Danıştay 6. Daire
Dava süreci ve taraf beyanları
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2025/3156 E. , 2025/5206 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2025/3156
Karar No : 2025/5206
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Mimarlar Odası (... Şubesi)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Belediye Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 16.02.2022 tarihinde onaylanan Antalya ili Kemerağzı-Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi 1/5000 ölçekli nazım ve 1. Etap 1/1000 ölçekli uygulama imar planına askıda yapılan itirazlar sonrasında Kültür ve Turizm Bakanlığınca 11.11.2022 tarihinde onaylanan 2.Etap 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının 2. Etaba ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 4 etap halinde hazırlanan dava konusu planların bir bütün olarak hazırlandığı ancak etaplar halinde onaylandığı, etaplamanın yörenin ve arazi kullanımının mevcut durumu gözetilerek gerçekleştirildiği, dava konusu planların etaplama yaklaşımında imar planının donatı dağılımının 1/5000 ölçekli nazım imar planı bütününde hesaplandığı, getirilen kullanım kararlarının üst ölçekli planlara uygun olduğu, yargı kararının uygulanması adına dava konusu alanın diğer etaplarla birlikte uygulamaya alınmasının zorunluluk arz ettiği, park alanın, rekreasyon alanları olarak değiştirilmesinin bölgenin sosyal altyapı dengesini olumsuz etkilemeyeceği, dava konusu alanının büyük çoğunluğunun orman vasıflı taşınmazlardan olması nedeniyle E:0.30 plan kararı getirildiği ve bu kararın parsel bazında münferit bir planlama kararı olmayıp, 2. etap bütününde alınmış genel bir plan kararı olduğu, 11.11.2022 tarihinde onaylanan dava konusu plan değişikliği ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz arasında, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde kalan rekreasyon alanı kullanım
kararının günübirlik tesis alanı olarak değiştirildiği, rekreasyon alanlarının park alanları ile benzer şekilde umumi ve kamu hizmet alanları arasında yer aldığı ve bu bağlamda da rekreasyon alanı kullanımından çıkarılan alana ilişkin eşdeğer alan ayrılmadığı ve söz konusu hukuka aykırılığın sosyal donatı alanının azalmasına neden olduğu için planın bütününe etki edeceği gerekçesiyle dava konusu planların tamamının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda, uyuşmazlık konusu alana yönelik mahkemece verilmiş iptal kararı olduğu, bu nedenle sahasının plansız hale geldiği, iptal kararı sonrasında etaplar arasındaki bağlantının ve bütünlüğün bozulduğu; bu durum dikkate alınarak dava konusu sahada imar planı revizyonu yapıldığı, dolayısıyla dava konusu imar planlarının, plan değişikliği kurallarına göre değil; plan revizyonu kurallarına göre incelenmesi gerektiği, azalan sosyal altyapı alanlarının yerine hizmet etki alanı içerisinde eşdeğer alan planlanması kuralının imar planı revizyonunda uygulanacak bir kural olmadığı; imar planı değişikliğinde uygulanacak bir kural olduğu, Mahkemece revizyon öncesinde rekreasyon alanı planlıyken, dava konusu planda günübirlik tesis alanı olarak planlanlanan alana yönelik hüküm kurmak yerine, planlama alanının tamamına yönelik hüküm verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı ayrıca anılan kısım bakımından yapılan incelemede; dava konusu planda açık ve yeşil alanların standartın çok üzerinde planlandığı, anılan kısmın günübirlik tesis alanı olarak planlanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Temyize konu kararda imar planlarının revizyon olarak değerlendirildiği, ancak işlemin bir plan değişikliği olduğu bu nedenle tekrar bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, getirilen nüfus için sosyal donatı alanları ayrılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davalı ... Bakanlığı tarafından, davacı odanın 11.11.2022 tarihinde onaylanan imar planlarına yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığı, 16.02.2022 tarihli imar planlarına yönelik itirazının bulunduğu ve itirazının reddedildiği, davanın süresinde açılmadığı savunulmaktadır.
Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlık konusu alan 2004 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Koruma ve Gelişme Bölgesi olarak ilan edilmiş, alanda farklı tarihlerde plan değişikleri yapılmış, anılan iptal kararları sonrasında 2013 yılında 1/25000 ölçekli ve 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında revizyonlar yapılmış, anılan revziyonların iptali istemiyle TMMOB Mimarlar Odası tarafından açılan davada, uyuşmazlık konusu planlarda turizm tesisleri ve kıyı arasında ayırıcı bir kamusal fonksiyonun bulunmadığı, toplumun kıyılardan yararlanabilmesi için gerekli yolların planlanmadığı, kıyının kuzeyinde bulunan 45 metre genişliğindeki taşıt yolundan güneye doğru inen ve kıyıyla taşıt bağlantısını sağlayacak olan otopark alanlarının yeterili olmadığı, kıyının kamusal kullanım yoğunluğunun ihtiyacı olan otopark alanlarıyla yaya ilişkisinin yeterince kurgulanmadığı gerekçesiyle ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile imar planlarının iptaline karar verilmiş, bu karar Danıştay Altıncı Dairesinin 23/10/2019 tarih ve E:2016/10536, K:2019/9946 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Yukarıda yargılama sürecinde aktarılan 2013 tarihli imar planı revizyonun iptal edilmesi üzerine iptal kararının uygulaması için Kültür ve Turizm Bakanlığının ...tarih ve ... sayılı işlemiyle Kemerağzı Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı onaylanmış, anılan planların iptali istemiyle TMMOB Mimarlar Odası tarafından açılan davada ... İdare Mahkemesinin... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan planlar iptal edilmiş, iptal kararının uygulanması amacıyla Antalya Kemerağzı-Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi (KTKGB) imar planları Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ...sayılı kararı doğrultusunda 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesi uyarınca 16.02.2022 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığınca 4 etap halinde onaylanmış, 1/5000 ölçekli nazım imar planı 01.03.2022-30.03.2022 tarihleri arasında, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ise 18.02.2022-20.03.2022 tarihleri arasında askıda ilan edilmiş, davacı Oda tarafından askı süresi içinde 18.03.2022 tarihinde imar planlarına itiraz edilmiş, Plan İnceleme Değerlendirme Kurulunun ... tarihli, ...sayılı işlemi ile davacı Odanın itirazlarının reddine karar verilmiş, dava dışı 3. kişilerin bir takım itirazlarının kabulüne karar verilmiş ve bu karar doğrultusunda imar planı değişiklikleri Kültür ve Turizm Bakanlığının 11.11.2022 tarihli işlemi ile onaylanmış, anılan imar planı değişiklikleri 23.11.2022-23.12.2022 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı tarafından 18.01.2023 tarihinde 11.11.2022 tarihli Kültür ve Turizm Bakanlığı işlemi ile onaylanan itirazlara yönelik plan değişikleri ve dayanağı 16.02.2022 tarihli planların iptali istemiyle... İdare Mahkemesinde tüm etaplara yönelik dava açılmış,... İdare Mahkemesinin ...tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla 4 etaba yönelik ayrı ayrı dava açılması gerektiği gerekçesiyle dilekçenin reddine karar verilmesi üzerine her etap için ayrı dava açılmış, 2. etabın iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığının ...tarih ve... sayılı işlemiyle onaylanan imar planlarının ... İdare Mahkemesinin ...tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edilmesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, Danıştay Altıncı Dairesinin 11/01/2022 tarih ve E:2021/4699, K:2022/220 sayılı bozma kararına uyularak kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar Danıştay Altıncı Dairesinin 04/02/2025 tarihli, E:2022/6683, K:2025/371 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde 60 gün olduğu belirtilmiş; aynı maddenin dördüncü fıkrasında, "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne; 11. maddesinde ise, "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. (8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Altmış” ibaresi “Otuz” şeklinde değiştirilmiştir.) 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı yönünden inceleneceği; aynı maddenin altıncı fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı; 15. maddesinde ise süre aşımı bulunduğu tespit edilen davaların reddedileceği kurala bağlanmıştır.
Özel Kanun olan 3194 sayılı İmar Kanununun, "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde ise, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." düzenlemesi mevcuttur.
14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin, "Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi" başlıklı 33. maddesinin 4. fıkrasında; "Planlara itiraz, otuz günlük ilan süresi içinde idareye yapılır ve itirazlar idarece değerlendirilir. İdarenin karar merciince itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması halinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir." hükmü, 6. fıkrasında; "İlan ve askı süresinde yapılan itirazlar üzerine idarelerce, planlarda değişiklik yapılması halinde planın değişen kısımlarına ilişkin olarak yeniden ilan süreci başlatılır." hükmü, 7. fıkrasında; "Onaylanmış planlarda yapılacak revizyon, ilave ve değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "İmar planı revizyonu ve ilaveleri" başlıklı 25. maddesinde, imar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılabileceği hükmüne, "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 30 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği; imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise, davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden uyuşmazlık konusu alanda imar planlarının yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine 16.02.2022 tarihli davalı Bakanlık işlemi ile 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının onaylandığı, anılan planların 18.02.2022-20.03.2022 tarihleri arasında askı ilanına çıktığı ve davacı oda tarafından 18.03.2022 tarihinde imar planlarına itiraz edildiği, anılan itirazın Plan İnceleme Değerlendirme Kurulunun ...tarihli, ... sayılı işlemi ile reddedildiği, dava dışı 3. kişilere ait bir takım itirazların kabul edilmesi üzerine bu itirazlara yönelik davalı Bakanlığın 11.11.2022 tarihli işlemi ile imar planlarının onaylandığı ve bu imar planının değişiklik yapılan kısımlarının askıya çıkması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, öncelikle davanın konusunun net olarak ortaya konulması gerekmektedir. Şöyle ki uyuşmazlık konusu alandaki yargı kararlarının iptali üzerine 16.02.2022 tarihli Kültür ve Turizm Bakanlığı işlemi ile 1/5000 ölçekli nazım ve 4 etap halinde 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının onaylandığı ve davacı odanın anılan planlara yönelik itirazının reddedildiği, dava dışı 3. kişilere ait bir takım itirazların (... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar arasında, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın güneyinde yer alan tescil harici taşınmazın rekreasyon alanından günübirlik alan olarak düzenlenmesine yönelik) kabul edilerek 11.11.2022 tarihli davalı bakanlık işlemiyle anılan değişikliklerin imar planına işlendiği görülmektedir. Dava dilekçesinin incelenmesinden ise dilekçenin açıklamalar kısmında davacının itirazlarının; tescil harici taşınmazın rekreasyon alanından günübirlik alana dönüştürüldğüğü, konut alanlarının ihtiyacı olan sosyal donatıların ayrılmadığı, kıyıda yolların uygun planlanmadığı, günübirlik alanlardan halkın yararlanmasının engellendiği, 2. etapta yer alan turizm tesis alanlarının yapılaşma koşullarının E:0,30 olarak belirlenmesinin uygun olmadığına ilişkin olduğu, ancak davacıların iddialarının büyük kısmının 16.02.2022 tarihli plana ilişkin olduğu, zira itiraz konularının 16.02.2022 tarihli plan değişikliği ile gerçekleştirildiği, sadece tescil harici alanın rekreasyon alanından günübirlik alana dönüştürülmesine yönelik değişikliğin 11.11.2022 tarihli plan değişikliği ile gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda dava konusu işlemin günübirlik olarak belirlenen alan haricindeki kısımları yönünden incelenmesinden;
Uyuşmazlık konusu 16.02.2022 onay tarihli 2. etap imar planlarına karşı davacı tarafından, ilan süresi içerisinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında itirazda bulunulduğu, bu itirazın ilanın son günü olan 20.03.2022 gününü izleyen otuz gün içerisinde yanıtlanmayarak reddi üzerine, 60 günlük süre içerisinde en son 20.06.2022 tarihinde (dava açma süresi haftasonuna gelmesi sebebiyle) dava açılması gerekirken, bu sürenin geçirilmesinden sonra, dava açma süresini yeniden canlandırması mümkün olmayan itirazın reddine yönelik Kültür ve Turizm Bakanlığının 11.11.2022 tarihli işleminin tebliğ üzerine, 18.01.2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; davacının itirazının reddedildiği Kültür ve Turizm Bakanlığının 11.11.2022 tarihli işlemi ile bir kısım itirazların kabul edilerek, kabul edilen kısımlar yönünden değişiklik yapıldığı ve planın değişiklik yapılan kısımlar bakımından yeniden askıda ilan edildiği görülmekte ise de, davacının itirazlarına yönelik değişiklik yapılmadığı yapılan ilan işleminin davacının itiraz ettiği hususlar açısından yeniden dava açma süresini başlatmayacağı da açıktır.
Bu itibarla anılan kısım bakımından davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilmek suretiyle davanın reddi yolunda verilen kararda sonucu itibariyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davanın günübirlik alan olarak ayrılan alan bakımından incelenmesinden;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre; plan revizyonlarının, imar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulanmasının mümkün olmadığı durumlarda veya üst ölçekli plana uyumluluğun sağlanması için planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi olarak tanımlandığı, plan değişikliğinin ise imar planlarının, ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmadan teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak kamu yararı amacıyla değiştirilmesi olarak tanımlandığından, bu kapsamda yapılan değerlendirmede, 2018 tarihinde onaylanan planın tamamının iptaline karar verildiği bu nedenle onaylanan dava konusu imar planının ''plan değişikliği'' değil, ''plan revizyonu'' niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden,... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar arasında ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın güneyinde yer alan tescil harici alanın 11.11.2022 onay tarihli 2. Etap imar planlarında büyük bölümünün sahil şeridinin ikinci 50 metrelik kısmında yer aldığı ve sahil şerdi boyunca diğer taşınmazların birinci 50 metrelik kısmın rekreatif alan, ikinci elli metrelik bölümünün ise günübirlik alan olarak planlandığı ancak taşınmazın çevresinden farklı olarak 2018 tarihli planlarda park, oyun alanı ve otopark alanı olarak belirlendiği, anılan planın iptali üzerine onaylanan 06.02.2022 tarihli imar planlarında rekreasyon alanı, park ve oyun alanı olarak belirlendiği, otopark ve taşıt yolunun doğuya doğru kaydırıldığı, anılan plana askıda itirazlar sonucu onaylanan 11.11.2022 tarihli imar planlarında ise rekreasyon alan kullanım kararının kıyıda bulunan diğer taşınmazlar gibi günübirlik alan olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanda yapılan imar planlarına yönelik iptal kararı üzerine dava konusu imar planlarında kapsamlı bir değişikliğe gidildiği, söz konusu değişikliklerin parsel bazında olmayıp revizyon niteliğinde olduğu; bu nedenle kaldırılan park alanı için eşdeğer alan ayrılmasının gerekmediği öte yandan, uyuşmazlık konusu alanda Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin Farklı Nüfus Gruplarında Asgari ve Sosyal Teknik Altyapı Alanlarına İlişkin Standartlar ve Asgari Alan Büyükleri tablosunda belirlenen standardın üzerinde yeşil alan ayrıldığı (6,5 kat fazla) göz önünde bulundurulduğunda uyuşmazlık konusu taşınmazın günübirlik alan belirlenmesinin çevresindeki kullanım kararları ve mekansal ilişkiler bakımından birbirleriyle uyumlu olduğu görülmektedir.
Bu itibarla, anılan kısım bakımından davanın reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
1. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldılmasına ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davanın günübirlik alan kullanım kararı bakımından oybirliğiyle, diğer kısımları bakımından oyçokluğuyla yukarıda yer verilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2025 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X) :
2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; kararı hukuka uygun bulursa onayacağı, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararın gerekçesini değiştirerek onayabileceği, 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 50. maddesinin 3. fıkrasında; bölge idare mahkemesinin, Danıştayca verilen bozma kararına uymayarak kararında ısrar edebileceği belirtilmiş; 2575 sayılı Danıştay Kanununun 38. maddesinde ise, İdari Dava Daireleri Kurulunun idare mahkemelerinden verilen ısrar kararları ile idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda 06.02.2022 tarihli imar planlarına ilişkin kısım (günübirlik alan kullanımı dışında kalan planlama kararları ilişkin kısım) bakımından dava açma süresi geçirilerek açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın esası incelenmek suretiyle işlemin iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince kabul edilerek, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın süre yönünden reddine ilişkin kararın içeriği ve sonuçları itibarıyla esasa ilişkin karardan farklı olması nedeniyle bu gerekçe ile esasa ilişkin bir kararın onanması halinde karar veren Mahkemenin davanın süresinde olduğu gerekçesiyle ilk kararında ısrar etme imkanı ortadan kalkacağından yargılama yetkisinin usulüne uygun kullanımının sağlanması amacıyla 06.02.2022 tarihli imar planlarına ilişkin kısmının (günübirlik alan kullanımı dışında kalan planlama kararları ilişkin kısım) bozulmasına Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince bozulan kısım bakımından yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdari Dava Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince verilen kararın 06.02.2022 onay tarihli imar planları (günübirlik alan kullanımı dışında kalan planlama kararları ilişkin kısım) bakımından bozulması gerektiği oyuyla, kararın değişik gerekçe ile onanmasına ilişkin Dairemiz kararının anılan kısmına katılmıyorum.
İlgili maddeler
İYUK.com.tr, "Danıştay 6. Daire, E. 2025/3156, K. 2025/5206", erişim tarihi: 10.10.2026.