İçeriğe geç
İYUK.com.tr2577 · 16/7/2026 metni

Danıştay 10. Daire

E. 2025/1337, K. 2025/3010 · 17.06.2025

Dava süreci ve taraf beyanları

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2025/1337 E. , 2025/3010 K.

"İçtihat Metni" T.C.

D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No : 2025/1337

Karar No : 2025/3010

DAVACI : ...Sendikası

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Müdürlüğü

DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, 29/08/2024 tarih ve 32647 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İşgücü Uyum Programının Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının bütün bentlerinin, 9. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarının, 11. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarının ve 12. maddesinin, bu maddelerin iptal edilmesi halinde Yönetmeliğin uygulama imkanı kalmayacağından tamamının iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari dava türlerinden biri olan iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olduğu belirtilmiş; 2. fıkrasında, idari yargı yetkisinin idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu hükmüne yer verilmiş; 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.

Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.

İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir.

Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi mümkün ise de, düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki ve/veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddiasında ve iptal isteminde bulunulduktan sonra, mutlaka işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülen ve iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir.

Dava dilekçesinin incelenmesinden; dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının bütün bentlerinin, 9. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarının, 11. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarının ve 12. maddesinin, bu maddelerin iptal edilmesi halinde Yönetmeliğin uygulama imkanı kalmayacağından tamamının iptalinin istenildiği görülmekle birlikte, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda idari yargı mercilerine, uygulama olanağı kalmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline hükmetme yetkisi verilmediği, yalnızca idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönüyle hukuka uygunluk incelemesini yapma ve hukuka aykırılığın tespiti halinde iptal kararı verme yetkisi tanındığı açıktır.

Bu itibarla, davacının, istemin özetinde belirtilen maddelerin iptal edilmesi halinde "uygulama imkanı kalmadığından bahisle Yönetmeliğin tamamının iptaline karar verilmesi" isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, 29/08/2024 tarih ve 32647 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İşgücü Uyum Programının Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin yetki veya şekil yönünden tamamının iptalinin istenilebileceği açık olmakla birlikte, bu istemin hukuki sebebi ile beraber belirtilmesinden sonra söz konusu Yönetmelikte yer verilen düzenlemelerin de iptali isteniyorsa işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımlarının dava konusu edildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi, iptali istenilen düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması gerekmektedir.

Ayrıca, dava dilekçesinin, "konu" ile "sonuç-talep" başlıklı kısımlarının 2. maddesinde, Yönetmeliğin 11. maddesinin fıkraları olarak belirtilen ve iptali istenildiği ifade edilen kuralların Yönetmeliğin 12. maddesine ait olduğu, bu haliyle Yönetmeliğin yalnızca 12. maddesinin mi iptalinin istenildiği, yoksa 11. maddesinin fıkralarının sehven mi karıştığı hususunun anlaşılamadığı, dolayısıyla davanın konusunun tereddüde yol açmayacak şekilde açık ve net olarak ortaya konulamadığı da görülmektedir.

Bu durumda, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, davanın, "uygulama imkanı kalmayan Yönetmeliğin tümünün iptali" istemine yer verilmeksizin iptal isteminin Yönetmeliğin hangi maddelerine yönelik olduğu ve davacının menfaatini nasıl etkilediği, hangi hukuki sebeplere dayandığı hususlarını da içerecek şekilde açıkça gösterilmesi, dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığı'na hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,

2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,

3) Davanın yenilenmemesi halinde aşağıda dökümü yapılan... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcı ile artan posta giderinin istemi halinde davacıya iadesine 17/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

İlgili maddeler

Bu sayfaya atıf

İYUK.com.tr, "Danıştay 10. Daire, E. 2025/1337, K. 2025/3010", erişim tarihi: 16.10.2026.

Metin UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı (T.C. Adalet Bakanlığı) üzerinden alınmıştır (erişim: 20/9/2026). Kararın yazımı kaynağındaki gibidir; taraf adları kaynakta maskelenmiştir. Künye kararın kendi metninden okunmuştur.
Kazai kararlardan yararlanma FSEK m. 31 uyarınca serbesttir. Siteye özgü olan, kararın seçilmesi ve buradaki açıklamadır: kullanım ve atıf.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz.