Danıştay 10. Daire
Dava süreci ve taraf beyanları
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2025/2516 E. , 2025/3048 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/2516
Karar No : 2025/3048
DAVACILAR : 1-... 158- ... Limited Şirketi
VEKİLİ : Av....
DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA
DAVANIN ÖZETİ
29/03/2025 tarih ve 32856 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin;
a) 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan ‘Klinik psikolog’ ifadesinin,
b) 5. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinin ve 5. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi ile 2. cümlesinde yer alan "... 11 inci maddede belirlenen fiziki standartları sağlayan ayrı uygulama odaları bulunur …" ifadesinin,
c) 11. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile 3. fıkrasının,
d) 13. maddesinin 1. fıkrasının,
e) 14. maddesinin 2. fıkrası ile 3. fıkrasının 1.cümlesinin,
f) 16. maddesinin 2. fıkrasının (a), (c) ve (e) bentlerinin,
g) 18. maddesinin,
h) 20. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "... talep yaratmaya yönelik tanıtım veya reklam yapılamaz …" ifadesinin,
ı) 21. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesi, 8. ve 9. fıkraları ile 10. fıkrasında yer alan "... yetki belgesi ve izinler ile sağlık hizmeti sunamaz. ..." ifadesinin,
i) Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasının,
klinik psikologlar yönünden iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, mahkemelerce iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, dilekçenin "Konu" ile "Sonuç ve İstem" kısımlarının birbiriyle uyumlu ve tutarlı olduğu ve bu kısımlarda Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin muhtelif maddelerinin iptali istemine yer verildiği görülmüş olmakla birlikte; dilekçenin içeriğinde, Yönetmeliğin konu ile sonuç ve istem kısımlarında iptali istenilen 20. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "... talep yaratmaya yönelik tanıtım veya reklam yapılamaz …" ifadesinin ve 21. maddesinin 8. fıkrasının hukuka aykırılıklarına yönelik herhangi bir açıklama yapılmadığı, "Konu" ile "Sonuç ve İstem" kısımlarında iptali istenilmeyen 5. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesinin, 11. maddesinin 2. fıkrasının ve 23. maddesinin hukuka aykırılıklarından bahsedildiği, "Konu" ile "Sonuç ve istem" kısımlarında yalnızca 1. cümlesinin iptali istenilen 21. maddesinin 1. fıkrasının tamamına yönelik hukuka aykırılık iddiasında bulunulduğu görülmektedir.
Bu haliyle; Yönetmeliğin 20. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "... talep yaratmaya yönelik tanıtım veya reklam yapılamaz …" ifadesinin, 21. maddesinin 8. fıkrasının, 5. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesinin, 11. maddesinin 2. fıkrasının, 23. maddesinin ve 21. maddesinin 1. fıkrası tamamının iptal istemine konu edilip edilmediği hususu yönünden tereddüt hasıl olmuştur.
Bu durumda, dava dilekçesinin kendi içerisinde tutarlılık göstermediği, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmış olup, Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin hangi kısım veya kısımlarının dava konusu edildiğinin madde, fıkra ve bent olarak belirtilmek suretiyle açıkça gösterilmesi ve hukuka aykırılık sebepleri ile bu düzenleme veya düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacılara duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın davacılara iadesine, 17/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
İlgili maddeler
İYUK.com.tr, "Danıştay 10. Daire, E. 2025/2516, K. 2025/3048", erişim tarihi: 16.10.2026.