Danıştay 6. Daire
Dava süreci ve taraf beyanları
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/931 E. , 2025/5561 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/931
Karar No : 2025/5561
TEMYİZ EDENLER : I- DAVACILAR
1- ... 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
II- DAVALI ...Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : I- DAVALI
... Bakanlığı
II- DAVACILAR
1- ... 2- ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Adana ili, Çukurova ilçesi, ...Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan Adana Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası 1. Etap 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının ve anılan imar planına yapılan itirazın reddine ilişkin ...tarih, ... ve ... sayılı işlemlerin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi raporunun ve dosyanın birlikte incelenmesinden, taşınmazın 19.375 m2'lik kısmının teknik altyapı alanı olarak planlandığı, çevresinde orman, yapı yasaklı alan ve yeşil alanlar bulunan uyuşmazlık konusu taşınmazın yakınlarında sadece iki adet düşük yoğunluklu konut adası planlandığı, taşınmazın yerleşim alanları içindeki konumu, çevresindeki kullanımlar ve parsel büyüklüğü gözetildiğinde teknik altyapı alanı kullanım kararının açık/kapalı otopark, arıtma, kanalizasyon, atık işletme tesisi, enerji ulaştırma haberleşme gibi servislerin temini bakımından uygun olmadığı, konumu bakımından trafo veya su deposu gibi ihtiyaçların karşılanması için uygun olabileceği, ancak parsel büyüklüğünün ihtiyacın çok üzerinde olduğu, bu alanın çevredeki teknik altyapı alanı ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak değil plandaki asgari teknik altyapı alanı miktarını sağlama kaygısıyla getirildiği, bu nedenle herhangi bir analiz, etüt çalışması yapılmadan gelişigüzel bir şekilde planlandığı anlaşılan teknik alt yapı alanı kullanım kararı bakımından dava konusu nazım imar planının 14.06.2014 tarih 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı olduğu neticesine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; kısmen yapı yasaklı alan, kısmen teknik altyapı alanı olarak planlanan uyuşmazlık konusu taşınmazın, teknik altyapı alanına ilişkin kısmı bakımından istinaf başvurusunun reddine, yapı yasaklı alan olarak planlanan kısmı bakımından ise; İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda taşınmazın bulunduğu alana yönelik olarak öngörülen yapı yasaklı alan plan kararı açısından plan kademelenmesi içerisinde üst ölçekli planlar ile ölçekler arası tutarlılığı sağladığı, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu değerlendirmelerine yer verildiği, bu bakımdan dava konusu işlemin, yapı yasaklı alan kullanımına bakımından hukuka uygun olduğu neticesine ulaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının anılan kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Temyize konu kararın davacılar tarafından redde ilişkin kısmının, davalı idare tarafından iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ :
... Bakanlığı tarafından; temyiz edilen kararın redde ilişkin kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın anılan kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Davacılar tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Adana ili, Çukurova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın da içinde bulunduğu 11.436 hektarlık alan, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 4'üncü maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulunun 13/09/2006 tarih ve 2006/10966 sayılı kararı ile Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Sahası ilan edilmiş ve bu karar, 05/10/2006 tarih ve 26310 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası (YHGS) içerisinde kalan alanlarla ilgili olarak Mülga Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 7. Bölge Müdürlüğü Adana Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan Adana Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahasının Yönetim ve Gelişme Planı 2011 yılında onaylanmıştır.
Adana Valiliği İl Genel Meclisinin 04/12/2007 tarih ve 267 sayılı kararı ve Adana Büyükşehir Belediyesinin 26/11/2007 tarih ve 221 sayılı kararıyla 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı kabul edilmiştir. Adana Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası olarak ilan edilen alan sınırları içerisinde kalan planlı alanlara yönelik, Yönetim ve Gelişme Planı doğrultusunda yeni bir imar planının hazırlanması gerekliliğinin ortaya çıkması üzerine alanda Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin ...tarih ve ..., ...,..., ..., ... ve ... sayılı kararları ile 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı onaylanmıştır.
Ancak, anılan 1/5000 ölçekli nazım imar planının 2009 yılından itibaren çeşitli mahkeme kararlarıyla iptaline karar verilmesi üzerine ... tarih ve ... sayılı Adana Büyükşehir Belediye Meclis kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı yürürlüğe girmiştir.
Bölgede yürürlükte olan en üst kademeli plan olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan Mersin-Adana Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında dava konusu taşınmaz, yaban hayatı koruma/geliştirme alanı sınırları içinde kentsel yerleşik konut alanı, gelişme konut alanı ve orman alanı kullanımında kalmaktadır.
Adana Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki alanların tümünü kapsayan 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı Revizyonunun onaylanmasına ilişin Adana Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarihli ... sayılı kararı, Adana Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nin ... tarihli ... sayılı kararı ile onaylanarak kesinleşmiştir. Bu planda Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahasına ilişkin olarak herhangi bir kullanım kararı getirilmemiş, "Ayrıca planlanacaktır." şeklindeki plan notu eklenerek planlama sınırları dışında bırakılmıştır.
Davaya konu taşınmazın da içerisinde bulunduğu Adana Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahasına ilişkin bütüncül bir 1/5000 ölçekli nazım imar planı hazırlanarak Adana Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına iletilmiş, davaya konu taşınmazın, yapı yasaklı alan ve teknik altyapı alanı olarak planlandığı sözü edilen plan, 644 sayılı KHK'nın 13/A maddesi uyarınca Bakanlığın... tarih ve ... sayılı işlemi ile onaylanarak 07/06/2018-06/07/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, planlara davacılar tarafından 04/07/2018 tarihli dilekçe ile askıda yapılan itiraz, ...tarih ve ... sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı işlemiyle reddedilerek davacılara Adana Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün ...tarihli, ... sayılı ve ... sayılı karaları ile bildirilmiştir.
Bunun üzerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan Adana Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası 1. Etap 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının ve anılan imar planına yapılan itirazın reddine ilişkin... tarih, ... ve ... sayılı işlemlerin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
3194 sayılı İmar Kanununun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesin 1. fıkrasında; 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır." hükmüne, "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, "Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekana ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun "İdari davaların açılması" başlıklı 3.maddesinin 2. fıkrasında; Dilekçelerde; Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği , 3.fıkrasında; Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine ekleneceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; idari işlemin iptali istemiyle açılan davalarda; dava dilekçesinde iptali istenen işlemin ne olduğu kadar, imar planları gibi çok yönlü inceleme yapılması gereken işlemlerde taşınmazın imar planındaki hangi kullanım kararı bakımından iptalinin istenildiğinin de açık ve tereddüte yer vermeyecek bir biçimde ortaya koyulması gerekmektedir. Taşınmazın birden fazla kullanım kararı olması halinde, yargılamada öncelikle netleştirilmesi gereken, imar planının hangi yönlerden iptalinin istenildiği olup uyuşmazlık, iptali istenen fonksiyonların neler olduğu açık ve net bir şekilde ortaya konulduktan sonra ele alınmalıdır.
Ancak idari yargılama, özel hukuk yargılamasından farklı olarak kişiler arasındaki eşit ilişkiye değil, kamu gücüne ve idarenin tek yanlı iradesine dayalı bulunmaktadır. İdari uyuşmazlıkların bu niteliği ve idari işlem hukuki denetiminin Hukuk Devleti ilkesinin tesisi bakımından önem arz etmesi, idari yargılama usulünde uygulanacak temel ilkeleri, hukuk yargılaması usulünden ayrıştırmaktadır.
2577 sayılı Kanunun 20. maddesinde yer alan "resen araştırma ilkesi" de bu kapsamda yer alan temel ilkelerden biri olup; idari yargı mercîlerinin, uyuşmazlığın çözümü için gerekli bütün araştırma ve incelemeleri, tarafların talepleriyle bağlı olmaksızın resen yapabilecekleri ve hatta yapmakla yükümlü oldukları anlamına gelmektedir. Bununla birlikte resen araştırma ilkesi uyuşmazlığın çözümü için göz önüne alınması gereken hususların mahkeme tarafından kendiliğinden ele alınmasını kapsamakla birlikte bunun ötesinde davanın konusunun mahkemece resen tespit edilerek buna göre yargılama yapılması anlamına gelmemektedir.
Dosyanın incelenmesinden,
İdare Mahkemesince, yalnızca davacının taşınmazı üzerinde getirilen teknik altyapı alanı kullanım kararı bakımından hukuki denetim yapılarak karar verilmesine karşın Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda davacı taşınmazının yapı yasaklı alan kullanımı yönünden de değerlendirilerek taşınmazda getirilen kullanım kararları bakımından ayrı ayrı hüküm kurulduğu görülmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; davanın, davacı tarafından önceden yapılan kamuya terklerin dikkate alınmadığı, taşınmazın teknik altyapı alanı olarak planlanması nedeniyle kazanılmış haklarının korunmadığı, dava konusu imar planı dolayısıyla hak mahrumiyeti yaşandığı iddiasıyla açıldığı anlaşılmakla birlikte teknik altyapı alanı kullanım kararının yanı sıra yapı yasaklı alan kullanımı bakımından da inceleme yapılmasının istenip istenilmediği anlaşılamadığından uyuşmazlık hakkında karar verilebilmesi için öncelikle davacının hukuka aykırılık iddiasının, taşınmazda getirilen tüm kısıtlamalardan mı yoksa yalnızca dava dilekçesinde üzerinde durulan teknik altyapı alanı kullanım kararından mı kaynaklandığının tespit edilerek karar verilmesi gerektiği neticesine ulaşılmıştır.
Bu durumda, öncelikle dava konusunu netleştirilmek üzere İdare Mahkemesince gerekirse dava dilekçesinin reddine karar verilmesi, davanın yenilenmesi halinde, iptali istenilen kullanım kararları bakımından ayrı ayrı karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin iptali yolunda İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun teknik altyapı alanı kullanım kararı bakımından reddi, yapı yasaklı alan kullanımı bakımından kabulüne, kararın anılan kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısmının reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların ve davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun teknik altyapı alanı kullanım kararı bakımından reddi, yapı yasaklı alan kullanımı bakımından kabulüne, kararın anılan kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısmının reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/11/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
İlgili maddeler
İYUK.com.tr, "Danıştay 6. Daire, E. 2022/931, K. 2025/5561", erişim tarihi: 12.10.2026.