 18/11/2020 tarihli ve 2627392 sayılı yazısı ile kurumlarınca yapılacak çalışmalarda değerlendirilmek üzere Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne gönderildiği, Türkiye İş Kurumunun 15/12/2020 tarihli ve 7417241 sayılı yazısı ile Yurtiçinde İşe Yerleştirme Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesi ile 11. maddesinin üçüncü fıkrasında engelli işçi çalıştırılamayacak işler ile engelli işçi çalıştırma yükümlülüğünün istisnasını teşkil eden hallerin sayıldığı belirtilerek toplu taşıma kullanan personelin engelli çalıştırma zorunluluğu kapsamında istisna tutulmadığı, ancak toplu taşıma kullanan ve bu işle iştigal eden işçilerin engelli işçi kontenjan hesaplamasına dahil edilip edilmemesi konusunun yapılacak mevzuat değişikliklerinde değerlendirilebileceği cevabının verildiği, bunun üzerine davacı tarafından görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, dava konusu işlemin dayanağını, Yurtiçinde İşe Yerleştirme Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesi ile 11. maddesinin üçüncü fıkrasının oluşturmasına rağmen, davacı tarafından uygulama işleminin dayanağı olduğundan bahisle Yönetmeliğin ayrımcılık yasağını düzenleyen 17. maddesinin iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.

Bu haliyle, uygulama işleminin dayanağını oluşturmayan Yönetmelik maddesinin iptalinin istenildiği anlaşıldığından, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.

Ayrıca, Yurtiçinde İşe Yerleştirme Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin, 06/12/2012 tarihli ve 28489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değişik 17. maddesinin bireysel işleme doğrudan dayanak alınmadığı ve işbu davanın Yönetmeliğin yayım tarihinden itibaren dava açma süresi içinde açılmadığı dikkate alındığında, anılan düzenlemenin doğrudan dava konusu edilmesinin 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca dava açma süresi bakımından da mümkün olmadığı görülmektedir.

Öte yandan, davacı tarafından, 06/11/2020 tarihli başvurusunun reddine ilişkin davalı idare işleminin iptalinin istenildiği, ancak davacının başvurusunun Türkiye İş Kurumu'nun ... tarihli ve ... sayılı yazısıyla reddedildiği anlaşılmış olup; Türkiye İş Kurumunun bahse konu işleminin iptalinin istenilmesi halinde bu istemin de tereddüte yol açmayacak şekilde, işlemi tesis eden idare ile işlemin tarih ve sayısına da yer verilmek suretiyle açıkça belirtilmesi ve dava dilekçesi yenilenirken Türkiye İş Kurumunun da hasım olarak gösterilmesi gerekmektedir.

Buna göre, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, Yurtiçinde İşe Yerleştirme Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin'in iptali istenen kısım/kısımların açık, net ve tereddüte mahal vermeyecek bir şekilde açıklanması, maddelerin hangi kısımları veya cümleleri yönünden hukuka aykırılık iddiasında bulunulduğu hususunun ayrı ayrı gösterilmesi, yine iptali istenilen uygulama işleminin, işlemi tesis eden idarenin adı ile işlemin tarih ve sayısına da yer verilmesi, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,

2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,

3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 19/06/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili maddeler

Bu sayfaya atıf

İYUK.com.tr, "Danıştay 10. Daire, E. 2021/949, K. 2025/3118", erişim tarihi: 16.10.2026.

Metin UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı (T.C. Adalet Bakanlığı) üzerinden alınmıştır (erişim: 19/9/2026). Kararın yazımı kaynağındaki gibidir; taraf adları kaynakta maskelenmiştir. Künye kararın kendi metninden okunmuştur.
Kazai kararlardan yararlanma FSEK m. 31 uyarınca serbesttir. Siteye özgü olan, kararın seçilmesi ve buradaki açıklamadır: kullanım ve atıf.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz.